• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Amerikalı eski elçi ve eski CHP'li yine Türkiye'ye ve Abdülhamid Han’a dil uzattı

Daha evvel “rapor” dedikleri herzenameyi kaleme alan Amerika eski Ankara büyükelçisi Eric Edelman ile CHP eski vekili Aykan Erdemir, seçimler sonrası çirkin hücum ile yüzlerini ortaya koymaya devam ettiler.

Yeniakit Publisher
2018-07-07 17:08:00 - 2018-07-07 17:11:07
Amerikalı eski elçi ve eski CHP'li yine Türkiye'ye ve Abdülhamid Han’a dil uzattı

 yeniakit.com.tr 

Daha evvel FETÖ, PKK, Amerika, Avrupa ve tüm dünyayı aklayıp âlemdeki bütün fesadı Erdoğan ile destekçilerine yüklemeye kalkan ve “rapor” dedikleri herzenameyi kaleme alan Amerika eski Ankara büyükelçisi Eric Edelman ile CHP eski vekili Aykan Erdemir, seçimler sonrası çirkin hücum ile yüzlerini ortaya koymaya devam ettiler.

MİLLİ VE DİNİ KIYMETLERİ ETRAFINDA TÜRKLERİN BİRLEŞMESİ ÇOK RAHATSIZ ETMİŞ: ZEHİRLİ BU!

 “Demokrasiler için Müdafaa Vakfı” denilen ve ikide bir yalan dolan ile Türkiye’ye saldırmak olan Amerikan kuruluşunun bünyesi altında seçimler sonrası Eric Edelman ve Aykan Erdemir ile Türkiye üzerine program yapıldı. Onlara, vakfın araştırma analisti Merve Tahiroğlu da eşlik etti.

"Çok süre önce değil, Türkiye model görünmekteydi: Özgür, demokratik ve müreffeh olan, bir NATO müttefiki, Amerika ve Avrupa'nın bir dostu Müslüman ekseriyette bir millet. Bugün, bunların hepsi ciddi şüphe içinde" cümlesiyle programa giriş yapılarak, Türkiye ve Türklerin cahili olduklarını ve ne tip niyetlerle konuştuklarını daha en baştan belli etmeleri dikkat çekti.

İlk sözü alan Eric Edelman intihap için, "bu özgür ve adil bir seçim değildi" deyip, medyanın ciddi surette Erdoğan ve partisi yanında olduğunu, seçimin ayrıca OHAL şartları altında yapıldığını ifadeyle bunlara rağmen Erdoğan'ın ancak %52.6 alabildiğini söyledi. Erdoğan'ın çok yüksek bir şahsi kuvvet edinip, Türkiye'nin son derece derin şekilde bölünmüş bir toplum olarak kalacağını da sözlerine ekledi.

Bilahare Sunucu, "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" söyleminin Nazilerin "tek millet, tek imparatorluk, tek Führer" sloganını hatırlattığını, bunu demekle çok ileri gidip gitmediğini sordu. Edelman, ise "hem evet hem hayır" cevabı verdi ve orada gülüşmelere yol açtı. Zevzekliğinin ardından, Erdoğan'ın henüz soykırım işlemediğini, fakat Türkiye'de hakim olan ideolojinin fevkalade tehlikeli olduğuna dair düşüncesini de paylaştı. Ayrıca bu "ideolojik karışımın, Merve ve Aykan'ın da ifade ettiği gibi, oldukça zehirli" olduğunu söylemek küstahlığından da içtinap etmedi.

Merve Tahiroğlu ise Ak Parti'nin %42 oy oranının bu parti için çok düşük olduğunu söyledi. Partinin bundan dolayı kolayca mecliste yasa geçiremeyeceğini vurguladı. "Aşırı Milliyetçi" MHP ile birlikte ise salt çoğunluk elde edebileceklerini ifade etti. Bu durumun Türkiye ve dış politikası için çok kötü olduğuna dair düşüncesini de paylaştı. PKK'yı ise "Türkiye'nin 'terörist' dediği Kürt grup" diye anması dikkat çekti. "Ultra milliyetçi" MHP'nin Batı, NATO ve PKK için yüksek derecede şüphelerinin olmasını da, Türkiye için kötü addettiği durumun gerekçeleri arasında saydı. Ayrıca bunun İslamcılarla aşırı milliyetçiler arasında bir ittifak olup, "kötü bir haber" olduğunu kaydetti.  Böylece Türk halkının dini ve milli değerlere sahip kesimlerinin birleşmesinin Amerikalı ve onların elemanları için pek rahatsız edici bir durum olduğunu da sarahatle gözler önüne sermiş bulundu.

Aykan Erdemir, Erdoğan'ın kendisi ve ailesinin geleceğinden endişelendiğini düşündüğünü, Türkiye'nin aşırı sağı tarafından rehin tutulduğunu zırvaladı. Bir yanda sert Türk milliyetçiliğini, diğer yanda çok ateşli İslamcı, aşırı sağdan kaldırılan yeni Osmanlı gücünü gördüklerini de ifade etti.

