• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

DEİK 2018 Yılı Mali Genel Kurulu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: (3) - "İşte şimdi de yayın organları vasıtasıyla beni ipe götüreceklermiş. Bunu sanatçı görünümü altındaki müsveddeler yapıyorlar. Yahu senin her yerin sanatçı olsa ne yazar" - "Biz bu yola farklı çıktık, beni ipe götüreceksin... Yahu senin haddine mi? Biz şehadete inanmış insanlarız ve biz bunların bedelini rahatlıkla ödemeye hazır insanlarız" - "Kalkacaksın sen bu ülkenin cumhurbaşkanını ipte sallandıracaksın. Şimdi git yargıda bunun bedelini öde" - "Finansal piyasalar, beklentilerdeki bu düzelmeyle önümüzdeki dönemde ekonomimizde gerçekten çok güçlü bir yükseliş olacaktır"

Yeniakit Publisher
2018-12-23 14:59:30 -
DEİK 2018 Yılı Mali Genel Kurulu

İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İşte şimdi de yayın organları vasıtasıyla beni ipe götüreceklermiş. Bunu sanatçı görünümü altındaki müsveddeler yapıyorlar. Yahu senin her yerin sanatçı olsa ne yazar." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Swissotel Bosphorus'ta düzenlenen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 2018 Yılı Mali Genel Kurulu'nun açılışındaki konuşmasında, Türkiye'de yaşanan olayların kimi medya kuruluşları, ana muhalefet partisi ve uluslararası kimi güçler tarafından kışkırtıldığını belirtti.

Erdoğan, "İşte şimdi de yayın organları vasıtasıyla beni ipe götüreceklermiş. Bunu sanatçı görünümü altındaki müsveddeler yapıyorlar. Yahu senin her yerin sanatçı olsa ne yazar. Biz bu yola farklı çıktık, beni ipe götüreceksin... Yahu senin haddine mi? Biz şehadete inanmış insanlarız ve biz bunların bedelini rahatlıkla ödemeye hazır insanlarız. Bunlar sanatçı müsveddesi. Şimdi yargıya gitsinler bunun hesabını versinler. Böyle karşılıksız bu işleri bırakamayız. Bunun bedelini ödeyecekler. Kalkacaksın sen bu ülkenin cumhurbaşkanını ipte sallandıracaksın. Şimdi git yargıda bunun bedelini öde." diye konuştu.

- "Saldırıları püskürttük"

Bugün Paris'teki hadiselere hiçbir tepki göstermeyenlerin, Gezi olayları sırasında İstanbul ve Ankara'ya çadır kurduğunu, saatlerce canlı yayın yaptığını dile getiren Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Paris'teki göstericilere yapılan müdahalelere tek bir laf etmeyenler, o gün polisimizi orantısız güç kullanmakla eleştiriyorlar. Tüm bu ikiyüzlülüklere rağmen hamdolsun milletimizle iş adamlarımızla sivil toplum kuruluşlarımızla el ele verdik. Ve bu saldırıyı püskürttük. Ardından 17/25 Aralık'ta yargı ve emniyet üzerinden yürütülen bir darbe girişimi de ortaya çıktı. Bunda da başarı sağlayamayınca, bu sefer 15 Temmuz'da ordumuz içindeki teröristler aracılığıyla silahlı bir darbeye kalkıştılar. 15 Temmuz gecesi gencinden yaşlısına 81 milyonun direnişi ile 251 şehit vererek hainleri yine yenilgiye uğrattık. O gece sadece demokrasimizi değil, ülkemizin geleceğini de kurtardık. O gece tarihe altın harflerle geçen bir milli irade zaferine hep birlikte imza attık. Buradan bir kez daha 15 Temmuz gecesi Pensilvanya'daki o seviyesiz kişinin 1 dolarlık haşhaşilerini hezimete uğratan milletime ben teşekkür ediyorum. Tıpkı bir asır önce olduğu gibi canları pahasına milletimize ikinci bir istiklal destanı yaşatan aziz şehitlerimizi rahmetle minnetle yad ediyorum. Gazilerimizin her birine fedakarlıkları ve cesaretleri için ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum."

- "Genel müdürlüğün döneminde SSK hastanelerinin ne alemde olduğunu iyi biliriz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Haziran seçim zaferinin hemen akabinde döviz kuru üzerinden yapılan saldırıların şimdiye kadarkilerden hiçbir farkı olmadığına dikkati çekti.

Gezi olayları, çukur eylemleri, 15 Temmuz ihaneti gibi son operasyonun da zamanlamasının manidar olduğunu aktaran Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu:

"Nasıl Gezi olayları, Türk ekonomisinin IMF'den bağımsızlığını ilan ettiği günlerin hemen akabinde tertiplenmişse, ekonomik saldırı da Türk demokrasisinin çok çetin bir imtihan alanının, özellikle alnının akıyla aşılmasının hemen ardından yaşanmıştır. Bu dönemde görülen sert kur dalgalanmalarının, Türkiye'nin gerçekleri ile ekonomimizin dinamikleri ile hiçbir ilgisinin olmadığı açıkça ortadadır. O günlerde sabah akşam ekranlarda kriz tellallığı yapan siyasetçilerin ve sözüm ona ekonomistlerin öngörülerinin hiçbirinin doğru çıkmadığı ortaya çıktı.

