• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

26 Kasım 1934 - Lakap ve Ünvanların Kaldırılması

26 Kasım'da Türkiye'de neler yaşanmıştı? Tarihte bugün hangi gelişmeler oldu? 26 Kasım 1934 - Lakap ve Ünvanların Kaldırılması. 26 Kasım 1946: CHP İktidarı Tarafından Senirkent Seçmenine İşkence Uygulanması. 26 Kasım 2018: İstanbul’da Askeri Helikopter Düştü: 4 Asker Hayatını Kaybetti. İşte detaylar.

Yeniakit Publisher
2021-11-26 08:19:00 -
26 Kasım 1934 - Lakap ve Ünvanların Kaldırılması

26 Kasım 1934 - Lakap ve Ünvanların Kaldırılması 

Kanunla Ağa, hacı, hafız, hoca, molla, efendi, bey, beyefendi, paşa, hanım, hanımefendi, hazretleri gibi lakap ve unvanlar kaldırılıyor bütün yurttaşlar, kadın erkek, kanun karşısında ve resmi belgelerde yalnız adlarıyla temsil edilir hale geliyordu. 

Gelen bu değişiklikle birlikte sadece günlük hayatta ortaya çıkan karışıklıklar giderilmedi, aynı zamanda insanlar arasındaki farkların ortadan kaldırılması amaçlandı. Böylece ağa, molla veya paşa ismi ile anılan bir kişinin başvuruda bulunduğu bir devlet kurumunda ya da ilişkide bulunduğu herhangi bir yerde insanlarla olan münasebetlerinde ilk adımda öne çıkan sınıf farkı giderilmiş oldu. 

Özellikle köylük yerlerde neredeyse bir kanun koyucu olarak görülen ağaların bu etkilerinin kırılması, Cumhuriyet'in getirdiği eşitlik ilkesinin önündeki engelleri kaldırmak için atılması gereken en büyük adımlardan birisi idi. Nitekim kanun görüşmeleri sırasında Çanakkale milletvekili olan Ziya Gevher Bey yapılacak olan değişiklikle ilgili olarak çok sert ve kararlı bir biçimde kürsüden "Bizim geçen maddedeki kastımız, ağalığı, efendiliği fiilen, kesin olarak kaldırmaktır. Bunu yalnız sözle değil, bir kanunla, kuvvetle, mücadele ederek kökünden atmak, kaldırmak istiyoruz." Diyerek tüm vekillere ve halka seslenmişti. 


Kanun böyle olmakla birlikte generallerin ve emekli generallerin paşalık ünvanı hiçbir zaman kaldırılmadı. Devrimlerin sahibi Atatürk de dahil  olmak üzere generallere ‘Paşam’ denilmeye devam edildi. Hiç bir Kemalist de kendisine paşam denilmesinden rahatsız olmadı. 

26 Kasım 1946: CHP İktidarı Tarafından Senirkent Seçmenine İşkence Uygulanması 

Isparta'nın Uluborlu ilçesinin Senirkent bucağından 13 vatandaş noter aracılığıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanlığına bir protesto mektubu gönderdi. Mektupta hiç bir suçları olmadığı halde jandarmanın kendilerine sistemli olarak işkence boyutlarında kötü muamele yaptığını yazıyorlardı. 

Başyazarlığını ve sahipliğini yaptığı Senirkent Gazetesi'ni çıkaran Kemal Cabioğlu anlatıyor:“1946’da DP (Demokrat Parti)’nin ilk taşra teşkilatı Isparta Senirkent’te kurulmuştu..O zamanın valisi Halk Partili tabii. Çok öfkelenmiş buna. Hemen karakol kumandanına: “İyi bir ders verin şunlara!” der. 

Jandarmalar Senirkent’teki demokratların ileri gelenlerinin ağızlarına gem takmışlar, sırtlarına binmişler deh diyorlar, kamçı kötek!.. 

Öyle vurup kan ter içinde bıraktıktan sonra, hayvanların su içtiği hatıllara yatırıyorlar, bir de onun içinde dövüyorlar!.. Sonra ölmüş hayvan leşlerinin işkembelerini başlarına takıyorlar filan derken bir facia oldu. Senirkent faciası…”

Bu olayı basın duyurmadı. Uzun uğraşlardan sonra, geçmiş dönemde Erzurum Mebusluğu yapan ve İst. Noteri olan Hüseyin Avni Ulaş noter kanalıyla basına duyurdu. 

Hüseyin Avni Ulaş’ın naklettiği olayın ayrıntısı şöyleydi: "Devletin Partisi, CHP’ye ye oy vermeyip, Komünist (!) Demokratlara taraftar olmak, düpedüz eşekliktir. Bu yaratıklara EŞEKÇE muamele etmek gerekir." diye kararlar alındı gizlice.İlk uygulama Erkan'ların Hamza'da başladı. 