KAFALARINDAN “TÜRKİYE” UYDURDULAR: ERDOĞAN SOSYAL MEDYAYI KONTROL ALTINA ALMIŞ, DAHA DA SEÇİM OLMAZMIŞ

Sunucu Clifford D. May, Erdoğan'ın Türkiye'yi en büyük 10 ekonomi arasına sokma hırsı olduğunu fakat işlerin iyi gitmediğini, Türk lirasının durumuna atıfla ifade etti. Aykan Erdemir de cevaben, ilk 5-6 yılda işlerinin gayet iyi gittiğini, fakat son zamanlarda Türk ekonomisinin çift hane enflasyon, Türk lirasında değer kaybı, sermaye kaçışı, açık vermeden acı çektiğini söyledi. İnsanların cebinde ne olup ne olmadığını bildiğini, fakat medyanın Türk üstünlüğü, Türk gücü vs.den bahsedip, karayı beyaz yaptığını ve Erdoğan'ın büyüsünün de işte bu olduğunu ileri sürdü. Keza medyada neredeyse tam egemenliği bulunduğunu da zırvaladı. Üstelik bu "neredeyse tam egemenliğinin" sosyal ve dijital medyayı da kapladığını salladı.

Eric Edelman da sözde “tespit” esasta ise “arzu” ve düşmanlıktan mütevellit “çarpıtmalarının” karışımı enteresan ifadeler kullandı. Edelman, Erdoğan'ın "çok gergin bir otokrat olmaya devam edeceğine düşündüğünü" söyleyip erken seçime gitmesinin kötüleşen ekonominin onun siyasi beklentisine ne yapacağı korkusundan kaynaklı olup bunun çok düşük bir demokrasi düzeyindeki yerlerde olacak bir şey olduğunu ortaya fırlattı. Yıllardır takip ettiği Erdoğan'ın seçim akşamı görüntüsünün Anadolu Ajansının yayınlarına rağmen çok "bedbin" gözüktüğünü de ifadeyle, istek ve arzularını hakikat gibi sunmak rezilliğinde ısrar etti.

Bilahare Edelman, bu seçimin veya sonraki seçimin Türkiye'nin son seçimi olabileceğinden de korktuğunu söylemekle, ne sallayacağı konusunda bir şaşkınlık içinde olduğunu da gözler önüne sererek içler acısı bir halde olduklarını gösterdi. Rusya, Mısır, İran'da görülen "seçimli otoriterlik" bulunduğunu da söyleyip, Sisi'nin seçimleriyle Erdoğan'ın seçimlerini aynı kefeye koyarak, ne biçim bir cehalet ve hücum için argüman yoksunluğunda bulunduklarını da göstermesi ayrıca dikkat çekti.

AMERİKAN TERÖR SEVİCİ EMPERYALİSTLERİ, “YAŞANANLAR KARŞIDEVRİM” DEYİP ATATÜRK TÜRKİYE’Sİ İSTEDİ

Programda calib-i dikkat bir bahis ise şuydu: Sunucu Aykan Erdemir'e, bu yaşananların 1920'lerdekine karşı bir "karşı devrim" olduğu düşüncesini paylaşıp bunu ona sordu. Erdemir de, Erdoğan'ın 16 yılda sistematik olarak Atatürk'ün memlekette adının yer aldığı yerlerden ismini bertaraf ettiğini, onun çok açık olup, Atatürk'ün antitezi olduğunu kaydetti. Edelman da bu görüşe katılıp, "Kemalist rejimi düşürmek için çok açık bir şekilde karşı devrim yaptı" ifadelerini kullandı.

ABDÜLHAMİD HAN’A “KIZIL SULTAN” DEMEKLE ÇİRKİNLİĞİ İYİCE YUKARIYA TAŞIDILAR

Merve Tahiroğlu denen diğer konuşmacı, Erdoğan'ın "devasa" bir saray yapması dışında, Sultan Abdülhamid ile de özdeşleştirilmesine dikkat çekip Abdülhamid Han'a da çirkince 10'larca yıl evvel çürütülüp çöpe atılmış iftira ve yakıştırmalarla saldırdı. Yapılan dizide birçok tarihi hata olduğunu söyledikten sonra zırnana cahil haliyle düzeltecekmiş gibi, “Abdülhamid'in Ermeni kıyımlarından dolayı tarihte 'kızıl sultan' olarak bilindiğini” söylemekten utanmadı. Erdoğan'ın onunla özdeşleşmesinin ideolojisi ve hırsları hakkında çok şey söylediğini de laflarına ekledi.

Bu öylesine konuşmacı, Rabia işaretinin kendisi için hem İslamcılık hem milliyetçiliği ve hem de global bir hırsı ifade ettiğini de beyan etti. Keza Muharrem İnce'nin İstanbul mitinginin 5 milyon veya daha fazla olduğu şeklindeki "bakar kör" dedirtecek gülünç şişirme yalanı da tekrarladı.

Kısacası programın tamamı Türk halkına adeta, şu kısa dünya hayatı için her tür zulümle lekelenmiş kimselere yaranmak adına bütün milli ve dini değerlerini satıp memleketi bunlara payanda ve sömürge yapmaya çalışanların varlığı ve gayretini, dolayısıyla da bir ve bütün olmaları gerektiğini zımnen nasihat etmekteydi…

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı