• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

29 Kasım 1846: İsmâil Dede Efendi'nin vefatı (Türk Mûsikisi Bestekârı)

Yeniakit Publisher
2023-11-29 07:34:00 -
29 Kasım 1846: İsmâil Dede Efendi'nin vefatı (Türk Mûsikisi Bestekârı)

Onlar; yaşadıkları döneme çalışmalarıyla, eserleriyle damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, İsmâil Dede Efendi'yi hayırla yâd ediyoruz.

1778 senesinde İstanbul’da Şehzadebaşı’nda doğdu. Türk sanat musikisi çevrelerinde Dede, Dede Efendi, Büyük Dede, Derviş İsmail, İsmail Dede, Hammâmî-zâde İsmail Dede Efendi gibi isimlerle anılmaktadır. Babası Manastır’ın Görice sancağına bağlı Kesriye kasabasından kalkarak İstanbul’a gelip burada memuriyet hayatına başlayan Süleyman Ağa’dır.

Süleyman Ağa uzun yıllar vezir Cezzar Ahmed Paşa’nın mühürdarı sıfatıyla Filistin, Lübnan, Suriye ve diğer bazı bölgelerde bulunmuş fakat bir süre sonra Paşa’nın halka yaptığı haksız muamelelere ve zulmüne dayanamayarak görevinden istifa edip İstanbul’a gelmiş, Şehzadebaşı’nda bulunan Acemoğlu Hamamı’nı satın alarak işletmeye başlamış, İsmail Dede’ye Hammâmî-zâde sıfatı da bu yüzden verilmiştir.



Süleyman Ağa’nın İstanbul’da evlendiği Rukiye Hanım’dan İsmâil doğmuş ve kurban bayramının ilk günü dünyaya geldiği için kendisine bu ad verilmiştir. İsmâil üç, dört yaşlarındayken Süleyman Ağa Acemoğlu Hamamı’nı satmış ve Altımermer’deki Kurusebil Mahallesi’nde Çavuş Hamamı’nı ve hamamın yakınlarındaki bir evi satın almış, aile burada yaşamaya başlamıştır.

İsmâil, ilköğrenimini Hekimoğlu Ali Paşa Camisi bitişiğindeki Çamaşırcı Mektebinde tamamladı. Bu mektepte sesinin güzelliği ve musikideki kabiliyeti nedeniyle ilahicibaşılık görevi verildi. Bu civarda oturan ve kendisi de önemli bir bestekar olan Anadolu Kesedârı Uncu-zâde Mehmed Efendi’nin de çocuğu aynı mektebe gidiyordu. Bu fırsatla İsmail’i dinleyen Uncu-zâde, onun kabiliyetini anlamış ve kendisine evinde musiki dersleri vermeye başlamıştır.



İsmail ilköğreniminden sonra da yedi sene kadar hem Uncu-zâde’den musiki öğrenmiş hem de bu müddet içinde hocasının vasıtasıyla başdefterdarlığın başmuhasebe kalemine katip muavini olarak devam etmiştir. Bu arada haftada iki gün Yenikapı Mevlevîhânesi’ne devama başlamış ve burada Şeyh Ali Nutkî Dede ile kardeşi Abdulbâki Nâsır Dede’den ders almış ayrıca devrin ileri gelen diğer musikişinaslarından faydalanarak kendisini yetiştirmiştir.

Dede Efendi padişahtan izin alarak arkadaşı Zekî Mehmed Ağa ve talebelerinden Dellâl-zâde İsmail ve Mutâf-zâde Ahmed Efendiler ile hacca gitti. O yıl Mekke’de kolera hastalığı salgını vardı. Mekke’de bu hastalığa yakalanan Dede Efendi, hac farizasını yerine getirdikten sonra Minâ’da kurban bayramının birinci gününde öğrencisi Mutâf-zâde’nin kolları arasında 1262/1846 senesinde vefat etti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa Berber

Ruhu şad olsun.Böyle değerlerimizin kıymetini bilmeli ve bildirmeliyiz.Dünyaya tanıtmalıyız.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23