AK Parti gönüllüsünden ibretlik uyarılarla dolu mektup: Biz bu maçı alırız Reis ama...

İstanbul’da yaşayan AK Parti gönüllüsü bir öğretmen, AK Parti’nin Üsküdar’daki seçim bürolarında gördüğü heyecansızlığı anlatan bir uyarı mektubu kaleme aldı. Bayram ziyareti nedeniyle yolunun Üsküdar’a düştüğünü anlatan öğretmen, CHP ve HDP seçim örgütlerinin çalışmalarına karşı AK Parti teşkilatlarının yeterince heyecanlı ve dinamik bir görüntü sergilemediğine dikkat çekerek, “Biz bu maçı alırız Reis ama biraz heyecan yani” ifadeleriyle serzenişte bulundu.

12 Haziran 2019 Çarşamba 18:17
AK Parti gönüllüsünden ibretlik uyarılarla dolu mektup: Biz bu maçı alırız Reis ama...

 Uğur Kağan Hanoğlu  yeniakit.com.tr 

31 Mart seçimlerinde AK Parti’nin Ankara ve İstanbul’da kazanamamasının nedenini teşkilatlardaki heyecan eksikliğine bağlayan yorumlar yapılırken, İstanbul’da bayram ziyareti için Üsküdar’a giden AK Parti gönüllüsü bir öğretmen şahit olduğu seçim çalışmalarından duyduğu rahatsızlığı kaleme aldı. “Biz bu maçı alırız Reis ama…” başlığıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben yazdığı mektubunda teşkilat çalışmalarının eksikliklerine işaret eden öğretmen, mektubunu “Bu satırların sahibinin tek bir gayesi vardır, o da bu güzel şehrin yönetiminin ‘emin’ ellerde olmasıdır.” ifadeleriyle bitirdi.

Metro bu şehir için büyük hizmet

AK Parti gönüllü öğretmen, mektubuna şu ifadelerle başladı:

Pek çıkmam mahalleden, günün 18 saati çalışırım. Ama bayram bu, çıktım. Yakın akraba ziyaretlerinden sonra, çocukları dede-nineye bırakıp dönüş yoluna geçtim. Gidişte 60 TL taksi parası verdim, kişi başı 12 TL’ye gelmiş oldu ama dönüşte kıyamadım, cebimde kalsın deyip minibüse bindim ve Üsküdar’a indim. Oradan da metro ile dönerim idi düşüncem. Aslında kayınpederden çıkışta azıcık yürüse imişim Üsküdar-Çekmeköy metrosuna binme şansım varmış ama bilmiyordum, öğrenmiş oldum. Bir dahaki sefere taksiye de ihtiyacım olmayacak metroyu kullanacağım. Metro bu devasa şehir için büyük bir hizmet, en küçük katkısı olanlar dahil, yapanlara müteşekkirim.

CHP çadırında halay çekiliyordu

AK Parti gönüllüsü öğretmen mektubuna şu ifadelerle devam etti:

Sofular Durağı’nda indim, sanırım Sofular durağı idi geçmişten aklımda kaldığı kadarı ile, zaten 200 metre var yoktu Üsküdar İskelesi’ne, yürüdüm. Denizin yakınlığı bir nebze olsun kırıyordu havanın sıcaklığını ama yine de ağırdı hava. Üzerimdeki cekete söylenmeden edemedim.
Mihrimah Sultan Camii’ne varmadan duyuluyordu müziğin sesi. İnsanı halaya davet eden davetkar bir müzik çalıyordu. Müzik tarafına değil de Beylerbeyi yönüne yöneldim. Yürüdüm biraz. Denizden esen rüzgârın beni öpüp sarabileceği, gölgesi olan bir yer aradım. Deniz otobüsleri iskelesi tarafında bir kafe olmalıydı. Yolun karşısına yürüyüp vardım kafeye. Sakin bir boş masa baktım, yoktu. Daha ileriye yürümek anlamsızdı, hava da sıcaktı ya.

Deniz kıyısından Üsküdar İskelesi’ne doğru geri yürüdüm. Tam İskele önünde CHP’nin seçim çadırı vardı. Sağlı sollu, büyük ses kolonları konmuş, meydana hâkim bir müzik sesi inletiyordu meydanı. Çadırın önünde 30-35 kişilik bir genç grubu halay çekiyordu. Rengârenktiler; sakallı sakalsız erkekler, başörtülü başörtüsüz kızlar… Etrafta da telefonuyla çekim yapan onlarca insan… Coşkulu bir hava, coşkulu bir kalabalık.”

Neden Diriliş ve Dombra çalınmaz ki?

Pek bilmem kıskanmayı, imrenirim daha çok ama bu kez kıskandım. Bu coşkulu hava ve kalabalık AK Parti çadırı önünde olmalıydı!” diyerek duygularını dile getiren öğretmen, tespitlerini şöyle sürdürdü:

“AK Partili bilirler beni ama hiç partici olmadım, AK Partici de olmadım. Oyumu partinin ilk seçime girdiğinden beri hep verdim. Aradaki farkı, en yakınlarıma bile anlatabilme şansım olmadı. Çok da problem etmeyip, ben kendi yoluma devam ettim, onları da kendi hallerine bıraktım. Recep Tayyip Erdoğan karizmatik bir liderdi benim nazarımda; bu ülkeyi ve halkımı da ancak onun gibi bir lider doğru yönlendirip motive edebilirdi. Halkımın motivasyonunun yüksek olduğu her dönemde her türlü zorluğu aşabildiğini bildim ve gördüm de. Bir şey daha vardı benim için ehemmiyeti olan: Memleket sevdası. Bu ülke ve insanı için ölümü dahi göze alabileceğimi düşledim hep. Sevdam ile onun sevdasının örtüştüğünü görüp bilmesem, ne yanında olur ne de davasını davam bilirdim. Ben onu günlük siyasi tavrıyla değerlendirmem çünkü siyaset ne bildiğim bir alandır, ne de sevdiğim bir alan. Elbette siyasette zaman gelir yanlışlar da olur, yanlış olduğu düşünülen şeyler de; sanırım ki, siyasi faaliyetlerin doğruluğu ya da yanlışlığını zaman içinde anlar, görürüz. Siyaset bu fakirin boyunu aşar vesselam.

CHP çadırındaki tabloyu görünce, gayr-i ihtiyarî, gözüm AK Parti çadırını aradı. Üsküdar AK Parti’nin kalelerinden birisi çünkü. Gümbür gümbür o heyecanı görmeliydim Üsküdar’da. Muhtemelen bir başka yerde kurulmuş olmalıydı, yakınımdaki halay müziğinin gümbürtüsünden onun müziğini duyamıyor olmalıydım.

Gördüm, az ileride, çoğu zaman ramazan çorbası ikram edilen küçük karavandı AK Partililerin karargâhı. Heyecanla yöneldim ama yaklaşınca söndü heyecanım. Vardım, izledim bir süre karavanı ve önündekileri. Moralim bozuldu. Heyecansız bir müzik çalıyordu fonda, gümbür gümbür değildi. İskelenin tam çıkış kapısına yakın 25-30 kadar genç ellerindeki Ak Parti bayraklarını sallıyorlardı. Heyecansızdı sallamaları, muhtemelen, müziğin o moral bozucu gümbürtüsüzlüğü onların da sallamalarını etkilemiş olacaktı.

Bir şey daha vardı dikkatimi çeken ve moralimi yerle bir eden! Bayrak sallayanların tamamı, vallahi özellikle baktım, tamamı, hafiften çekik gözlü gençlerdi. Bu kardeşlerim, muhtemelen, Türkiye’ye gelmiş ya Afgan ya da Özbek çocuklardı. Ne ruh vardı, ne heyecan. Yıkıldım! Dayanamadım, karavanın kapısına vardım, 'Buranın sorumlusu kim arkadaşlar?' dedim. Ben yaşlarda bir arkadaş, 'Benim, buyrun' dedi tüm nezaketiyle. Elini sıkıp merhaba dedim ve devam ettim, 'kardeşim kolay gelsin, CHP çadırı tarafından geliyorum, müzikleri gümbür gümbür, benim bile oynayasım geldi, insanlar heyecanla ve zafer işaretleriyle halay çekiyorlar. Bir karnaval havasında çadırın önü, burada ise müzik berbat, heyecansız. Şuraya Diriliş’in müziğini ya da Dombra’yı koysanız bile yeter, neden düşünmediniz ?' dedim. Dedi ki, 'abi, biliyorum, ben de bunun farkındayım ama maalesef Ak Parti İl’den bize bunları gönderdiler ve bunları çalmamızı istiyorlar, ili aşamıyoruz !' Gayr-i ihtiyarî ağzımdan öfkeyle, 'Kahretsin, Erdoğan’ın dışında herkes Parti’nin aleyhine çalışıyor!' cümlesi çıktı. 'Peki, kolay gelsin.' deyip ayrıldım ama elim ayağım öfkeden titriyordu.

