Suudi Arabistan, Filistinli hacılardan İsrail vatandaşlığı istiyor

Suudi Arabistan, Filistinlilerin geçici Ürdün pasaportuyla hac yapmalarını yasakladı. Algerie-Direct’in yorumuna göre bu karar; şayet hacca gitmek istiyorlarsa Filistinli vatandaşların, kendi topraklarında özgürlük arayışını tamamen terk etmelerini ve İsrail yurttaşlığını kabul etmelerini zorunlu kılıyor.

13 Ekim 2018 Cumartesi 16:26
Suudi Arabistan, Filistinli hacılardan İsrail vatandaşlığı istiyor

 yeniakit.com.tr  Ömer E. Keçeci  Suudi Arabistan bundan böyle Filistinlilerin geçici Ürdün pasaportuyla Hac yapmalarını yasakladığını duyurdu. 600.000’i aşkın Filistinliyi etkileyecek bu karar, muhtelif Arap ve Kuzey Afrika medya organlarında Suudi Arabistan’ın, Amerika’nın isteğine uyarak İsrail’in işgalini hukuki zemine oturtup kolaylaştırmaya çalışmasına yoruldu. Bir Cezayir haber sitesi olan Algerie-Direct’in yorumuna göre ise bu karar; şayet Hacca gitmek istiyorlarsa Filistinli vatandaşların, kendi topraklarında özgürlük arayışını tamamen terk etmelerini ve İsrail yurttaşlığını kabul etmelerini zorunlu kılıyor.

Hac Kararının Ardındaki Maksat Doğu Kudüs’ü İsrail’e Teslim mi Etmek?

Mesele üzerine yetkili yerlerden soruşturmaya ayrıntılı bir yayın yapan Middle East Eye’nin (MEE) analizinde dikkat çekici birtakım bilgiler görüldü.

Buna göre, Doğu Kudüs’te turizm şirketi sahibi Abu Haled al-Jimwazi, Suudi yetkililer tarafından bilgilendirildiklerine göre bundan böyle üzerinde milli kimlik numarası bulunmayan pasaportların reddedileceğini öğrendiklerini belirtti.

Bu durumda Doğu Kudüs’te ikamet eden Filistinlilerin Filistin Otoritesi (PA) pasaportlarına başvurması gerektiği bunun da 240 şekel (65 dolar) tutacağı kaydediliyor. Jimwazi’ye göre Kudüs’te ikamet eden Filistinlilerin asıl korkusu ise, bu pasaporta başvurmaları halinde yasal statülerini kaybetmek ve Kudüs’teki meskenlerinin tehlikeye düşmesi...

MEE’nin haberindeki asıl çarpıcı kısımlar ise makalenin devamında gözüktü. Buna göre 1967’de İsrail Doğu Kudüs’ü işgal ettiğinden beri işgal altındaki Filistinliler İsrail hukuku altında hayatlarını idame ettirmektedirler. Doğu Kudüs’teki Filistinliler için Filistin Otoritesi tarafından verilecek pasaportlarda ise milli kimlik numarası bulunup bulunmayacağı belirsizliğini korumaktadır. Şayet verilirse, bu durumda İsrail İçişleri Bakanlığına, Kudüs’teki ikamet haklarını kaldırma ve 1952 tarihli “İsrail’e Giriş” yasasına göre Filistinlileri “yabancı milletler” statüsü ile Doğu Kudüs’ten def etmek hakkı da verilmiş olacaktır... Kısacası MEE’nin haberinde verilen detaylardan anlaşıldığına göre Suudi Arabistan, mevcut hukuki durumu İsrail’in lehine ve Filistinlilerin aleyhine işletecek bir adım atmış gözükmektedir.

Bununla birlikte haberde, ismi verilmeyen ve Filistin kabinesi için çalışan bir yetkilinin Filistin Otoritesi tarafından Doğu Kudüs’tekiler için böyle bir pasaport verileceği düşüncesinin reddedildiği de tebarüz ettirilmektedir.

Suudi Arabistan Filistin Topraklarını İsrail’e Temin Etmeye Çalışıyor

MEE’nin haberinin sonlarında ise, bazı Filistin ve Arap medyasının, Trump’ın, İsrail’in Arap ülkeleriyle yaptığı savaşlar neticesi def ettiği Filistinli göçmenlerin geri dönme haklarını ortadan kaldırma politikası için Suud desteği aradığını hatırlatarak mevzuyu bununla ilişkilendirdikleri kaydedildi.

Bir Cezayir haber sitesi olan Algerie-Direct’in yorumuna göre ise bu karar; şayet Hacca gitmek istiyorlarsa Filistinli vatandaşların, kendi topraklarında özgürlük arayışını tamamen terk etmelerini ve İsrail yurttaşlığını kabul etmelerini zorunlu kılıyor.

Cezayirli haber sitesi ayrıca, “Bin Selman’ın krallığı ve Vehhabilerle İsrail arası dostluğun bundan böyle herkese açık surette yürüyeceğinin düşünüldüğü” yorumunda da bulundu. Keza haberi okuyan bazı Cezayirlilerin, “Suudi Arabistan’da bir devrim yapılması ve Siyonist pis kokulu ailenin değiştirilmesi gerektiği” gibi düşünceler serdettikleri görüldü.

Daha Ağustos ayı sonunda Suud’un Evkaf Bakanı Abdullatif al-Sheikh’in twitter hesabından, Müslümanların Hacca gitmesine izin veriyor diye İsrail’i övdüğü ve buna mukabil isim zikretmeden Katar’ı tenkit ettiği açıklamaları görülmüştü. Suudi Arabistanlı bakanın açıklamaları derhal, İsrail’in Dışişleri Bakanlığı Arapça twitter hesabı tarafından da paylaşılmış, Suud-İsrail el ele propagandaya girişmişti.

Haber Tarihi: 13 Ekim 2018 Cumartesi 16:26

YORUM YAZ

  • AzizAziz8 gün önce
    SUUDi ARABiSTAN fiilen bir yahudi hegemonyasindadir. ORASIDARÜLHARPTIR.Müslüman ülkelerin müdahale ederek en azindan Mekke ve Medine`de her müslüman ülkeden bir bakan bulundurmak suretiyle özerk bir yönetim kurmasi ELZEMDiR. Aksi taktirde HAC ve UMRE sorgulanir.
  • hacihaci8 gün önce
    Niye millet ömrün emegi emekli parasini dolar yapip yillarca bekleyip hacta umrede suudiye yedirirken bunlar boy boy reklam edilirken suudi cadirinda bedava umreler yapılırken suudiden dolar akarken iyiydi. Hac kaza denilip yuzlerce haci ölürken takdiri ilâhi denilirken iyiydi. Yemende çocuklar bombalanirken nerdeydi bizim mücahitler
  • MesutMesut8 gün önce
    Artık haremeynin siyonist arabların elinden alma vakti geldi.
  • uyan tcuyan tc8 gün önce
    zaten kırallık yahudileşti müslümanlıkla ilgileri yok bu şerefsiz ....... arapların
  • karabayikarabayi8 gün önce
    saudi arabistan denilen domuzlari israil cooktan kendi komutasi altina aldi saudi arabistandaki büyük domuzlar israilin adamlari yani yönetenler israilerdir .
  • nadim hatipoğlunadim hatipoğlu8 gün önce
    bizim buralarda bir laf vardır itin ölümü yaklaştımı mescidin duvarına pislemiş.

Günün Karikatürü

21 Ekim 2018