TBMM Eski Başkanı Çiçek, yakın çalışma arkadaşı Turgut Özal'ı anlattı

Eski TBMM Başkanı ve Anavatan Partisi kurucularından Çiçek, Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı, "Sivil, dindar ve demokrat cumhurbaşkanı" kavramlarının ifade edebileceğini belirtti.

16 Nisan 2018 Pazartesi 17:33
TBMM Eski Başkanı Çiçek, yakın çalışma arkadaşı Turgut Özal'ı anlattı

Eski TBMM Başkanı ve Anavatan Partisi  kurucularından Cemil Çiçek, vefatının 25. yılında eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı, anlattı. Özal'ın vefatının üzerinden çeyrek asır geçtiğini belirten Çiçek,  "Özal, yakın siyasi tarihimizin çok önemli devlet ve siyaset adamlarından  birisidir. Çok renkli de bir kişiliği vardır. Bugün sahip olduğumuz medeni  imkanların altyapısı onun zamanında hazırlanmıştır." dedi.

 Bugünün gençlerinin çok bilmediğini belirttiği 1980 öncesine değinen  Çiçek, Türkiye'nin o döneminin hem ekonomik hem de siyasi açıdan bir "kaos  dönemi" olduğuna işaret etti. Bugün pek çok ürünle birlikte sunulan "promosyon"ların bile o dönem  vesikayla temin edilebildiğini hatırlatan Çiçek, şöyle devam etti: "İşte o dönemde hem Başbakanlık Müsteşarı hem Devlet Planlama  Teşkilatı Müsteşarı olarak Türk kamuoyunun yakından tanıdığı bir kişilik olarak  bilindi. Ondan evvel planlama müsteşarlığı var ama esas bana göre, '24 Ocak  Kararları' dediğimiz Türkiye'yi yokluklardan kurtarma yolunda atılmış önemli bir  programın teknokrat olarak mimarıdır. Ondan sonra Türkiye bir 12 Eylül darbesini  yaşadı. 83 yılı başına kadar sıkıyönetim var, askeri idare var ama dışardan da  tazyikler var ki 'demokrasiye geçin.' diye. Türkiye'nin AB Konseyi üyeliği askıya  alınmış, birçok sorunlar var dışarıda içerde. Böyle bir ortamda Konsey, siyasi  partilerin kurulmasına karar vereceğini söyleyince rahmetli Özal başbakan  yardımcılığından ayrılıp Amerika'ya gitmişti. 83'ün Nisan ayında geldi  Türkiye'ye, havalimanında 'Eğer konsey izin verirse bir parti kuracağım.' dedi.  Çünkü o zaman partilerin kurulması, parti yöneticileri, milletvekilleri aday  listesi hepsine Konsey karar veriyordu, değilse veto ediyordu."

 Turgut Özal'ın Kenan Evren ile görüştükten sonra parti kurma  çalışmalarına giriştiğini aktaran Çiçek, kendisinin o dönem Yozgat'ta avukatlık  yaptığını belirtti. Ankara'daki bir arkadaşıyla yeni dönemde siyasi faaliyetlerde bulunmak  için çabaları olduğunu anlatan Çiçek, "Biz kendisinden randevu istedik, sonradan  Sağlık Bakanı olan arkadaşım Halil Şıvgın Bey'le... İstanbul'da, hatıratlarda  çokça geçen Sadıklar Apartmanı'nda bir cumartesi günü 1 saatlik görüşmemiz var."  dedi. O görüşmeden sonra 20 Mayıs 1983'te Anavatan Partisinin (ANAP)  kurulduğunu, kendilerinin de partinin kurucuları arasında yer aldığını hatırlatan  Çiçek, daha sonra da ilişkilerinin siyaseten devam ettiğini söyledi.