Bu duruma sessiz kalamazdım

Seçim çalışması yapan AK Parti teşkilatlarında gördüğü eksiklere karşı sessiz kalamayacağını yazan AK Parti gönüllüsü öğretmen, sesini duyurmak için giriştiği mücadeleyi de şu sözlerle ifade etti:

"Birilerini aramalıydım, düzeltilmeliydi bu. Sessiz kalamaz, 'bana ne!' diyemezdim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan bir dostumu aradım ama elinden bir şey gelemeyeceğini fark ettim, 'hocam, Cimer’e yaz.' diyebildi. Cimer-mimer hak getire, orayı aşıp aşamayacağımı da bilmiyordum. Bir başka arkadaşım, kardeşim vardı aradım, telefonu cevap vermedi. Çaresiz kaldım ama öfkeden içim içime sığmıyordu. Ama bu problemi, her ne olursa olsun, birilerine, bunu anlayıp müdahil olabilecek birilerine duyurmalıydım. Tek bir mermim vardı, silahım, kalemime güveniyordum, yazmalıydım!

Allahtan, 3-4 saat sonra Ankara’daki kardeşim aradı. Heyecan ve öfkeyle anlattım, bayram dolayısıyla şehrine gitmişti. Dinledi sağ olsun ama yoğun olduğunu fark ettim, 'abi, ileticem ben' dedi ama yoğunluğundan unutabilirdi de. Vakit de geçiyor, zaman ilerliyor ve seçim yaklaşıyordu. Dayanamadım ve bu yazıyı kaleme aldım.

Son söz olarak üç maddelik bir teklifim var:

1- İstanbul’da çalınan tüm müzikler heyecan yüklü, gümbür gümbür olmalı. Kendim dahil, benim insanım, tüm renkleriyle, 81 milyonluk varlığıyla duygusaldır, heyecanlıdır. Gözünü karartıp vatan-millet için ölüme yürür. En son 15 Temmuz’da tüm dünya âlem gördü bunu. Bu heyecanı harekete geçirmek ihmal edilmemeli!

2- İstanbul’un tüm meydanlarındaki seçim çadırlarında, heyecanı kontrol edip sevk ve idare edebilecek, yaşça büyük 2-3 kişi ve heyecanlı, sahiden yürekten bu davaya inanmış genç kalabalıklar sevk edilip görevlendirilmeli.

3- İktidar nimetine elini sürmemiş, maddi bir beklentisi olmayan, sadece vatan-millet sevdalısı insanlar bir şekilde seçimin heyecanına sokulmalı ve sahaya sürülmeli! Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın iki güzel cümlesi bu insanların sahaya inmesini sağlayabilir. Bu insanlar da sahaya indirilirse seçimin galibiyeti garantiye alınacaktır.

Bu satırların sahibinin tek bir gayesi vardır, o da bu güzel şehrin yönetiminin 'emin' ellerde olmasıdır.

Kanaatim odur ki, şayet bugün dikkatimi çeken sözünü ettiğim durumlar düzeltilirse,

BİZ BU MAÇI ALIRIZ REİS!

Aksini düşünmek bile istemiyorum!

 

Akit Youtube Kanalına Abone Ol

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 12 Haziran 2019 Çarşamba 18:17