Açık söylüyorum özellikle ana muhalefet partisi bu süreçte gerçekten kötü bir sınav verdi. Ana muhalefet partisinin başındaki zat, her zamanki gibi yine eline tutuşturulan belgelerle yalan yanlış rakamlarla milletimizin ve iş adamlarımızın moralini bozmaya çalıştı. Genel Müdürlüğü döneminde SSK'yı batıran, bu adam sanki değil. Bir de bize ders vermeye kalktı. Biz senin genel müdürlüğün döneminde SSK hastanelerinin ne alemde, ne halde olduğunu iyi biliriz. Siz, ölüleri bile rehin aldınız. Biz onları biliyoruz. Böyle bir SSK Genel Müdürlüğü yaptın. Ondan sonra da suçu o dönemin başbakanına attın. Şimdi milletten çıkıp özür dilemesi gerekirken, hiçbir şey olmamış gibi yalanlarına, iftiralarına devam ediyor. Hastanelerimizde muayenelerin, tedavilerin vesaire yapılmadığını söyleyecek kadar yalancı. En büyük sanatı bu. 'Yalanda kim bir numaradır?' diye sorarlarsa, düşünmeden anında cevabını verin. Bay Kemal. Bu işte çok mahir. Çok şükür iş adamlarımız, sanayicilerimiz, girişimcilerimiz hatta bizzat milletimiz ne bu şahsa ne de onun felaket senaryolarına prim vermiyor."

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun yakınındaki kişiler tarafından çok ağır bir dille eleştirildiğini belirterek, "Çok överek, bezeyerek, adeta besleyerek yanına aldığı kişi baktım dün buna veriyor, veriştiriyor. İsmini vermeme gerek yok, anlarsınız zaten. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkardığı zat, veriyor veriştiriyor. 'Bir çıktın yenildin. İki çıktın yenildin. Üç çıktın yenildin.' diyor. Düşünebiliyor musunuz? Bir genel başkanın yanında böyle bir kadro ve onunla beraber yola devam. Mümkün mü? Mümkün değil." dedi.

- "Olumlu gelişmeler yaşandı"

Türkiye'nin bugün artık çok dinamik bir ekonomiye, manevra kabiliyeti çok yüksek bir ekonomik esnekliğe kavuştuğuna vurgu yapan Erdoğan, zamanında ve kararlılıkla attıkları adımlar sayesinde piyasalardaki dalgalanmanın yerini sakinliğe ve normalleşmeye bıraktığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ağustos ayı sonuna kıyasla döviz kurunda yüzde 20 oranında bir iyileşme yaşandığını belirterek, böylece Türkiye'nin bu dönemde birçok gelişmekte olan ülkeye kıyasla pozitif yönde ayrıştığı bilgisini verdi.

Aynı dönemde ülke risk priminin 225 puan iyileşirken, 17 yıllık devlet tahvili faizlerinin de 460 baz puan düştüğünü aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu dalgalı dönemde ekonomimizi 2023'lere taşıyacak yeni ekonomi programımızı oluşturduk ve kamuoyuyla paylaştık. İlk etapta istikrarı güvence altına almayı ve enflasyon ile cari açığı düşürmeyi hedefledik. Kurdaki dalgalanma sebebiyle yükseliş eğilimine giren enflasyonu, yeniden normal seviyesine indirmek için Enflasyonla Topyekun Mücadele'yi hayata geçirdik. Firmalarımızın da güçlü desteğiyle kasım ayında fiyat hareketlerinde olumlu gelişmelerin kaydedildiğini hep birlikte gördük. Enflasyon tüm kötü senaryoları boşa çıkararak, kasım ayıyla birlikte düşüşe geçti. Cari işlemler ve dış ticaretteki dengelenme süreciyle birlikte olumlu gelişmeler yaşandı."

- "Zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum"

Türkiye ekonomisinin 3 ay arka arkaya cari fazla verdiğini ifade eden Erdoğan, "Bunlar şu anda 2019'un ne olacağının en güzel haberleri. Bu süreçte ihracat ve turizm gelirlerindeki güçlü seyir, hem büyümemizi destekledi hem de cari açığımızı azalttı. İhracatımızın ithalatı karşılama oranı kasım ayında yüzde 95'lerin üzerine çıktı. Bu olumlu seyir sayesinde reel kesim ve ekonomik güven endeksleri bir önceki aya kıyasla yüzde 6 ve yüzde 9 oranlarında iyileşmiştir. Finansal piyasalar, beklentilerdeki bu düzelmeyle önümüzdeki dönemde ekonomimizde gerçekten çok güçlü bir yükseliş olacaktır. Buna inanıyorum."

Şikayet etmenin kolay olduğuna değinen Erdoğan, "Eleştirmek kolaydır. Tribünlerden ahkam kesmek daha da kolaydır. Zor olan ise ülkenin ve milletin istikbali için elini taşın altına koymak ve sorumluluk üstlenmektir. Biz bugüne kadar kolay olana tevessül etmedik. Daima zor yolu seçtik. Türkiye sevdamızı lafla değil, icraatla ve hayata geçirdiğimiz başarılı projelerle ortaya koyduk. Bu ülkeye gönül vermiş herkesten de beklediğimiz budur. Son 16 yılda bizim en büyük sermayemiz ülkemize inanmamız, milletimize güvenmemiz, sizin gibi ihracatçılarımıza itimat etmemiz olmuştur. Bugün de felaket tellallarına inat sizlere güveniyoruz. İş adamlarımızla, ihracatçılarımızla, işçimiz, çiftçimiz, esnafımızla önümüzdeki zorlukların üstesinden geleceğimize inanıyorum." diye konuştu.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a İstanbul ve İstanbul Boğazı'nı gösteren harita hediye edildi. Erdoğan, DEİK Yönetim Kurulu ile fotoğraf çektirdi.

(Bitti)

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23