  'TURGUT AĞABEY' DERDİK

  "Bir parti mensubu olarak değil de biz kendisini abi-kardeş ilişkisi  içinde hep değerlendirdik." diyen Cemil Çiçek, "Resmi sıfat olarak, 'Sayın genel  başkanım', 'Sayın başbakanım...' ama ikili ilişkilerde 'Turgut Ağabey' diye hitap  ederdik. Böylesine yakın bir ilişkimiz oldu." ifadesini kullandı. Çiçek, 1983'te 37 kişi ile ANAP'ın kurulduğunu, kendisinin de  aralarında bulunduğu 7 kişinin ise Konsey tarafından veto edildiğini bildirdi. Veto edildikleri için milletvekili olamadıklarını, bu nedenle de  kendisinin o dönem Yozgat'a belediye başkanı olduğunu söyleyen Cemil Çiçek,  1987'de yasakların kalkmasıyla Özal'ın erken seçim kararı verdiğini, kendisine de  "İstifa et, gel" dediğini anlattı.

   Çiçek, 1987 yılının 29 Kasım'ında yapılan seçimlerde Yozgat  milletvekili seçilirken, Özal'ın kurduğu 46. Hükümette de Devlet Bakanı olarak  görev aldığını anımsattı. Turgut Özal'ın vefatına kadar siyasi hukuklarının sürdüğünü belirten  Çiçek, "Benim siyasi hayatımda babamdan sonra en fazla hakkı olan insan rahmetli  Turgut Bey'dir. Ben birçok şeyi ondan öğrendim, Allah razı olsun." dedi.

 DÖRT TABANI BİRLEŞTİRME FİKRİ!

  Kendilerinin soğuk savaş dönemi şartlarında üniversitede öğrenim  gördüğünü ifade eden Cemil Çiçek, o dönemde Türkiye'nin farklı farklı  kamplaşmalar yaşadığını ve bundan bir türlü kurtulamadığını belirtti.

  Çiçek, şunları söyledi:  "İşte ben rahmetli Özal'ı tanıdıktan sonra 83'ten sonra dedim ki 'Ben  siyasette yumruk sıkmayı değil, el sıkmayı Özal'dan öğrendim.' Siyaset surat  asmak değil, birine hakaret etmek değil. Tam tersi birlikte iş yapabilmek için  birbirinizin elini sıkacak kadar ilişlerimizin normal bir zeminde sürdürülmesi  gerekiyor. Onun için Özal'ın 'Dört tabanı birleştirmek' fikri o zaman çıkıyor.  Türkiye 80 öncesi öylesine bölünmüştü ki rahmetli Özal dedi ki 'Kavga etmeniz  için sebep yok, Türkiye'nin sorunları belli aklınızda ne varsa, çantanızda ne  varsa bunları ortaya koyalım ve Türkiye'nin sorunlarını çözelim.' Onun içindir ki  83'te parti kurulduğu zaman bugünün şartlarında bile anlaşılması zor, çok güzel  bir kompozisyon ortaya konuldu. 80 öncesi şartları düşünürsek normalde birbiriyle  konuşmaması gereken, el sıkmaması gereken insanlarla, dünya görüşleri bir  birbirinden farklı olan insanlar Anavatan Partisinin programı etrafında güçlerini  birleştirdiler, enerjilerini birleştirdiler ve rahmetli Özal'ın liderliğinde  Türkiye önemli bir dönem yaşadı."  

Çiçek, birçok tabuyu yıkan Özal'ın sivil bir anlayışla, üretmeyi,  ihracat yapmayı, mal satmayı, turizmden para kazanmayı Türkiye'ye öğrettiğini  anlattı. Turizmdeki yatırımlar nedeniyle özellikle muhafazakar kesimden o  dönem, "5 yıldızlı otel değil, 5 boynuzlu otel yaptı" şeklinde eleştiriler  aldıklarını belirten Çiçek, bir başka ön yargı ve sömürü alanı olarak görülen  yabancı sermayeyi de ülkeye çektiklerini aktardı. "O dönem gurbetçilerin cebinde 3-5 Alman markı bulunsa döviz  kaçakçılığından canı çıkardı." diyen Çiçek, Özal döneminde ilk defa Türk  parasıyla ilgili karışık mevzuatın tamamen kaldırıldığını ve Türkiye'nin ekonomik  olarak önünün açıldığını ifade etti.

 Simdi binlerce konut yapan TOKİ'nin o zamanlar kurulduğunu, ayrıca  yatırımları hızlandırmak için "Kamu Ortaklığı Fonu"nun hayata geçirildiğini  anlatan Cemil Çiçek, "Özal, madde madde gidecek olsak günler sürecek çok önemli  değişimleri ve dönüşümleri yaptı ve sonraki gelen hükümetlere de cesaret verdi."  dedi. Toplumun geçmişte yaşananları çabuk unuttuğunu dile getiren Çiçek,  değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:  "Dolayısıyla biz 90'lı yılları büyük ölçüde kaybettik. Arka arkaya  ekonomik krizler, kitapçık fırlatmalardan tutun da günlerce hükümetin  toplanamadığı bir siyasi kaosun içine girmiştik. Çok şükür bunların bir kısımını  geride bıraktık ama o yaşananlardan ders çıkarmak lazım. Netice itibarıyla Özal,  yakın siyasi tarihimizin en önemli aktörlerinden birisidir. Kendi hesabıma şunu  söylerim, Özal'ın yaptığı çok doğru işler vardı, yanlış, eksik işler de oldu.  Yaptığı yanlışlar bile kendi hesabıma bugün birçok 'doğru yaptık.' diyenlerin  doğrusundan daha fazla bana öğretici oldu."

KİŞİSEL ÖZELLİKLERİ

   Eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, merhum Turgut Özal'ın kişisel  özelliklerini de anlattı.  Özal ile çok yakın ilişki kurabildiklerini, çok rahat sohbet  edebildiklerini ifade eden Çiçek, Özal'ın, son derece demokrat bir insan olduğunu  vurguladı. Çiçek, şunları kaydetti: "Mesela bir toplantıda o farklı bir şey söylemiştir, ben farklı bir  şey. Sonra bir karar verilir. Gece 2'de 3'te birkaç defa beni arayıp 'Ben  düşündüm, senin bugün söylediğin daha doğruydu.' deyip kararını değiştirdiğini  bilirim. Bu siyasette çok nadir bir şeydir. Bir genel başkan bir şey söyledi mi o  kanundur artık ama kendisinin böyle bir özelliği vardı. Demokratik bir üslubu  vardı, bu önemlidir. Onun için de ANAP döneminde çok insan yetişmiştir. Yetki de  vermiştir, sorumluluk da vermiştir ama işlerine de fazla karışmamıştır. Kararlar  alırken de tartışmaya imkan vermiştir. Bunları yaptığı sürece Anavatan Partisi  başarılı oldu ama sonradan bu noktalarda biraz iş iyi gitmedi, yanlışlıklar oldu.  Özellikle 89'dan itibaren Türkiye, Anavatan Partisinde yanlışları yaşadı. Türkiye  de sıkıntıya girdi parti de sıkıntıya girdi. Bu ülkede bir kısım işler doğru  yapılacaksa, neleri doğru yapıyoruz, neleri yanlış yaparız, bunun için Anavatan  Partisi dönemini siyaset bilimcilerin ve siyasetçilerin iyi incelemesi lazım."

  Özal'ın hayatının ve ANAP döneminin önemli bir tecrübe birikimi  olduğuna işaret eden Çiçek, Özal'ın ayrıca Çankaya Köşkü'nü de halka açan ilk  Cumhurbaşkanı olduğunu söyledi.   Cemil Çiçek, "Cenazesinde bir ifade vardı, bence Özal'ı özetleyen  odur: 'Sivil, dindar ve demokrat cumhurbaşkanı.' Özal'ı tanımlayın derseniz işte  bu üç kavram Özal'ı ifade eder." diye konuştu.  Özal'ın "fikir, inanç ve teşebbüs özgürlüğünü" kimse farketmeden  toplumda gerçekleştirdiğini ifade eden Çiçek, o dönemde ceza kanununda yer alan  141, 142 ve 163'üncü maddelerin kaldırılmasının toplum için taze oksijen olduğunu  söyledi.  Cemil Çiçek, "Eskiden Türkiye'nin gittiği stabilize bir yol vardı. Çığ  düşmüş, kaya düşmüş, yol kapanmıştı. Ne ileriye gidebiliyoruz, ne geri. İşte Özal  o kayaları, toprağı kaldırıp heyelanı bir tarafa iterek yolu açtı ve Türkiye  bugün çok şükür bu noktalara geldi." dedi.

Haber Tarihi: 16 Nisan 2018 Pazartesi 17:33

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü