Darbeci Sisi tehlikeli sularda yüzüyor

Sisi firavunu, Türkiye düşmanlarıyla işbirliğini artırıyor. Darbe sonrasında ilk işi Filistin’e nefes olan tünelleri kapatmak olan Sisi, ülkesini İsrail’e peşkeş çekmesinin yanı sıra Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’la da tehlikeli adımlar atıyor. Bölgede çıkarılan doğalgazın Türkiye yerine farklı yollardan Avrupa’ya pazarlanmasını amacıyla Çipras ve Anastasiadis’le buluşan Sisi, Türkiye’nin kıta sahanlığı içinde yer alan noktalara göz dikmiş durumda. Uzmanlar, Batı’nın Sisi’yi kukla gibi oynattığını söylediler.

12 Ekim 2018 Cuma 12:32

Mısır’ın seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi aşağılık bir darbeyle devirerek yönetimi ele geçiren Sisi firavunu, Türkiye düşmanlarıyla işbirliğini artırıyor. Darbe sonrasında ilk işi Filistin’e nefes olan tünelleri kapatmak olan Sisi, ülkesini İsrail’e peşkeş çekmesinin yanı sıra Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’la da tehlikeli adımlar atıyor. Bölgede çıkartılan doğalgazın Türkiye yerine farklı yollardan Avrupa ülkelerine pazarlanmasını amacıyla Yunan lider Çipras ve illegal Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin lideri Nikos Anastasiadis’le 6. defa buluşan Sisi, Türkiye’nin kıta sahanlığı içinde yer alan noktalara göz dikmiş durumda. Firavun Sisi, iç politikada ise Mursi’nin oğlu Abdullah Mursi’yi gözaltına aldırdı. Konuyu Akit’e değerlendiren uzmanlar, Batı’nın kukla olarak kullandığı Sisi’yi Kıbrıs’ta oynattığını söylediler.

Batı kuklacı, Sisi kukla

Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül, “Sisi bu problemli buluşmayı 6’ıncı defa yapıyor. Türkiye’nin sakalını kesmeye çalışıyor ancak Türkiye Sevakin Adası hamlesiyle darbeci Sisi yönetiminin kolunu kesmişti. Türkiye’nin stratejik hamlesinin şokunu yaşayan Batı ve kuklası Sisi’nin intikam hamlesidir bu” dedi. USTAD Başkanı Akgül, “Sisi’yi Mısır’ın başına geçiren Batı’nın İslam coğrafyasındaki gerek dini dizayn gerek enerji koridorları ve yeraltı kaynaklarıyla ilgili birtakım paylaşımlarda kendisine bir pay verilmek suretiyle iyi bir partner olarak kullanılıyor. Enerji güzergahları veya bununla ilgili çıkarlarda bir İslam ülkesi olarak ön planda Mısır gösteriliyorsa da arka planda kuklayı oynatan kuklacılar var. Küresel şeytani aklın yeni yüzyılda dünyayı dizayn etmeye çalışan baronlarıdır o kuklacılar da” şeklinde konuştu.

Sonu hüsran olacak

Kıbrıs Rumları ve Yunanlılarla atılan adımların Türkiye’nin kıta sahanlığına da göz dikme anlamı taşıdığına vurgu yapan Akgül, “Bölgesel siyaset anlamında Türkiye’nin Mısır’daki demokratikleşmeye, halkın iradesine verdiği desteğin bir nevi intikamı alınmak isteniyor. Sisi bu problemli buluşmayı 6’ıncı defa yapıyor. Türkiye’nin sakalını kesmeye çalışıyor ancak Türkiye Sevakin Adası hamlesiyle darbeci Sisi yönetiminin kolunu kesmişti. Türkiye’nin stratejik hamlesinin şokunu yaşayan Batı ve kuklası Sisi’nin intikam hamlesidir bu. Ama bu hamlelerin sonucundan da yıkımla ayrılacaklardır. Sisi ne yaparsa yapsın Mısır halkı Türkiye’yle daha da yakınlaşacaktır, gönül bağları daha da kuvvetli hal alacaktır. Mursi’yi tutsak eden, İhvan üyelerini bir bir tutuklayan, Mursi’nin oğlu Abdullah’ın özgürlüğüne bile tahammül edemeyerek onu gözaltına aldıran kukla Sisi de kuklayı oynatanlar da inşallah hüsranı yaşayacaklardır” ifadelerini kullandı.

3’lü şer ittifakı provokasyonu

Yazar Ercan Ezgin, Türkiye’ye karşı Yunan, Rum ve Sisi’nin oluşturduğu 3’lü şer şebekesinin Türkiye’nin kıta sahanlığı içerisinde enerji ile ilgili provokasyonunun kabul edilemez olduğunu ifade etti. “Darbeci Sisi, resmi olarak Mısır cumhurbaşkanı olarak geçiyorsa da bunun yönetiminin hiçbir meşruiyeti yoktur” diyen Ercan Ezgin, “Antidemokratik yollarla darbeyle başa gelen bu adamın attığı diplomatik adımların geçerliliği bulunmuyor. İç kamuoyunda Müslüman Kardeşler’e yönelik uygulanan zulmün katsayısını günden güne artıran Sisi, uluslararası bazda ise Türkiye’nin aleyhine işler yapıyor. Masada ve sahada aktif olan Türkiye’yi çepeçevre sarma, Ortadoğu ve Arap dünyasındaki bağını koparma arzusunun bir yansımasıdır bu” şeklinde konuştu.

Bağlayıcılığı yok

Meşruiyeti olmayan darbe rejiminin uzun vadede bağlayıcılığının bulunmadığına vurgu yapan Ezgin, şöyle devam etti: “Dünyanın birçok ülkesi o rejimi tanısa da, toplantılara davet etse de, anlaşma masalarına oturtsa da milletinin onayını almamış bir rejim uzun vadede çökmeye mecburdur. Yasal ve anayasal hiçbir meşruiyeti olmayan rejimlerin zulmü devam edemez. Mısır halkı bu zulme kendi iradesiyle son verecek ve Firavun’un, Nemrut’un akıbeti ne olduysa Sisi’nin akıbeti de o olacaktır.”

 

Yeni Akit Gazetesi

Haber Tarihi: 12 Ekim 2018 Cuma 12:32

YORUM YAZ

  • yazıYORUMyazıYORUM2 ay önce
    YAw hee heee söyle asarız böyle keseriz. DİMİ!!!

Günün Karikatürü

14 Aralık 2018