• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

'İç ve dış siyasi konularda yorum yapanların dikkatine'

Gazetemiz okurlarından Alaettin Köksal, "İç ve dış siyasi konularda yorum yapanların dikkatine" başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Yeniakit Publisher
2020-10-24 12:29:00 -
'İç ve dış siyasi konularda yorum yapanların dikkatine'

Irkçı siyonistleri tanımadan, Kur’an, sünnet ve tarih bilmeden yapılan akli ve nefsi yorumlar eksiktir ve isabetli değildir. Dünyayı sömürmek ve istedikleri gibi yönetmek için, kendileri dışındaki müslim, gayrimüslim insanların huzurunu bozma hususunda, her türlü fitneyi çıkarmak suretiyle, tüm insanlığı kendilerine hizmet edecek modern köleler haline getirmenin gayreti içindedirler.

İslam dünyasının ağabeyisi konumunda olan Türkiye’nin kalkınmasına engel olmak için, ekonomik ve siyasi krizler çıkarmak, döviz kurlarıyla oynamak, terör olaylarıyla kardeşi kardeşe düşman yapmak, şer güçlerin piyonu olan devletçiklerin dolaylı saldırılarıyla meşgul etmek, her türlü ahlaksızlıklarla toplumun manevi cephesini yıkmaya çalışmaktadırlar.

Irkçı siyonistlerin ana gayesi, batıl inançları doğrultusunda dünya devletlerini istedikleri gibi kontrol altında tutabilmek ve sömürebilmek için, dünyayı büyük bir köy haline getirip yönetmektir. Kendileri için tehlikeli gördükleri ülkeleri hizaya getirmek için, veto hakkına sahip olan ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere’yi, kalkan olarak kullanmaya çalışmak. İslam ülkelerinin milli ve manevi değerlerine saldırmak, dıştan içeriye doğru, siyasi, ekonomik ve askeri yönden baskılar yaptırmak gibi gayeleri vardır.

Tarih boyunca dünyayı fesada veren ırkçı siyonistler, gayelerine ulaşabilmek için, yanlış olan her şeyi meşru saydıklarından, insan onur ve haysiyetine yakışmayan, vahşice hazırladıkları siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve askeri planlarla hareket etmektedirler. Irkçı siyonistlerin asıl hedefi, İslam dünyasını sömürmek, parçalamak ve birbirlerine düşürmek için Türkiye’yi güçsüz hale getirmektir. Akdeniz’de, Ege denizinde, Suriye’de, Libya’da, Balkanlar’da, Kafkasya’da, Türkiye aleyhinde çalışan bölge ülkeleriyle askeri ve ekonomik anlaşmalar yapmak suretiyle Türkiye’ye engel olmaya çalışırlar.

Hıristiyan dünyası ile Budist dünyasını, bir başka ifadeyle ABD ve Çin devletini kapıştırarak askeri ve ekonomik güçlerini zayıflatmaktır. Bölgede var olan İslam ülkelerini ve müslümanları kontrolleri altına almak için planladıkları bu savaşta Hindistan’ı çerez olarak kullanmak suretiyle, ön ve orta Asya’ya yerleşmeye çalışmaktır. Dünyanın her köşesinde uygulamaya çalıştıkları bu vahşi planların nihayetinde, bekledikleri Mesih gelip, dünya hâkimiyetlerini ilan etmektir.
Özetleyerek yazmaya çalıştıklarım masal değil, ırkçı siyonistlerin muharref Tevrat’a göre kurdukları hayalleridir. Temelsiz tutarsız hayallerini gerçekleştirmek için dünyadaki tüm devletleri özelikle İslam ülkelerini siyasi ve ekonomik yöntemlerle, gayrimüslimlerin başta Amerika’nın askeri gücüyle ve medya yoluyla huzursuz etmek suretiyle birlikteliklerin bozarak kuvvetlerini zayıflatma operasyonları yapmaktadırlar.

Bu gibi benzeri alçakça operasyonlarını gerçekleştirmek için, her ülkede az/çok var olan, şer güçlerin fitne virüsünü taşıyan ve yayan, müslümanların birliğini kardeşliğini bozacak, makamla parayla satın alabilecekleri, dünyeviliklere düşkün, dinini kerih gören, tarihine hakaret eden, cibilliyetsiz, karaktersiz modern köleleri kullandıklarını unutmamalıyız. Şer güçlerin destek ve kösteklerini, Kur’an ve sünnet ışığında değerlendirmeden, yapılacak olan müspet, menfi yorumlar, yazılan makaleler, faydadan çok zarar getirebilir. Milli ve yerli yorumlar aklı ve nakli delillerle desteklenirse hiçbir yorumcu yaptığı yorumdan dolayı mahcup olmaz.

