İbn Haldun’dan ufuk turu

İbn Haldun Üniversitesinde, alanında uzman konuşmacıların katılımıyla başarılı lise öğrencilerine yönelik İbn Haldun Konferansları başladı. Konferans serisinde psikolojiden uluslararası ilişkilere, sosyolojiden din bilimlerine, iktisattan hukuka sosyal bilimlerin hemen her alanında bir ufuk turu yapılacak.

16 Ocak 2019 Çarşamba 11:36
İbn Haldun’dan ufuk turu

Başakşehir ve çevresindeki orta öğretim kurumlarından gelen yoğun bir öğrenci kitlesini ağırlayan İbn Haldun Konferansları’nın ilkinde Rektör Prof. Dr. Recep Şentürk, sosyoloji alanına dair “Sosyal Bilimci: Deney Tüpünün İçindeki Gözlemci” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Konferansta Prof. Dr. Şentürk, “Bir sosyal bilimci neyi, nasıl, niçin yapar” sorularına dair ufuk açıcı ve ilgiyle takip edilen bir sunum yaptı.

Sosyal bilimlerde pozitivistler de indirgemeci, idealistler de...

Genel itibariyle dünyada iki farklı sosyal bilim anlayışı olduğunu belirten Prof. Dr. Recep Şentürk, bunların pozitivist ve idealist anlayışlar olduğunu dile getirerek şunları aktardı: “Bir anlayış diyor ki, bilimsel metodlar evrenseldir; doğa bilimlerinde de sosyal bilimlerde de deney ve gözlem yoluyla her yerde tekrarlanabilir sonuçlar elde edilebilir. Bunlar pozitivistlerdir. Buna karşın idealist sosyal bilimciler de sosyal bilimlerle doğa bilimlerinin metodları farklıdır, her metod her olaya uygulanamadığı gibi her olay her yerde aynı sonuçlar da doğurmaz. Çünkü toplumsal hareketlerin arkasında bir ‘niyet’ ve ‘irade’ vardır ve bunlar gözlemlenemez. İdealistlere, işin fikir, ilim, hikmet tarafını önemseyenler de diyebiliriz.

“Bizler çok katmanlı bir varlık anlayışına sahibiz”

Şu an dünyada en yaygın olan anlayışın pozitivist anlayış olduğunu sözlerine ekleyen Prof. Dr. Şentürk, “Ancak biz bu anlayışlardan ikisini de benimsemiyoruz” diyerek üçüncü yola şu sözlerle işaret etti: “Pozitivistler, indirgemeci bir yaklaşımla sosyal bilimlere ve sosyal olaylara yaklaşıyorlar. İdealistlerin yaptığı da bir başka tür indirgemecilik... Biz diyoruz ki, sosyal olayların ve davranışların iki boyutu vardır; gözlenen ve gözlemlenemeyen... İbn Haldun bunu ‘zahir’ ve ‘batın’ boyutlar olarak ifade eder. Bizler çok katmanlı bir varlık anlayışına sahibiz. Sosyal bilimlerde de bu çok katmanlı varlık anlayışını esas alıyoruz ve meseleleri hem görünen boyutuyla hem de görünmeyen boyutuyla değerlendirip birtakım sonuçlara varmaya çalışıyoruz.

Sosyal bilimci neden “deney tüpünün içinde?”

Dünyada insanlığın karşılaştığı mevcut sorunların yüzde 90’ının sosyal sorunlar olduğunu; geri kalan ya da gelişmekte olan ülkelere benzer şekilde Uzakdoğu, Kuzey Avrupa ülkeleri gibi kalkınmış ülkelerin de sosyal sorunlarla boğuştuğunu ifade eden Prof. Dr. Recep Şentürk, bunları başka kimsenin değil, ancak sosyal bilimcilerin inceleyip araştırarak çözümlerini ortaya koyup çözebileceklerini belirtti.

Peki neden “deney tüpünün içindeki gözlemci?Prof. Dr. Recep Şentürk, diğer bilimlerde tüpün dışından “içindekiler”e dair gözlemler yapılıp birtakım sonuçlara varılırken, sosyal bilimcinin kendisinin de tüpün içinde olduğu; ailevi sorunlara mercek tutacaksa kendisinin de bir aileye sahip olduğu, ekonomik sorunlara çözüm getirecekse kendisinin de ekonominin bir parçası olduğu; dolayısıyla yapacağı gözlemin, varacağı sonuçların, önereceği çözümlerin ve üreteceği toplumsal faydanın kendisini ve çevresini de ilgilendirdiği değerlendirmesinde bulundu.

Karşılaştırmalı dersler

Bir “sosyal bilimler” üniversitesi olarak İbn Haldun Üniversitesinin sosyal bilimlere bakışını İbn Halduncu yaklaşımla açıklayan Prof. Dr. Recep Şentürk, Üniversitede öğrencilerin ilk yıl Üniversite Dersleri altında dersler aldıklarını; tarihten edebiyata, psikolojiden hukuka sosyal bilimlerin hemen her alanında; Batı’daki pozitivist ve idealist sosyal bilim anlayışları, İslam medeniyetinde İbn Halduncu yaklaşım ve Çin, Hint gibi Doğu medeniyetleri perspektiflerinden “insan”a ve “sosyal olaylar”a nasıl bakıldığına bu karşılaştırmalı derslerle nüfuz edebildiklerini de söyledi.

‘Fikri bağımsızlık”

Her fakülte ve bölümünde verilen “mukayeseli eğitim”in, İbn Haldun Üniversitesi’ni diğer üniversitelerden ayıran en önemli özelliklerden biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Şentürk, İbn Haldun Üniversitesinin bir diğer niteliğine şu sözlerle temas etti: “Üniversitemizin mottosu, sloganı, çıkış noktası ise ‘fikrî bağımsızlık’. Bugün bizim ülkemizde yaşadığımız bir sosyal sorunu bir Norveçli, bir Japon değil; en iyi bu ülkenin yetiştirdiği sosyal bilimciler çözer. Dolayısıyla sosyal bilimler alanında dışa bağımlı olamayız. O yüzden ‘fikri bağımsızlık’ diyoruz. Ki ekonomide, siyasette, sanayide bağımsızlığın yolu da fikri bağımsızlıktan geçer.

Günün Özeti

Günün Özeti