• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Mercek

Gazetemiz okurlarından Nesibe Aldemir, ‘Mercek’ başlıklı yazısını bizimle paylaştı…

2019-12-13 12:12:00 -
Mercek

Şiddet, öfke ve bunların sonucu olarak artan cinayetleri slogan olarak hepimiz reddediyoruz. Kabullenemiyoruz. Peki, neden hergün bir yenisiyle karşılaşmak zorunda kalıyoruz? Demek ki söylemler, eylemlere dökülmedikten sonra bir anlam ifade etmiyor.

Herkes ve her kesim kendi üzerine düşeni yaparak toplumun bu gidişatına dur diyebildiği vakit bu olumsuzlukların önünü geçebiliriz. Zamanı kötüleyerek bu işlerin içinden soyutlanmak kaçıştır. Kaçmak ise asıl çözümlerin ertelenmesine yol açarak daha da büyümesine sebep olmaktadır.

Bizler bugün çocuk sayısını tartıştık. Onlara sunacağımız geleceğin öncelikli olduğunu unutarak. Rızık Allah’tan buna kati olarak itiraz yok. Mesele, sadece onların midesini doyurmaksa o zaman sorun yok. Herkes beşer-onar çocuk getirsin. Fakat mesele çocukların kalbini ve ruhunu doyurmaktır.

Sosyal medyanın mutlu ebeveynleri, çocuklarınızın kalbine değecek cümleler kurmaktan acizken yaptığınız paylaşımların kime ne faydası var ki? Oynadığınız elektronik oyunlara harcadığınız vakit çocuklarınızla geçirdiğiniz zamandan daha mı kıymetli?

İşte aile kavramının uygulamaya geçmediği ailelerde yetişen bireyler göremedikleri sevgiyi, ilgiyi dışarıda arıyor. Bulduklarını zannediyorlar karşılarına çıkan ilk kişide. Ardından ise kötü alışkanlıklardan tutun da yok olan ahlâki değerlere kadar uzanan bir süreç gerçekleşiyor. Sonrası ise merhametten yoksun yetişen bireylerin kontrol edemediği öfke nedeniyle işlenen cinayetler meydana geliyor.  Gelelim henüz oturmamış eğitim  sistemimizdeki eksikliklere. Nitelikli birey yetiştirmenin yanı sıra değerlerle donanımlı bireyler yetiştirmek toplum imarına kaynak olan nehrin yönünü değiştirecektir. Artık diploma sahibi olmak, eskiden olduğu kadar zor değil. Yediden yetmişe okuyan bireyler üniversite mezunu da oluyor yüksek eğitimlerini de tamamlıyor. Yani eğitimli birey oranında hızlı bir artış söz konusu. İşin manidar olan kısmı ise bu oranın artmasıyla beraber toplumda işlenen suç oranlarının da aynı orantılı olarak artış göstermesidir. Sonuç böyle olunca alınan eğitimin, arkası ardı kesilmeyen diplomaların ne önemi kalıyor ki? Bu diplomaların içi insanlık ile doldurulmadıktan sonra insanlar eğitim almış ya da almamış kime ne fayda? Mercek altında incelenmesi gereken konulardan biri de eğitimdir. Bu konuyu objektif olarak ele almalı, biraz aile rahatından ödün vermeli biraz da eğitmenler ki gerçek anlamda çözümler üretebilelim. Geldiğimiz noktada televizyon programları ve dizilerin dini, ahlâki değerlerimize verdiği tahribatında etkisi büyüktür. Şiddeti ve ahlaksızlığı öven ve cazip gösteren TV programları ve diziler de mercek altında incelenmelidir. Bunların verdiği zararlar uzmanlar tarafından rapor edilerek sorunlara çözüm odaklı yaklaşılmalıdır. Sözün kısası değerli dostlarım, toplumda yaşanan bu cinayetlerin önüne geçmek istiyorsak hepimiz kendimizi mercek altında incelemeliyiz. Kendi sorumlu olduğumuz noktaları belirlemeliyiz. Bu noktaları çözüme ulaştırmak için elimizden geleni yapmalıyız. Ebeveyn ebeveynliğini bilmeli, öğretmen öğretmenliğini, öğrenci öğrenciliğini, devlet devletliğini... Aksi halde yarın gazeteleri dolduran cinayetlere bir yenisinin daha eklenmesine engel olamayacağız.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23