Geçmişten yeterince ders almadık! Hâlâ geç kalmış değiliz

Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de, doğal afetlere hazırlıklı olmanın anahtarı olarak görülen kentsel dönüşümde yol alınması muhtemel riskleri de azaltıyor. 17 Ağustos 1999’da yaşanan Marmara Depremi’nin yıldönümünde, atılan adımların hızlandırılması çağrıları ise ard arda geldi.

Türkiye’de büyük yıkıma yol açan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 20’nci yıl dönümü bir defa daha deprem gerçeğiyle yüzleşmemize vesile oldu. Başta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olmak üzere ilgili kuruluşlar ve STK’lardan gelen mesajlar, maalesef hâlâ depreme tam anlamıyla hazırlıklı olmadığımız gösteriyor. 20 milyonun üzerinde konut stoğunun olduğu ülkemizde ilk adımda 6.5 milyon konutun dönüştürülmesi gerektiği gerçeği sürekli dillendirilse de bu konuda atılan adımların hızlandırılması gerektiği bir kez daha dile getiriliyor. Türkiye’nin deprem gerçeği ile yüzleşmesine vesile olan bugünde yapılan açıklamalar ve uygulanacak planları sizler için derledik. 

İlk adımda 300 bin konut

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, depremler ve diğer doğal afetlere dönük verdiği mesajlarda kentsel dönüşüme vurgu yapıyor. Kurum, “Sayın Cumhurbaşkanımızın 2012 yılında tüm ülkede başlattığı kentsel dönüşüm seferberliğini kararlı bir şekilde yürüteceğiz. Vatandaşımızın canı, malı bize emanettir. Deprem riski ve can güvenliği açısından kentsel dönüşüm projelerini vatandaşların gönlüne girerek yapacağız. Her yıl kentsel dönüşüm projelerinde 300 bin konut yapacağız, 5 yılda da 1,5 milyon konuta ulaşarak vatandaşlarımızın riskli binalarda oturmasına müsaade etmeyeceğiz” mesajıyla yeni dönemde atacakları adımların da işaretini vermiş oldu.

Uzmanların görüşü dikkatle izleniyor

Kentsel dönüşüm ile birlikte depreme dayanıklı yapı konusunda ilerleme devam etse de bazı yapıların depreme karşı dayanıksız olduğu görülüyor. Boğaziçi Üniversitesi Kandili Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener’in İstanbul odaklı tespitinde şu görüşler öne çıkıyor: Marmara Denizi içinde 7.5, 7.4, 7.2 deprem üretebilecek faylar var ve şu anda enerjiyi biriktirmiş durumda. İzmit’te olan depremle Doğu Marmara’da olan büyük depremler arasındaki süreler dikkat çekici. 553 yılında olmuş, ikincisi dört yıl sonra 557’de... 976’da olmuş, 13 yıl sonra 989’da bir kez daha... Sonra 19 yıllık bir zaman var, 1490-1509... Şimdi de mesela 1999... İzmit depreminden sonra olan Doğu Marmara depreminin arasında 4-19 yıl zaman geçmiş. Fakat diğer fayları tarihsel olarak düşünürsek İzmit depreminden sonra geçen süre tüm Marmara’nın kırılması 60 yıl kadar sürmüş. Yani İzmit depremlerinden sonra ardışık deprem süreleri arasında 19 yılla, maksimum 60 yıl arasında bir süre var. Prof. Özener, “Kandilli 1895’ten beri deprem gözlemi yapıyor, dolayısıyla müthiş bir arşivi, gözlemsel kapasitesi ve bilgi birikimi var. Marmara Denizi’nin 1200 metre altında sismometrelerimiz mevcut ki 0.2 büyüklüğündeki depremleri bile algılıyoruz’’ diyor.

23 yıl sonra değişen harita

1 Ocak’ta yürürlüğe giren “Türkiye Deprem Tehlike Haritası” ile birçok ilin deprem tehlikesi değerinin değiştirdi. 23 yıl sonra değişen değer binaların inşa edileceği yerleri belirliyor. Gazi Üniversitesi Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, 1 Ocak’ta yürürlüğe giren “Türkiye Deprem Tehlike Haritası” ile birçok ilin deprem tehlikesi değerinin değiştiğini belirtti. Özmen, yeni veri ve bilgiler ışığında birçok ilin deprem tehlikesi değerinin düştüğünü, bir kısmının da yükseldiğini söyledi. Türkiye’de son 119 yıldır hasara neden olan 284 deprem meydana geldiğini söyleyen Doç. Dr. Özmen, bunların 23’ünün 7 ve 7’den daha büyük şiddetli depremler olduğunu kaydetti. Yeni haritanın yürürlüğe girmesiyle, 1996 tarihli harita ile depreme maruz bölgeler olarak tespit edilen yerler yürürlükten kaldırıldı. Ayrıca ‘1’inci derece deprem bölgesi, 2’nci derece deprem bölgesi’ gibi ifadeler ortadan kalktı. Artık her yerleşim birimi ve mahallenin deprem tehlikesi, faya yakınlığına veya uzaklığına bağlı olarak değişti” açıklamasında bulundu.

