Birleşmiş Milletler komisyon üyesinden Amerika'ya "kırmızı çizgi" eleştirisi

Birleşmiş Milletler Uluslararası Bağımsız Suriye  Araştırma Komisyonu üyesi Megally, ABD'nin Suriye'deki "kırmızı çizgi"sinin  kimyasal silah saldırısı olmasını eleştirerek, BM'nin kırmızı çizgisinin ise  İdlib'de "sivillere yönelik herhangi bir saldırı" olduğunu belirtti.

12 Eylül 2018 Çarşamba 18:32
Birleşmiş Milletler komisyon üyesinden Amerika'ya "kırmızı çizgi" eleştirisi

Komisyonu Başkanı Paulo Sergio Pinheiro ve Komisyon üyeleri Hanny  Megally ile Karen Koning Abuzayd, BM Cenevre Ofisi'nde ortak basın toplantısı  düzenledi.

BM'nin ocak-temmuz döneminde Suriye'deki insan hakları durumuna  ilişkin hazırladığı 24 sayfadan oluşan rapora ilişkin düzenlenen basın  toplansına, Beşşar Esed rejimi ve destekçiklerinin saldırılarını sürdürdüğü  İdlib'deki gelişmeler damga vurdu.

Komisyon Başkanı Pinheiro, İdlib'de bulunan "10 bin teröristi  temizlemek için" milyonlarca sivilin riske edilmesinin kabul edilemeyeceğini  vurguladı.

İdlib'deki tüm taraflara ve uluslararası aktörlere çağrıda bulunan  Pinheiro, olası sivil katliamları ve felaketi engellemek için gerekli tüm çabanın  gösterilmesini istedi.

Pinheiro, bölgedeki katliamların önlenmesinin en iyi yolunun  uluslararası insan hakları çerçevesinde Suriye'de "siyasi bir çözüm yolu"  bulunması olduğunun altını çizdi.

İdlib'deki sivillerin büyük bölümünün halihazırda Suriye'nin farklı  bölgelerinde yerinden edilmiş sivillerden oluştuğunu anımsatan Pinheiro, İdlib  halkına yönelik insani yardımların artırılması gerektiğini belirtti.

Kırmızı çizgi açıklaması

Pinheiro, "ABD yönetiminin kırmızı çizgisinin  Suriye'de kimyasal  silahların kullanılması olduğu ve bunun ne kadar doğru olduğu" yönündeki soru  üzerine, BM üyesi ülkelerin yaptıkları açıklamalara yönelik genelde yorum  yapmadıklarını söyledi.

Aynı soru üzerine söz hakkı alan komisyon üyesi Megally ise şöyle  konuştu:

"Son birkaç yıldır Suriye'de gördüğümüz gerçek, terörle mücadele adına  sivillerin kurban edilmesi ve devletlerin ülke (Suriye) üzerindeki kontrolü  yeniden kazanma çabalarıydı. Odaklanılan nokta ise kimyasal silahlar ve bu  silahların kullanılmasıydı. Elbette uluslararası yasaklanmış kimyasal silahların  kullanılmaması yönündeki çağrıları destekliyoruz. Geçmişte pek çok olayda bu  saldırıları kınadık ve soruşturduk fakat gerçek şu ki çatışma içindeki tüm  taraflarca uluslararası insan hakları hukukun bariz şekilde göz ardı edilmesiyle  çatışmalarda daha fazla insan öldürülüyor."

İdlib'de, geçmişin aksine sivillere yönelik ayrım gözetmeksizin  saldırıların, varil bombalarının kullanılmasının, sivil hedeflere yönelik kasıtlı  saldırıların olmaması uyarısında bulunan Megally, "Eğer herhangi bir BM üyesi  devlet (ABD) 'Biliyorsunuz kırmızı çizgi kimyasal silahların kullanılması'  diyorsa, biz de kırmızı çizginin 'sivillere yönelik herhangi bir saldırı'  olduğunu söyleyebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan uyarmıştı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İdlib konusunda The Wall  Street Journal (WSJ) gazetesine yazdığı makalede Esed rejiminin İdlib'e  saldırısının insani bir felaket doğuracağı uyarısını yapmıştı.

Erdoğan, "Bugüne kadar kimyasal saldırılara odaklanan ABD'nin, bu  keyfi ölüm hiyerarşisini reddetmesi gerekmektedir. Zira konvansiyonel silahlar,  çok daha fazla ölüme sebebiyet vermiştir ancak yaşanacak katliamı durdurma  sorumluluğu, yalnızca Batı’ya ait değildir. Astana Süreci’ndeki ortaklarımız  Rusya ve İran da insani bir felaketi önlemekle yükümlüdür." ifadelerini  kullanmıştı.

Haber Tarihi: 12 Eylül 2018 Çarşamba 18:32

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    17 Kasım 2018