‘Nereden başlamalıyız’ sorusunu sormayacak mıyız?

Gazetemiz okurlarından Mehmet Çavul, "Nereden başlamalıyız’ sorusunu sormayacak mıyız?" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

20 Kasım 2018 Salı 14:41
‘Nereden başlamalıyız’ sorusunu sormayacak mıyız?

Mehmet Çavul

Geleceği kurgulayan oligarşi, konuşurken, “kripto para, nano robotlar, yapay zeka, artırılmış gerçeklik, nesnelerin interneti, homo deus, big data, biyometrik çip, trans homan, plutokrasi, siborglar…” gibi birçok kelime kullanıyor. Ve fakat biz bunların ne olduğunu ve ne söylemek istediklerini anlamıyoruz. Bu yazıda bunu anlamaya çalışacağız.

Egemenler geleceğin dünyasında 8-10 milyar insanı görmek istemiyor. Ya da Dünyamızın bu kadar insan tarafından değil de sadece kendileri tarafından yaşanan bir yer olmasını arzuluyor. Çünkü süper zeki siborglar (yapay zekaya sahip, yarı insan yarı robot varlıklar) onların istediği tüm işleri yapabilecek. Ve bu teknoloji en geç 30 yıl içinde üretilebilecek. Üretilen robot işçiler yüzünden 2045’lerde Dünya nüfusunun yarısının işsiz yani aç kalacağı tahmin ediliyor. Eğitimin fabrika tipi sınıflardan sanal ortama taşınması çok yakın. Hele sağlık sektörünün geleceği daha ilginç, zira big dataya sahip bilgisayarlardan şu anda bile 15 dakika içinde insana ait sağlık taramasını 40 sayfalık bir rapor biçiminde ve %98’lik doğruluk oranıyla alabilmek mümkün. 23andMe şirketine 99$ karşılığında bir tüp içinde tükürüğünüzden bir katre gönderiyorsunuz ve sizin DNA incelemeniz sonucunda yatkın olduğunuz doksandan fazla hastalık yüzdelik oranlarıyla size sunuluyor. Time ve News Week Dergileri insanlığın büyük bir dijital devrimin arefesinde olduğunu müjdeliyor! Personelsiz bankalar, kasiyersiz marketler, memursuz devlet işleri vb. sosyolojik manzaralar uzak görünmüyor. Bu yeni dünyanın tasarım üssü Çin. ABD, Çin’i yapay zekanın üretim ve uygulama atölyesi gibi kullanıyor. Çin’e 170 milyar $’dan fazla yatırım yapılmış durumda. Bu teknolojilerin üretim merkezi her ne kadar Kaliforniya/San Francisco’daki Silikon Vadisi olsa da üretim atölyesi ve uygulama laboratuvarı Çin. Elon Musk, Google, Apple gibi finans devleri, tüm güçleriyle blok zinciri (block-chain) oluşturup tüm dünyayı maksimal düzeyde globalleştirme peşindeler. Yaptıkları şoförsüz arabalar, mürettebatsız gemiler, insansız akıllı fabrikalar aracılığıyla tüm gezegendeki hayatı belirliyorlar. Çin’deki Uygur bölgesi halkı adeta bu yeni dünyanın kobayları. Kasabalara takılan kamera sistemleri ile insanların her şeyini büyük bilgisayara kaydedip değerlendirmeye alıyorlar. Sosyal skor dedikleri puanlarla o insanları değerlendiriyorlar. Egemenler, çocuk sahibi olmaktan, kullanacağımız paranın (kripto para) miktarına kadar her şeyimizi kendileri belirlemek istiyor. Yönetilebilen bir Dünya arzuluyorlar. “Modern Medeniyet” dedikleri şeyin, son 350 yılda insanlığı getirip bıraktığı yer, Dünya nüfusunun yarısından fazlasına dünya cehenneminden başka bir şey değil. Tüm bunlar, Modern Çağ’ın sonuna geldiğimizi ama onun yerine ikame edilenin (belki Postmodern Çağ) insanın başına daha büyük belalar açacağının ön sinyalleri. Gerçekten insanlık teknoloji karşısında hiçbir zaman bu kadar çaresiz kalmamıştı. İnsanlığın geleceğini belirleme, insana hükmedebilme belki de insan neslini yok edebilme yeteneğine sahip bir süreci hızla gerçekleştiriyor siber mühendislik. Burada anlatılanların, teknolojik felaketlerden başka ciddi ekolojik sorunları doğurduğunu da unutmamalıyız. 1700’lü yıllara kadar, Anadolu’nun tamamen kara çam ormanlarıyla kaplı oluşuna karşın şimdi gelinen noktayı göz önüne getirmek felaketin çevreyle ilgili boyutunu bize yeterince izah etmektedir. Buzulların erimesinden, sera gazlarına, asit yağmurlarından küresel ısınmaya kadar onlarca ekolojik problem kapıda bekliyor. Betonlaşmayı şehirleşme, tabiatı tüketmeyi üretim, ekonomik büyümeyi gelişme olarak bize dayatan paradigma, artık sorgulanmalıdır. Rum Suresi 41. ayetin bahsettiği; “İnsanların kendi yaptıkları şeyler yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu…” ifadesi de aynı probleme işaret etmektedir.

Tüm bu olumsuz resme karşın Müslüman Dünya ne yapıyor? Bir birini yemekle meşgul desek gıybet etmiş olur muyuz? Yeryüzünde nesli (insanı) ve ekini (tabiatı) bozan barbarlığa nasıl bir alternatif öneriyor? Ashabı Kehf’in uykusundan fazla uyuyan Ümmet ne zaman uyanmayı düşünüyor? Modern Batı Medeniyeti’ne cevap üretemeyen bizler, bu postmodern sapkınlık karşısında ne yapmayı planlıyoruz? Bin yıldır bir hale yola sokamadığımız şefaat, kabir azabı, nesh meselesi, mezhepler, hadis problemi, mehdinin gelip gelmeyeceği, şatahatların dindeki durumu vb. konularla kaybedecek ve hatta bunları bile tartışabilecek hiçbir vaktimizin kalmadığının farkında mıyız acaba?

Bunları bir tarafa bırakıp deizmi, homo deusu (Tanrılaşmaya çalışan insanı), gen teknolojisinin sebep olacağı yeni insan hallerini, Tanrı (Allah) inancının büyük oranda erozyona uğradığını veya 1.5 milyar insan tarafından reddedildiğini, cinsel sapkınlıkların normalleşmeye yüz tuttuğunu, ahlak ve erdemin ahlaksızlık olarak algılanan bir zaman dilimine geçtiğimizi fark edip, “nereden başlamalıyız” sorusunu sormayacak mıyız? Batıda oluşturulan binlerce thing tank (düşünce kuruluşu), yarınlara dair proje ve araştırma yaparken/üretirken üç Müslüman bir araya geldiğimizde tefsir dersi başlatma veya Kur’an Kursu kurma ya da cami tamiri/yapımının ötesinde ne yapabileceğimize dair yeni bir vizyon oluşturamayacak mıyız? Öbür İslam ülkelerini geçtik, Türkiye’deki 206 üniversitenin bu konulara yaklaşımı “bilim dışı ütopyalar” sığlığı ötesine geçemeyecek mi? Bir ayet mealiyle bitirelim: “Siz, insanlık adına çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiyi önerir, kötüden sakındırırsınız. Allah’a da iman edersiniz” (Ali İmran 110)

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 20 Kasım 2018 Salı 14:41

YORUM YAZ

    Günün Özeti

    Günün Karikatürü

    22 Ocak 2019