Kaymakamlık odacısı, Erkan’ların Hacı Hamza’nın kafasına yular bağlamış, onu cadde ortasından çarşı içine doğru çekerek götürüyordu.Hacı’nın sırtına tahribat kâtibi binmişti, elindeki kızılcık sopasıyla;“Deh hadi, deh!” diyerek, bacaklarına olabildiğince şiddetlice vuruyordu…Daha elli metre gitmeden yere çöktü Hacı. Odacı, Hamza’nın kafasına takılı yuları, hala koparırcasına çekiştiriyordu. Tahribat kâtibi, yere yığılan adamın üstüne daha rahat oturup elindeki kızılcık sopasıyla vurmaya devam etti;- Deh, hadi deh! 

İlçenin tüm memurları, jandarma korumasında, bu senaryodaki görevlerini, caddenin iki yanına sıralanıp; “Deh, hadi, deh!” naralarıyla eksiksiz yerine getirirken Senirkent halkı akla hayale gelmeyecek bir olayı görmenin şokunu yaşıyordu…(gerçektarihdeposu)  

Senirkent Faciasının avukatı Şefik Seren'in ifadelerine göre; 26 Kasım 1946 tarihinden itibaren mağdurlara Senirkent bucağındaki devlet yetkilileri ve jandarma tarafından şu işkenceler yapılmıştır: 

1) Sandalye üzerine oturtulan Jandarma erinin yardımıyla kıpırdamasına imkan verilmeden ayakları patlatıncaya kadar falaka dayağı atmak. İnsan şuurunu bozacak kadar olan bu hakikatın ilavesini anlatmaktan hicap duyuyoruz. 

2) Ağızlarına gem vurularak veya gemsiz olarak hayvanlar gibi su içmeye götürülmemiz, bizi insanlığımızdan bıktıracak hakaret ve işkencelerin diğer bir örneğidir. 

3) Islak ve karanlık bodrumlara hapsedilip üzerimize 20-25 gaz tenekesi su dökülmek suretiyle ıslanma cezası 

4) Şapkalarımızı başımızdan çıkarıp içini ufak ve büyük pisliklerle doldurduktan sonra şapkayı başa giymeye mecbur etmek ve hatta şapka içindekilerini içirmek.. 

5) Yüzüstü yere yatırıp insanların en mukaddesi olan namuslarına tecavüz etmeye yeltenerek mağdurlara korku ve dehşet vermek 

6) Su dolu havuzlara vatandaşları soğuk gecelerde elbiseleriyle birlikte atarak boğazına kadar su içinde ördek gibi yüzdürmek. Ara sıra boğma tehditleri yaparak çıkarıp yeniden çeşitli dayaklara maruz bırakmak (Seren,1947:9-10) 

Senirkent Olayı, 18 Ocak 1947'de noter aracılığıyla TBMM Başkanlığına bir protesto mektubu göndererek, bucak müdürünü ve jandarmayı şikâyet etmeleriyle ortaya çıkmıştı. 

26 Kasım 2018: İstanbul’da Askeri Helikopter Düştü: 4 Asker Hayatını Kaybetti 

İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde askeri helikopterin düşmesi sonucu 4 asker hayatını kaybetti, 1 asker yaralandı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mehmet Kocataş

Bu ülkede CHP Avrupalı olacağım diye sürekli kendi insanına işkence etmiş ama şimdiki gençlere bunu anlatacak program yapamıyoruz.
  • Yanıtla

AKİT MEDYASINDAN ALLAH RAZI OLSUN BU GERÇEKLERİ BİLMEDİĞİMİZ İÇİN BİZLERİ AYDINLATIKLARI İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ İYİ Kİ VARSINIZ,,BU MİLLET BALKAN VE KAFKAS,,BİRİNCİ SAVAŞI UYDURUK BİR KURTULUŞ SAVAŞLARI YETMEMİŞ GİBİ BİRDR İSLAM SANCAĞINI VE ÜMMET BİRLİĞİ ULAN HİLAFETİ KARDİR YERİNE SIRF DİNİMİZİ,,İMANIMIZI VE ECDADIMIZIN GEÇMİŞİNİ UNUTURMAK İÇİN AİLENİN (( KAN DAMARINA, İLİKLERİNE VE RUHUNA )) KADAR KADAR İNDİLER,,, BU BÜTÜN YAPILANLAR KESİNLİKLE BİR TÜRKÜN BEYNİNDEN VE RUHUNDA ÇIKMAZ,, BU BİR HAÇLININ VE EMPERYALİSTLERİN İSLAMİ ÜMMETİ VE OSMANLININ BÜTÜN GELENEĞİNİ YOK ETMEK İÇİN YAPILDI,,,, SORUYORUM İNSANLARIMIZA LAKAPLAR NEDEN ŞART KOŞULDU VE ÜÇ İSİM ,, OĞUL,,BABA VE DEDE İSMİ OLMADI ,,, ÇÜNKÜ AMAÇ DEDENİN İSMİNİ UNUTULSUN DİYE ,, ŞİMDİ SORUN ÇOCUKLARIMIZA DEDENİN İSME NE BİLMEZLER,,, AMAÇ NESİLLERİ YOK ETMEKTİR,,, VESSELAM,,,
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23