Tevhîd ve rubûbiyyet sırrı

Gazetemiz okurlarından Ayşe Rana Uyar, "Tevhid ve rubûbiyyet sırrı" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

10 Kasım 2018 Cumartesi 14:05
Tevhîd ve rubûbiyyet sırrı

Ayşe Rana Uyar

Bugün, öğretmenimiz uzaydan bahsetti. Uzayda milyarlarca gökcismi dolaşıyormuş. Bizim güneşimiz ve dünyamızın da içinde bulunduğu yere Samanyolu Galaksisi deniyormuş. Ve Kâinatta, bu galaksi gibi daha 100 milyar galaksi varmış. Ve her birinde milyarlarca gezegen birbiri içinden geçerek, birbirlerine çarpmadan, ses ve gürültü çıkarmadan gezinip duruyorlarmış. Ne muazzam bir şey !…

Akşam olunca, babam beni almak için okula arabayla geldi ve evimize doğru yola koyulduk. Fakat trafik o kadar sıkışmıştı ki, çok yavaş ilerleyebiliyorduk. Bu arada yol üstünde birçok kaza olmuş, arabalar birbirine girmiş, birçok kişi de yaralanmıştı. Arabaların korna sesleri, şoförlerin bağırışlarına karışıyor, sesler gürültüler kulaklarımızı tırmalıyordu. Oysaki bütün araçların bir şoförü vardı, trafik ışıkları, trafik polisleri vardı, buna rağmen hâlâ birçok kaza oluyordu.

Birden, aklıma öğretmenimizin anlattığı o büyük uzay geldi. Ve fark ettim ki; Şu uzay trafiğinde, bu arabalardan çok daha büyük ve hızlı, kocaman gezegenler vızır vızır dolaşıyorlar. Üstelik ne bir ses, ne bir gürültü ve ne de bir karışıklık onlarda gözükmüyordu. Peki, nasıl oluyor da, ne bir trafik lambası, ne bir trafik polisi gözükmeyen şu gökyüzünde, hiç trafik kazası olmuyordu?  Eğer bu işi, hiç aklı olmayan şu koskoca kütlelere verirsek, iş iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyordu. Oysa bu büyük işleri yapan, bu büyük kütleleri sanki bir sapan taşı gibi çeviren terbiye eden, bütün uzayı elinin içi gibi bilen, gören bir zat olsa, bütün bu işler nasıl da kolayca anlaşılıyordu. Aklımla yaptığım, bu güzel hayâlî seyahat sonunda, kat’iyyen anladım ve iknâ oldum ki; Böyle harika büyük işler, ancak böyle her şeye gücü yeten terbiye edici bir zat tarafından yapılabilir dedim ve eve döndüğümüzde, o gün öğrendiğim evrenin yeni bir sırrından dolayı, mutlu bir şekilde rahatça yatağıma uzandım, uyudum.

Sonraları mahallemizdeki masalcı Hızır dedeye bu hatıramı anlattığımda: “Sen, Allah’ın Tevhidini; yani ancak bir tek olması ile Rububiyyetini; yani her şeyi terbiye etmesini aklen keşfetmişsin evlat, maşâallah” demişti.

Haber Tarihi: 10 Kasım 2018 Cumartesi 14:05

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    20 Kasım 2018