• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'Pandemi sonrası hükümetler'

Gazetemiz okurlarından Süleyman Alp, "'Pandemi sonrası hükümetler" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Yeniakit Publisher
2020-09-16 10:39:00 -
'Pandemi sonrası hükümetler'

Son yüzyılın en büyük salgın hastalığını yaşıyoruz. Küresel çapta böyle bir salgın hiç görülmediği gibi, bugünkü teknolojimize rağmen hiç bu kadar çaresiz kalmamıştık. Ortaçağda veba, humma gibi hastalıklar sebebiyle Avrupa nüfusunun üçte biri kırılmıştı ve o zamanlar şimdiki sözde medeni Avrupa’da kadınlar cadı adıyla diri diri yakılıyordu.

Geçmişi ve nesillere aktaracak gerçek tarihi olmayanlar, uyduruk kahramanlarla tarih yazmaya çalışırken biz destanlara adımızı yazdırmıştık. Süpermen, Örümcek Adam, Demir Adamları, iyi kalpli ama sonuçta adi bir hırsız olan Robin Hood veya Sırpların vampir adamları uyduruk tarihe çoktan girdi bile. Elbette ki biz de geçmişte yaşamayıp, tarihimize de vefa duygusu ile ne yapacağımızı iyi analiz etmeliyiz. Unutmayalım ki, şimdi yaptığınız iyi veya kötü bir adım, sizden sonraki yedi nesli etkileyecek bir dalga oluşturuyor. Tıbbi adı ile pandemi dönemi dünyayı çok ciddi bir ekonomik çıkmaza sürükledi. Bu ekonomik sorunlar sadece bireyleri değil devletleri de çok etkiledi.

Turizm ve sanayinin, iç ticaret ve küçük esnafın dahi işlerinin durma noktasına gelmesi vergi gelirlerinin azalmasına ve devlet eliyle yapılan bazı ticaret kalemlerinin de artık eskisi gibi gelir getirmemesi sonucunu doğurdu. Örneğin petrol gibi devlet ve özel sektör ortaklığı ile yapılan satışlar neredeyse beşte bire düştü. Ancak devletlerin giderleri azalmadı. Memur maaşları, kredi ve faiz ödemeleri, zorunlu silah, sağlık, eğitim ve güvenlik giderleri devlet kasalarını zora sokmaya başladı. Birçok devlet alternatif gelir kaynakları aramaya, swap anlaşmaları ile ödemeleri atlatmaya, karşılıklı borç alma veya Dünya Bankasından borç alma arayışları içine girdi. Ancak şu dönemde analiz edilmesi gereken olgulardan biri de insan davranışları ve onların devletlere bakış açıları. Salgın döneminde halkın devlete ve hükümetlere tam bir güveni olur.

Parti ayrımı olmaksızın herkes yöneticilere kayıtsız şartsız uyma ihtiyacı hisseder. Bunun sebebi çaresizlik, ölüm ve hastalık korkusu ve söylenenlerin yapılması ile durumun düzeleceğine dair inanç. Bu dönemde hükümetler ve sosyal medya tarafından verilen “evde kal, otur, hareket etme, maske tak, itaat et” gibi toplumsal emirler insanları çok etkiledi ve toplumların psikolojileri bozuldu. Teknoloji toplumunun zaten bir asosyal yaşam sorunu vardı ve bu dönem buna tuz biber ekti. Hükümetler bu dönemde toplumun her kesiminden kayıtsız şartsız itaat görse de bundan sonraki adım çok farklı olacak. %10 gibi alternatif itaatsizleri göz önüne almazsak, hükümetler genel olarak bu dönemden çok memnun. Ancak salgın sonrası ekonomiler insanları ve hükümetleri alaşağı yapacak gibi görünüyor. Salgın sonrasında birkaç ülkede ciddi hükümet değişikliklerini ve alternatif yönetimleri beklemek gerek. Ayrıca halk hareketlenmeleri ve devletlerin herhangi bir bahane ile birbirine girmelerini göreceğiz. Bireyler ekonomik sorunlarının faturasını hükümetlere kesecek ve salgın sonrasında dönemin iyi yönetilmediği düşüncesi artacak. Devletler de iç sorunlarını örtbas etmek için milliyetçilik kavramlarını daha ön plana çıkaracak ve belki de savaş çıkararak durgun ekonomilerinin faturasını başkalarına kesmek, ekonomik durgunluğu savaş naraları ile unutturmak isteyecekler. Yunanistan’ın Akdeniz’de doğal gaz kaynaklarına çökme hedefi, adaları silahlandırma ve kendi ülkesinde savaş ve Türkiye aleyhtarı faaliyetlere başlamış olması da bunun bir göstergesi. Yunanistan’da bir Türk nefreti varken, bizde aksine herhangi bir Yunan nefreti yok.

Ancak salgın döneminde başarısız hükümetler bu olguyu körükleyerek durumu kurtarmaya çalışmakta. Türkiye için de pandemi sonrasına Ak Parti’nin hazırlıklı olmasını tavsiye ederim. Çünkü ciddi ekonomik problemler, bölünmeler, bazı sağ kesimin artık memnuniyetsiz oluşu Ak Parti’yi ciddi zora sokacak. Gerçi bugünlerde kendi iç sorunlarıyla boğuşan ve kim daha çok Atatürkçü diye kavgaya tutuşan CHP alternatif siyaset üretemese de sabit kitlesi ve sol cihet oyları ile oy potansiyelini arttırabilir. Bakış açıları, fikirler, inançlar ve ekonomiler eskisi gibi olmayacak. Hükümetlere pandeminin çaresiz dönemlerinde duyulan koşulsuz güven, pandemi sonrası yıkılacak ve ciddi bir güvensizliğe dönüşecek. Bu kritik geçiş dönemleri de her zaman derin güçlerin ve plancıların ekmeğine yağ sürer. Küreselcilerden tutun da Masonik faaliyetlere, Evengelistlerden tutun da birçok gizli loca örgütüne kadar herkes başka ülkeler ve topluluklar üzerine gizli planlar yapıyor. Bu geçiş dönemlerinde daha dikkatli olmamız ve sağlam sağlıklı kararlar almamız gerekiyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı