Çocuk için sevgi ve güven

Çocuk için en gerekli şey; sevgi, şefkat, ilgi ve güvendir. Sevgi ve güven duyguları bireyler arası iletişimin de temeli olmakla beraber bilhassa her çocuğun doyması gereken bir histir; ekmek gibi, su gibi, hava gibi de elzem bir ihtiyaçtır.

19 Mayıs 2019 Pazar 12:58
Çocuk için sevgi ve güven

Ebrar Beşinci Şimşek

Anne-baba olanlar bilir; ebeveyn olduktan sonra çocuklara yaklaşımımız ve çocuk yetiştirme konusundaki hassasiyetlerimiz değişir. Gündemimiz, araştırmalarımız, sorup soruşturmalarımız eskiye nazaran daha farklı bir hal alır. En basitinden bir arkadaş ortamında bile konuşulan konu; okunan bir kitap, izlenen bir film ya da gezilen bir şehir değil; (ekseriyetle) yetiştirilirken türlü zorluklara katlanılan çocuklar oluverir.

Şüphe yok ki her anne-baba sosyal, ruhsal, fiziksel ve ahlaki yönleriyle bütün bir evladı olsun ister. Zira ahlaki ilkelere, toplumsal örf ve adetlere, milli ve manevi değerlere önem göstererek yaşayan, bu yönüyle etrafına örnek olan, toplumsal hayata katılım gösteren, kendine güvenen ve geleceğe umutla bakabilen bir çocuk yetiştirmek hepimizin hayalidir. Okumalarımız, araştırmalarımız, birilerine danışıyor olmalarımız bu hayal ve hedefimizi tatbik etmeye yöneliktir. O sebeple kendi içimizde ‘çocuğuma nasıl davranmalıyım, ona yaklaşım ve tutumum ne ölçüde olmalı, her yönden sağlıklı ve ahlaklı bir birey nasıl yetiştirilir’ gibi soruları sık sık sorarız ve çevremizdekilerle de mütalaa ederiz.

Nelere dikkat etmeliyiz

Hayata bir birey kazandırırken anne karnı ve 6 yaş arası dönemin ne derece önemli olduğunu öğrenmeyenimiz kalmamıştır. Her ne kadar insan hayatında öğrenmenin belli bir yaş aralığı olmamışsa da, 6 yaşa kadar olan dönem eğitim ve öğretim için daima konuşulmuş ve en verimli dönem olarak saptanmıştır. Bu dönemde çocukların bir hamur olarak görülmesi mümkündür. Hamurun bir kıvamı olsa da (her çocuk kendine has bir mizaçla dünyaya geliyor olsa da) ne şekil verilirse o şekli alır. Bu sebeple söyleyeceklerimizi özellikle de bu dönemi işaret ederek ele alacağız. Şayet sorumuz, “çocuk yetiştirirken neye ehemmiyet gösterilmeli, nelere dikkat edilmelidir” olacaksa bizce cevap, ‘sevgi’, ‘güven’ ve ‘inanç’ duygularının altını çizecek nitelikte olmalıdır. Her çocuğun kendi içinde, birinci derece akrabalarından – kardeşler, amca, teyze, hala, dayı, nene ve dedeler olmak üzere – özellikle de anne babasından görmek ve tatmin olmak istediği duyguları vardır. Bunların başında sevgi, şefkat, ilgi ve güven gibi duyguları sayabiliriz. Sevgi ve güven duyguları bireyler arası iletişimin de temeli olmakla beraber bilhassa her çocuğun doyması gereken bir histir; ekmek gibi, su gibi, hava gibi de elzem bir ihtiyaçtır.

Yetiştiği ailede bu duygulara doygun büyüyen bir çocuk, kişilik gelişimi için gerekli koşulların ekseriyetle sağlanmış olduğu ve kendisinden daha yüksek oranda olumlu tutum ve davranış göstermesi beklenen bir çocuktur.

Neler yapmalıyız

Muhtaç olduğu duyguları kendi ailesinde göremeyen bir çocuk ise, öncelikle dışarının ilgi ve alakasından medet ummaya başlar. Tatmin edilmesi gereken duygularının hayranlık duyduğu biri, arkadaşları, öğretmenleri ya da karşılaştığı diğer insanlar tarafından tatmin edilmesini bekler. Pek tabi ki bu durum bireyi daha savunmasız bırakacağı gibi özellikle de suistimale, duygusal ve fiziksel istismara daha açık bir hale de getirecektir.

Yapılan bazı istatistikler bu duygulara doymuş büyüyen bir çocuğun bağımlılık ve suçluluk oranlarının da daha az olduğunu gösteriyor.

Durum tespiti ve analizinden sonra ne yapılması gerektiği hususuna gelinecek olunursa şayet, bizce öncelikli olarak anne ve babaların çocuklarıyla kuracağı ikili ilişkilerin altının çizilmesi gerekecektir. “Nitelikli ilişkilerin” geliştirilmesi bakımından çocuklarla kurulan iletişimin şeffaf ve samimi ölçüde süreklilik kazanması, üzerinde titizlikle durulması gereken bir konudur.

Tüm bunlardan hareketle gerek çocuklarımıza yaklaşımımız gerek onlarla geliştireceğimiz ikili ilişkiler hususunda şu iki maddenin önemine dikkat çekmek isteriz;

Birinci olarak, çocuklarımıza cazip gelen ya da gösterilen, heves duyması muhtemel aktivite ve eylemleri ilk olarak ebeveynleriyle tecrübe etmelerini sağlayabiliriz. 

İkinci olarak ise; çocuklarla geliştirilen ilişkiler güven temelinde kurulmalı ve onlara ailelerinin her fırsatta güvendiği hissi verilmelidir. Sözgelimi zihinsel olgunlaşma yaşına gelen çocuğumuzun doğru bir karar alacağına, attığı adımın isabetli olacağına, iyi arkadaşlıklar kuracağına inandığımızı onlara hissettirmekten bahsetmekteyiz. Bu inanç onlara, hayatlarının her anında daha dikkatli olmaları ve davranmaları gerektiği sorumluluğunu da vermiş olacaktır.

Sonuç olarak yukarıdaki hususlara dikkat edilerek yetiştirilen ve yeşertilen bir çocuğun geleceğe daha güçlü, sağlam, iradeli ve sağlıklı bir birey olarak adım atacağını söylemek yanlış olmayacaktır.

Dayan kalbim

Sensin gökten gelen oklara hedef,

Oyası ateşle içilen gergef,

Çekme üç beş günlük dünyaya esef,

Dayan kalbim üç beş nefes kadarcık! (Necip Fazıl Kısakürek)

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 19 Mayıs 2019 Pazar 12:58

YORUM YAZ

    Günün Özeti

    Günün Karikatürü

    16 Haziran 2019