• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Siyasetin merkezinde, millet ve inanç değerlerinin sevgisi olmalı

Ali Lale, ‘Siyasetin merkezinde, millet ve inanç değerlerinin sevgisi olmalı’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Yeniakit Publisher
2020-02-14 12:22:00 -
Siyasetin merkezinde, millet ve inanç değerlerinin sevgisi olmalı

Bir ülkenin her alanda gelişmesi ve güçlenmesi için, o ülkenin insanlarının vazgeçilmez değer yargılarına sahip olabilecek bir eğitim ve kültürden geçmeleri lazımdır. Bugün; İsrail devleti bir avuç insanıyla dünyaya meydan okuyorsa bunun başlangıcından bir sırrı olmalı, bugün ABD dünyanın patronluğunu üstlenmişse bunun bir öznesi olmalıdır.

Bu özne ve sır; devletini, milletini ve değer yargılarını paradan ve makamlardan daha çok sevmelerindendir.

Bugün İsrail devletinin bu kadar güçlenmesi nedendir? Kendi inancına ve devletine her şeyden çok bağlı olmalarındandır. Bu bir gerçektir. Sevmeyebilirsin ama ben burada bir gerçeği vurgulamak istiyorum; bunun için de, bu çağda gelişen devletlerin sırrını açıklamak istiyorum.

Bugün sözde Müslüman ülkelere baktığımızda; inanç değerlerine bağlılık son sıralarda yer almaktadır. Peki Yüce Allah demiyor mu “Allah indinde din İslam dinidir.” Peki Müslümanlar neden inanç değerlerine sırt çevirmişler? Çünkü Müslümanlar, nefse ve şeytana uyarak makam ve mala tapmaya başladılar. Bu da onların aşağı bir dereceye düşmesine neden oldu.

İnancına bağlılığı zayıf olan bireylerin oluşturduğu toplumların, devletine olan sevgisi de menfaatine göredir.

Bugün Müslüman ülkelerin siyasi arenasına baktığımızda; havada uçuşan sözler ve yorumlarından kişisel ve gurupsal menfaatler her şeyin önünde olduğunu görmekteyiz. Yanlış olsa da kendi taraftarını savunan bir mahalle takımı gibi hareket edilmektedir. Milli menfaatler yerine kişisel menfaatler ağır basmaktadır. Bu gibi toplumlarda gelişme çok zor olmaktadır. Çünkü havada uçuşan haber ve yorumlara baktığımızda milli ve değer yargıları doğrultusunda değil de; kişisel menfaatler ağır basmaktadır. Bu yüzden ülkenin gelişmesi için yapılacak işlerde iş birliği yerine onu engellemeye çalışır faaliyetler ön plandadır. Böyle bir siyasi tabloyla örnek olarak fizikte ters kuvvetlerin bileşkesi kadar bir kuvvet ortaya çıkar. Bu da ya bazen sıfır olur ya da birin üstü olur. Bundan dolayıdır ki, yapılacak çalışmalarla on adım ilerlemek gerekirken açık birleşik kuvvet bir adıma düşmektedir. Bu da gösteriyor ki hâlâ emperyalistlerin gölgesinin üzerimizde dolandığının bir göstergesidir.

Bugün Mısır, kendi milli ve değer yargıları doğrultusunda hareket etmiş olsaydı, binlerce silahsız masum vatandaşını öldüremeyecekti. Bu ne milli menfaatler içindir ve ne de inancının gereğidir. Ancak koltuğa oturmak için ruhunu ve aklını kendi cellâdına teslim etmesidir. Bundan sonra onun verdiği emir doğrultusunda hareket edeceğinin bir göstergesidir.

Milli menfaatler ve inanç değerleri ön plandan tutmayan birçok İslam toplumların durumu Mısır ülkesinin durumuna adaydır. Yani Allah’a tapmayanlar; o boşluğa başka varlığa taparak inanç ihtiyacını gidermeye çalışacaklardır. Yüce Allah boşuna cehennem ve cenneti yaratmamıştır. Toplum olarak biz de tüm davranış ve eylemlerimizle, ya hürriyetimize sahip çıkarak; bağımsız, özgür ve güçlü bir ülke olmaya aday olacağız, ya da Mısır gibi özgürlüğünü yitirmiş, kendisini keferenin kucağına atmış köle olmaya aday olacağız. Yol haritasıyla bu millet inşallah özgürlüğe, bağımsızlığa ve güçlü olmaya aday olacaktır. Bu düşüncede olmayanlar lütfen kenara geçin. Bu millet, Prens Sabahattinlerden çok çekmiştir. Bu milleti yormayın. Bu millet çok badirelerden bedeller vererek geçmiştir. Bu millete bir daha bedeller ödetmeyin, buna hakkınız da yoktur.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23