Siyonistler ve onların itaatkâr hizmetçisi olan Hıristiyanlar ve İslam dünyasının içinden çıkan gönüllü fitne taşıyıcısı modernist köleler, ülkenin iç siyasetini karıştırmak, milletin sosyal barışını bozmak hususunda partilerin, gazetecilerin, aydın ve yazarların ve akademisyenlerin fikir ayrılığına düşmelerine, milli meselelerde birlikte hareket etme kabiliyetlerine engel olmaya çalışırlar.

İç ve dış siyasi meseleleri sadece akıllarıyla yorumlayıp eleştirenler, akılların ürettiği fikirlerin çatışmasından öteye etkileyici bir hizmet yapamazlar. Milli ve yerli yorum yapmak isteyenler, akıllarını hiçbir şart altında değişmeyen vahyin emrine teslim etmelidirler. Müslümanlar akıllarına sağcı, solcu, liberal, gibi ve benzeri isimlerle isimlendirirlerse materyalizmin zulmünden kurtulamazlar.

Özelikle dış siyasi olayları yorumlayan aydın, yazar, akademisyen, siyasetçi ve diğer etkili yetkili kişiler, devletlerin birbirlerine karşı olan sorumluluklarını karşılıklı menfaatlerini, inançlarını, kültürlerini, karakteristik özeliklerini, tarihi geçmişlerini, vefalı ve vefasızlıklarını, dikkate almalıdırlar. Hiçbir gayrimüslim İslam dünyasına ve müslümanlara sıcak bakmaz. Fırsat bulduğu anda ezmek ve yok etmekten çekinmez, tarih buna şahittir. İslam dünyası Amerika, Rusya ve diğer gayrimüslim ülkelerle güven noktasında çok dikkatli olmalıdır.

İç ve dış siyasi olayları yorumlayanlar, özelikle akıl odası programına katılanlar, şer güçlerin siyası ve askeri planlarını konuşurlarken, Kur’an ve sünneti kendilerine rehber edinirlerse, ümitsizliğe düşmezler, topluma çok daha faydalı olurlar. Bize düşen meşru olan tedbiri alarak, Yüce Allah’a tevekkül etmektir. Etrafımız şer cephesinin ateşiyle çevrilmiştir diyerek ümitsizliğe düşüp kâfirlerden medet beklemek hiçbir müslümana yakışmaz.

Türkiye’nin, İslam dünyasının, diğer mazlum ve mağdur milletlerin ve Mukaddes şehirlerin kaderini ne siyonistler ve ne de onların modern köleleri değiştiremeyecektir. Bütün dünyanın şer güçleri birleşse Yüce Allah’ın (CC) takdirini değiştiremezler. Müslümana düşen görev, eldeki mevcut imkânları değerlendirerek tevekkül etmeli ve neticeye razı olmalıdır.

Zalimlerin, siyonistlerin ve onlara bel bağlayanların nasıl yıkılacağını, Yüce Allah (CC) haber veriyor; “Biz Hıristiyanız diyenlerin sözlerinde durmadıkları için, Biz de aralarına kıyamet gününe kadar sürecek düşmanlık ve kin bıraktık.” (Maide 14) “Bir de Yahudiler… İnkârını artıracaklarından Biz onların arasına kıyamete dek sürecek düşmanlık ve kin bıraktık. Her ne zaman savaş için bir kıvılcım tutuşturdularsa Allah onu söndürdü…” (Maide 68) “Muhakkak onlar hilelerini yaptılar. Allah katında da onlar için hazırlanmış hileler vardır. İsterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak hileleri olsun.” (İbrahim 46) Kur’an anlayarak okursak, zalimlerin gücünden korkarak ümitsizliği düşmeyiz.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

bu makaleyi akıl odası programını yapan beyler ve diğer yorumcular dikkatle okumalı ve halkın moralini yüksek tutan Kur'an ayetlerini de dikkate alarak yorum yapmalıdırlar.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23