En tehlikesiz iller

1996 resmi deprem bölgeleri haritasında 1’inci derece deprem bölgesi içinde ve en tehlikeli illerden biri olarak gösterilen Kırşehir, yeni haritanın yürürlüğe girmesiyle deprem tehlikesi açısından en tehlikesiz illerden biri haline geldi. Haritaya göre Çanakkale, Muğla, Adana, Antalya, Eskişehir, Malatya gibi birçok ilin deprem tehlikesi düştü, Trabzon, Rize, Elazığ, Erzurum ve Aksaray gibi illerin deprem tehlikesi yükseldi. Yeni deprem haritasına göre Türkiye yüzölçümünün yüzde 18’i 1’inci derece deprem tehlikesi altında ve nüfusunun yüzde 27’si bu bölgede yaşıyor.

Özmen, söz konusu harita ve parametre değerlerine, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının web sayfasından e-Devlet şifresi ile interaktif olarak erişilebildiğini belirterek, kişinin bulunduğu yerin, bölgenin deprem tehlikesi ile ilgili çok farklı şekilde sorgulamalar yapabileceğini, deprem raporu alınabileceğini söyledi.

Çatısı güçlü olmayan yapılara dikkat

Çatı Sanayici ve İş Adamları Derneği (ÇATIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Şenal yaptığı açıklamada, “Büyük acı ve kayıplar yaşamamak için depremi hayatımızın bir parçası olarak kabul etmeli ve gereken önlemleri eksiksiz olarak almalıyız. Çatıların da standartlara uygun yapılması, deprem sırasında hayati önem arz ediyor” dedi.

Zaman daralıyor

Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu unutmamalıyız” diyen GYODER Genel Başkanı Doç. Dr. Feyzullah Yetgin, “Olası büyük bir depreme hazırlık için riskli binaların yeniden, yönetmeliklere uygun şekilde inşa edilmesi ve tüm Türkiye’nin yeniden yapılanması için çalışacağız” dedi. “6,5 milyon konutun dönüştürülmesi için hiç zaman kaybetmeden adım atmamız gerekiyor” diyen Yetgin, “Şehirlerimizi, talep ve ihtiyaçlara göre planlayıp geliştirmeli, değiştirmeli ve dönüştürmeliyiz. İlgili yönetmeliklerin ihtiyaçlara ne ölçüde cevap verdiğinin sorgulanmasını, gerekli revizyonların yapılmasını ve uygulamaların denetlenmesini sağlamalıyız” mesajını verdi.

Yeni Deprem Yönetmeliği devrede

2019’da yürürlüğe giren ‘Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği’ ile kentsel dönüşüm çalışmaları hız kazanacak. Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, ‘’Binaları yıkmadan da depreme hazırlıklı olmamız mümkün” mesajı ile kamuoyu ile farklı bir bakış açısını paylaşmış oldu. Erdoğan, “Deprem açısından çok önemli olan, binayı korozyona karşı koruyan ‘su yalıtımı yönetmeliği’ 2017 yılında çıktı. Deprem Yönetmeliği’ne uygun, su, ses, yangın yönetmeliklerine göre projelendirilmiş, Enerji Kimlik Belgesi alınmasının zorunlu tutulduğu, enerji, su ve atık yönetimini içeren, çevreye uyumlu, doğru malzemenin doğru yerde, doğru şekilde kullanılması ve tüm bu sürecin doğru şekilde denetlenmesi ile yasadan anladığımız kentsel dönüşüm ancak şimdi gerçekleşebilecektir” diye konuştu.

Beyaz atlı müteahhit beklemeyin

Kentsel dönüşüm sürecinde 20 milyon konuttan yaklaşık 6,5 milyonunun yeniden yapılacağının ifade edildiğini hatırlatan Ferdi Erdoğan, “Ancak hangi binaların kentsel dönüşüme girip hangilerinin girmeyeceği belirlenmedi. Kentsel dönüşüm kapsamına girebilecek öncelikli bölgeler net olarak belli olmadığından, birçok konut sahibi kendi konutunu da bu 6,5 milyonun içinde zannediyor. Dolayısıyla konutlarının yıkılacağı beklentisi ile mecbur olmadıkça yenilemekten kaçınıyor ve kentsel dönüşüm rüzgarıyla kendi binasının da yıkılıp yeniden yapılacağını hayal ederek kapısını çalacak ‘Beyaz atlı müteahhidini’ bekliyor. Oysa hem her bina yıkılıp yeniden yapılmayacak hem de müteahhitlerin her binayı yenileyip eski sahiplerine bedelsiz verebilecekleri bir planları yok” dedi.

Her iki konuttan birisi sigortasız

Devlet tarafından deprem sigortalarının zorunlu hale getirilmesine rağmen Türkiye’de her iki konuttan biri halen depreme karşı sigortalı değil. Uzmanların değerlendirmelerine göre zorunlu olmasına rağmen halen deprem teminatlı konut sayısı 9 milyon seviyesinde. Türkiye’de en fazla sigorta yaptıran bölge yüzde 57’lik oranla Marmara iken Ege ve İç Anadolu yüzde 46 ile bu bölgeyi takip ediyor. En az zorunlu deprem sigortasının ise yüzde 39 ile Karadeniz bölgesi.

98 bin riskli yapının 56 bini yenilendi

Yeni Akit Gazetesi