YORUM YAZ

  • hiçhiç4 gün önce
    ALLAHva gam yok kardeşim .biz çiğnensekte hakkı tutup kaldırmakla mükellefiz.Biz şahsi çıkar menfaat peşinde değiliz dikkat et AK partili dışında siyasi propogada yapanların hepsi mamalarının kesildiğinden dem vurur demekki işimizi yapıyoruz .biraz gayret biraz çoşku tüm ihtiyacımız.olacak inşallah.ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN
  • garipgarip5 gün önce
    geçti kardeşim o devirler öyle soğudum ki, bu vatan ve millet için canını malını ortaya koyan bizler uyduruk nedenlerle işimizden gücümüzden edildik. salak gibi ortaya atladık olan biz garip gurebaya oldu godomanların keyfi tıkırında. geç kardeşim geç..
  • tarıktarık5 gün önce
    hoca biraz da kendi konularından bahset. mesela nasıl ateist kitaplar okutulduğundan öğretmenlerin derslere girmediğinden. müzik öğretmeninin atatürkle ilgili şiir okumayan oğluma sıfır verdiğinden şikayet etmeye bile korkan bir veli olduğumdan. ya da boş ver böyle devam et.
  • ŞairŞair5 gün önce
    Bu yüreği Vatan sevgisi dolu Ak Partili Öğretmen kardeşimi yürekten kutlıuyorum. Tespitleri yüzde yüz dogru keşke Reis bu yazıyı okusa okutsalar hiç sanmıyorum ama inşallah okuturlar.
  • Isvicre kjzgin kirgin UETD liIsvicre kjzgin kirgin UETD li5 gün önce
    Ak partimizde yùzde 80 yònetim ehilsiz maneviyati zayif aşciya íşciye yùksekten bakan.Maddeyati cok seven. kįşiler ve başkanlar var.paran varsa başkansin.Hehşehrin varsa Ak parti de korunursun yoksa allemayi cihsn olsan boş .Ak parti bence samimi heyacanli dava insanlari vatandaşi aşciyi ìşciyi kaybetmek úzere.tecrūbelerim var tùrkiyeyrecok sik gidiyorum.3 bin kįşinin olduğu yerde íşciyim.davulla zurna ile bu íş olmaz.Reis bu insanlari cağirip dinlerese biz kazaniriz.bir ara duymuştum sanirim Reise mektup yazilmíşiletilmedimi ne bileyim.Hayirlisi olsun.
  • SüleymanSüleyman5 gün önce
    Evet bende aynısını eyüp sultanda gördüm iyi partinin adamları bile ak partililerden daha bir aşkla çalışıyor Ak partinin elemanları adeta dostlar alış verişte görsün havasındalarŞimdi ben ak partili yetkililere soruyorum bu seçimi kazanabileceğinize teşkilattaki insanlara bile anlatamamışsanız istanbulda % 4 e tekamül eden bir kararsı
  • nuhıtanuhıta5 gün önce
    Hocam Chp nin gürültüsüne bakma.Zaten Chp nin orta yerinin sinema olduğunu herkes biliyor.Diğer bildiğim ve gördüğüm şu ki : İstanbul Ekrem İmamoğlu denilen adaya 20 numara büyük gelir.
  • Amir ZeneliAmir Zeneli5 gün önce
    Evet .... Bu çok doğru bir tespit ve analiz. Başkanımızın yakınındaki yalaka ve yağcı takımı,hatta en yakın akrabalarıda bu kibirlilik görüntüsünü yok etmeli. İmansızların diline düşen ve en çok eleştirilen damat bile başkanımıza zarar verdiğini düşünerek bir süreliğine inzivaya çekilmeli. Bizler geldiğimiz yerin milletimiz olduğunu hala haykırıyoruz... Bir Türkiye'yiz.... Türk,Arap,Kürt,Boşnak,Çerkez,Abaza,Ermeni, Suriyeli,...... diye bir ayrım yok... Lütfen... Ülkemiz elden gitmesin... Kanı bozuklar kazanmasın...Yüce rabbimiz bizimledir... Çöldeki Tuareglerin bile başkanıdır bizim başkanımız...
  • Erkan Erkan 5 gün önce
    Yürekli gönül-ü abimize teşekürler demeki bir ben değilmişim benim gibi düsunenlerde varmış ben de ankarada yaşıyorum altındagda secimle alakalı gucum yeditkçe çalıştım ama menfafsiz bir çikar beklemeden memleketimizi dusunerek cok sonuk bir kampanya yapildi ana cd oldu ara sokaklara dar sokkalar girilmedianlatmak icin AKP genel MRKZ gitim NUMAN KURTULMUSTAN randuvu isdedim birseler yapa bilurmiyiz diye ama randuvu verenolmadı ne yapalı seçim ANKARADA gitti SAYIN ERDOGANIN birileri mirasını yiyip duruyorlar kimse bir katki sağlamıyor ALTINDAĞ ilçe başkanı makamından kalkıp sokak soka gezip girmedik ev bırakmamalı yada degişmeli ilçe belediye net bilmiyorum ama yüzde 65 alıyor büyük şehirde işe yüzde 47 de kalıyor yürekli abiye selâm ve dua ile inşallah ISTANBUL Olacak anadoludaki insanların duvasi BINALI beyle
  • TcVatanseverTcTcVatanseverTc5 gün önce
    Hep söylüyoruz,her zaman söylüyoruz.Hatta 15 temmuzda il ataşehirde toplanan milleti 1. Yerine 2. Köprüye yöneltti ki insanlar 1.köprüye gitmesin diye.Zaten 2.körüye sabaha kadar yürüyen gurup dayanamadı binler geri döndü.İl teşkilatında YA FETÖCÜLER VAR YADA FETÖ TARAFINDAN MANİPÜLE EDİLENLER, SONUÇ AKPARTİ'DE TEPEDEN İNMELER ÇOK,YUKARDA BİR FETÖCÜ OLSA AŞAĞISINI SİZ DÜŞÜNÜN.

Günün Özeti

Günün Karikatürü

18 Haziran 2019