Kur'an'ı öğretmeliyiz

Akit'in Ramazana özel sayfalarında yazı kaleme alan Prof. Dr. Yakup Çiçek, bugünkü yazısında Kur'an-ı Kerim'in öğretilmesinin önemini köşesine taşıdı.

18 Mayıs 2018 Cuma 10:03
Kur'an'ı öğretmeliyiz

Prof.Dr.Yakup Çiçek'in "Kur'an'ı öğretmeliyiz" başlığıyla yayınladı yazısı şu şekilde;

"Her neslin Kur’an’ı bir sonraki nesle ulaştırması, tebliğ etmesi farzı kifaye olan büyük bir görevdir. O, insanın iç dünyasının dürüst ve dosdoğru olmasında, ibadet hayatının, insanlarla ilişkilerinin ve tüm davranışlarının meşru sınırlar içinde devam etmesinde rehberdir, kılavuzdur.

İnsanlığa rehber olarak gönderilen Kur’an, indirildiği ilk andan itibaren ezberlenmiş, yazılmış ve nesilden nesile büyük bir itina ile aktarılmıştır. Her neslin onu bir sonraki nesle ulaştırması, tebliğ etmesi farzı kifaye olan büyük bir görevdir. O, insanın iç dünyasının dürüst ve dosdoğru olmasında, ibadet hayatının, insanlarla ilişkilerinin ve tüm davranışlarının meşru sınırlar içinde devam etmesinde rehberdir, kılavuzdur. Kur’an’ın, çocuklara, gençlere öğretilmesinde ve tanıtılmasında anne babanın büyük bir sorumluluğu vardır.

 Kur’an nedir, nasıl tanımlarız? Kur’an, Yüce Allah tarafından Cebrâil vasıtasıyla son peygamber Hz. Muhammed’e (s.a.v.) indirilen, mushaflarda yazılan, tevâtürle nakledilen, okunmasıyla ibadet edilen, Fâtiha sûresiyle başlayıp Nâs sûresiyle biten ve başkalarının benzerini getirmekten âciz kaldığı mucize ilahi bir kelâmdır. 

İslam’ın kutsal kitabı olan Kur’an, semavi kitapların sonuncusudur. “Kur’an” isminin sözlük anlamı; okumak, açıklamak ve bir araya toplamak anlamlarına da gelir.  Nitekim O hem kıraat edilerek okunur, hem tefsir edilerek açıklanır ve hem de 114 sure ve 6200’ün üstünde ayeti içinde toplar.  

Kur’an, Hz. Muhammed’e, 610 yılından itibaren irtihal ettiği 632 senesine kadar geçen yaklaşık 23 yıllık sürede parça parça indirilmiştir. Hz. Muhammed, gelen ayetleri anında ezberlemiş, ezberletmiş, hangi surede yer alacaklarını bildirmiş ve onları vahiy katiplerine yazdırmıştır. 

Kur’an’ın bir bütün halinde değil de, peyderpey indirilmesi, toplumun vahye olan ilgisinin canlı tutulması, Hz. Peygambere olan bağlılığın vefatına kadar sürdürülmesi, eğitim ve uygulama kolaylığı sağlamak için hükümlerde tedrîciliğin gözetilmesi, toplum hayatındaki önceliklerin belirlenmesi ve vahye karşı düşmanlık besleyenlere zaman tanınarak gönüllerinin kazanılması gibi sebeplere dayanır.

Hz. Muhammed hayatta iken ayetler inmeye devam ettiğinden, Kur’an kitap haline getirilmemişti. Ama O’nun ahirete irtihalinden hemen sonra ilk halife Hz. Ebu Bekir tarafından, vahiy katiplerinden Zeyd bin Sabit başkanlığında oluşturulan bir heyetle mushaf/kitap haline getirilmiştir. 

İnsanın inanç, niyet ve maksat gibi iç dünyasının tashihinde ve dış dünyası olarak ibadet hayatında, insanlarla ilişkilerinde ve hak ve adalet üzere bir hayat yaşamasında kaçınılmaz rehber olan Kur’an, ilk asrından beri ezberlenmiş, öğrenilmiş, yazılmış ve nesilden nesile aktarılmıştır. Bu konuda onun çocuklara öğretilmesinde ve tanıtılmasında anne babaya düşen görev daha özel ve çok daha önemlidir.

Müslüman bilir ki ahiretin tarlası olan dünya hayatında en verimli ekip biçme işi,  hiç şüphesiz insanlığın rehber kitabı olan Kur’an’ı tanımak, okumak, öğrenmek, öğretmek ve ona göre yaşamaktır. “Kur’an’ı öğreniniz. Muhakkak o, kıyamet günü ehline şefaatçidir” buyuran Peygamberimiz “Kim Allah’ın kitabından bir ayet öğrenirse, kıyamet günü onu, o ayet, yüzüne gülerek karşılar” müjdesini vermektedir.

Hz. Peygamber,  Kur’an’ı öğrenme,  öğretme ve okumanın sevabına işaret ederek,  “Şu Kur’an’ı öğreniniz. Şüphesiz onu okumakla her harfine karşılık on sevapla mükafatlandırılırsınız” buyurmuştur. Aynı konuda Hz. Ali (r.a.)’ye, “Ey Ali! Kur’an’ı öğren ve insanlara öğret. Senin için her harfine on hasene/sevap  vardır” demiştir"  

Haber Tarihi: 18 Mayıs 2018 Cuma 10:03

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü