• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
8
Takıntı hastalığı nedir? En belirgin belirtileri nelerdir?

2021-06-18 21:21:13
Takıntı hastalığı nedir? En belirgin belirtileri nelerdir?

Anksiyete türü bir rahatsızlık olan obsesif-kompülsif bozukluk (OKB), insanları tekrarlanan düşünce ve davranışlar döngüsüne hapsederek kısıtlayan bir hastalıktır. Obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişiler, kontrol edemedikleri yinelenen ve stres yaratan düşünceler, korkular veya görüntüler (obsesyonlar) nedeniyle huzursuz olurlar.

#1
Foto - KENDİLERİNİ DURDURAMAZLAR: Bu düşüncelerin yarattığı anksiyete bazı ritüelleri ya da rutinleri acil olarak gerçekleştirme ihtiyacına (kompülsiyonlar) neden olur. Ritüeller takıntılı düşünceleri önleme veya akıldan uzaklaştırma girişimiyle yapılır. Ritüel anksiyeteyi geçici olarak durdurur, obsesif düşünceler tekrar oluştuğunda kişinin ritüeli hemen tekrar etmesi gerekir. Bu OKB döngüsü kişinin gününden saatler çalarak normal günlük işlerini yapmasını engelleyebilir. Obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişiler saplantılarının ve takıntılarının gerçek dışı veya manasız olduğunun farkında olabilirler, fakat kendilerini durduramazlar.

KENDİLERİNİ DURDURAMAZLAR: Bu düşüncelerin yarattığı anksiyete bazı ritüelleri ya da rutinleri acil olarak gerçekleştirme ihtiyacına (kompülsiyonlar) neden olur. Ritüeller takıntılı düşünceleri önleme veya akıldan uzaklaştırma girişimiyle yapılır. Ritüel anksiyeteyi geçici olarak durdurur, obsesif düşünceler tekrar oluştuğunda kişinin ritüeli hemen tekrar etmesi gerekir. Bu OKB döngüsü kişinin gününden saatler çalarak normal günlük işlerini yapmasını engelleyebilir. Obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişiler saplantılarının ve takıntılarının gerçek dışı veya manasız olduğunun farkında olabilirler, fakat kendilerini durduramazlar.

#2
Foto - OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluk) belirtileri nelerdir? Yaygın obsesyon belirtileri: Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma Başkasına zarar vermekten korkma Hata yapmaktan korkma Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma Şeytanca veya günahkar düşünmekten korkma Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı Aşırı kuşku ve sürekli güvence ihtiyacı

OKB (Obsesif Kompülsif Bozukluk) belirtileri nelerdir? Yaygın obsesyon belirtileri: Pislik veya mikrop bulaşmasından korkma Başkasına zarar vermekten korkma Hata yapmaktan korkma Rezil olmaktan veya sosyal açıdan kabul edilemez bir şekilde davranmaktan korkma Şeytanca veya günahkar düşünmekten korkma Düzen, simetri, kusursuzluk ihtiyacı Aşırı kuşku ve sürekli güvence ihtiyacı

#3
Foto - Yaygın kompülsiyon belirtileri: Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama El sıkışmayı veya kapı tokmağına dokunmayı reddetme Kilit, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme Rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma Sürekli bir şeyleri belli bir biçimde düzenleme Belirli bir sıraya göre yemek yeme Genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere, görüntülere veya düşüncelere takılıp kalma Belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı Değeri olmayan şeyleri toplama veya biriktirme

Yaygın kompülsiyon belirtileri: Tekrar tekrar yıkanma, duş alma veya ellerini yıkama El sıkışmayı veya kapı tokmağına dokunmayı reddetme Kilit, ocak gibi şeyleri sürekli kontrol etme Rutin işleri yaparken içinden veya yüksek sesle sürekli sayı sayma Sürekli bir şeyleri belli bir biçimde düzenleme Belirli bir sıraya göre yemek yeme Genellikle rahatsız edici olan, akıldan çıkmayan ve uykuyu bölen kelimelere, görüntülere veya düşüncelere takılıp kalma Belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama İşleri belirli bir sayıda yapma ihtiyacı Değeri olmayan şeyleri toplama veya biriktirme

#4
Foto - “TAKINTI ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE DE GÖRÜLEBİLİR”Doç. Dr. Bal, yapılan araştırmalara göre “Takıntı hali, toplumun yüzde 2-3’ünde gözükür hale gelmiştir. Takıntılar, küçük çocukluk dönemi dahil her yaşta görülebilir, ancak ergenlikte (12–19 yaş) ve genç yetişkinlikte (20–30 yaş) gözükme sıklığı daha yüksektir. Takıntılar kadınlarda erkeklere göre daha yüksek görülmekte, buna karşın erkelerde ise kadınlara göre daha erken yaşta görülmektedir” açıklamasında bulundu.

“TAKINTI ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE DE GÖRÜLEBİLİR”Doç. Dr. Bal, yapılan araştırmalara göre “Takıntı hali, toplumun yüzde 2-3’ünde gözükür hale gelmiştir. Takıntılar, küçük çocukluk dönemi dahil her yaşta görülebilir, ancak ergenlikte (12–19 yaş) ve genç yetişkinlikte (20–30 yaş) gözükme sıklığı daha yüksektir. Takıntılar kadınlarda erkeklere göre daha yüksek görülmekte, buna karşın erkelerde ise kadınlara göre daha erken yaşta görülmektedir” açıklamasında bulundu.

#5
Foto - “EN YAYGIN TAKINTI TÜRLERİ: TEMİZLİK VE KONTROL TAKINTISI”Çeşitli nedenlere bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösteren ve yaygın olarak görülen pek çok takıntı olmakla birlikte, bunlardan dünyada en sık görüleni temizlik takıntısı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bal, “Bu takıntıyı yaşayan birey, ellerine, bedenine, giysilerine, evine ve bulunduğu diğer ortamlara değişik maddelerin bulaştığını düşünmekte ve dolayısıyla ortaya çıkan bu düşünsel sıkıntıyı giderebilmek için sık sık temizlik yapmakta ya da yıkanmaktadır” diye konuştu.Doç. Dr. Bal, “Sık görülen takıntılardan bir diğeri ise kontrol takıntısıdır. Bu takıntıyı yaşayan birey, örneğin evden çıkarken ocağı açık bırakıp bırakmadığı, çıkarken kapıyı kilitleyip kilitlemediği, ütüyü elektrik prizinden çekip çekmediği gibi konularda aşırı şüphe yaşar ve dolayısıyla ortaya çıkan bu düşünsel sıkıntıları ve şüpheleri giderebilmek için tekrar tekrar kontrol etme gereksinimi duyar. Ayrıca, kişi kendi kontrolünü kaybedip birine zarar verebileceği konusunda da aşırı biçimde endişelenir, bu yüzden başkasına zarar vermesine sebep olabilecek aletleri çevresinden uzak tutmaya çalışır” dedi.

“EN YAYGIN TAKINTI TÜRLERİ: TEMİZLİK VE KONTROL TAKINTISI”Çeşitli nedenlere bağlı olarak kişiden kişiye farklılık gösteren ve yaygın olarak görülen pek çok takıntı olmakla birlikte, bunlardan dünyada en sık görüleni temizlik takıntısı olduğunu ifade eden Doç. Dr. Bal, “Bu takıntıyı yaşayan birey, ellerine, bedenine, giysilerine, evine ve bulunduğu diğer ortamlara değişik maddelerin bulaştığını düşünmekte ve dolayısıyla ortaya çıkan bu düşünsel sıkıntıyı giderebilmek için sık sık temizlik yapmakta ya da yıkanmaktadır” diye konuştu.Doç. Dr. Bal, “Sık görülen takıntılardan bir diğeri ise kontrol takıntısıdır. Bu takıntıyı yaşayan birey, örneğin evden çıkarken ocağı açık bırakıp bırakmadığı, çıkarken kapıyı kilitleyip kilitlemediği, ütüyü elektrik prizinden çekip çekmediği gibi konularda aşırı şüphe yaşar ve dolayısıyla ortaya çıkan bu düşünsel sıkıntıları ve şüpheleri giderebilmek için tekrar tekrar kontrol etme gereksinimi duyar. Ayrıca, kişi kendi kontrolünü kaybedip birine zarar verebileceği konusunda da aşırı biçimde endişelenir, bu yüzden başkasına zarar vermesine sebep olabilecek aletleri çevresinden uzak tutmaya çalışır” dedi.

#6
Foto - HASTALIK DÜZEYİNDEKİ TAKINTININ SEBEPLERİHastalık düzeyindeki takıntı hastalığının neden kaynaklandığı hakkında kesin bir kanı bulunmamakla birlikte bazı varsayımlar üzerinde durulmakta olduğunu belirten Doç. Dr. Bal, “Bu hastalığın, hastanın anne-babasında ve diğer birinci derece akrabalarında sık görülmesi hastalığın genetik olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, beyin işlevlerinde bozulma ve Serotonin de takıntı hastalığına yol açtığı varsayılmaktadır. Çocukluk çağı travmalarına (örneğin, cinsel istismar) maruz kalan bireylerin, ileri yaşamlarında önemli bir stres yaşaması ve hemen ardından takıntının ortaya çıkması, erken çocukluk döneminin takıntı gelişiminde önemli rol oynadığını göstermektedir. Diğer bir varsayım da kişilik özellikleridir. Kişilik yapısı olarak titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmeliyetçi özelliklere sahip olan kişiler takıntı hastalığına daha yatkın kişiler olarak değerlendirilir” diye konuştu.

HASTALIK DÜZEYİNDEKİ TAKINTININ SEBEPLERİHastalık düzeyindeki takıntı hastalığının neden kaynaklandığı hakkında kesin bir kanı bulunmamakla birlikte bazı varsayımlar üzerinde durulmakta olduğunu belirten Doç. Dr. Bal, “Bu hastalığın, hastanın anne-babasında ve diğer birinci derece akrabalarında sık görülmesi hastalığın genetik olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, beyin işlevlerinde bozulma ve Serotonin de takıntı hastalığına yol açtığı varsayılmaktadır. Çocukluk çağı travmalarına (örneğin, cinsel istismar) maruz kalan bireylerin, ileri yaşamlarında önemli bir stres yaşaması ve hemen ardından takıntının ortaya çıkması, erken çocukluk döneminin takıntı gelişiminde önemli rol oynadığını göstermektedir. Diğer bir varsayım da kişilik özellikleridir. Kişilik yapısı olarak titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmeliyetçi özelliklere sahip olan kişiler takıntı hastalığına daha yatkın kişiler olarak değerlendirilir” diye konuştu.

#7
Foto - TAKINTI İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARIDoç. Dr. Pervin Nedim Bal, takıntı hastalığının bazen ilaç ve psikoterapi ile bazen de sadece psikoterapi ile tedavi edilmekte olduğunu ifade etti. Bal, “Bilişsel davranışçı terapiler, hastalığın hem tedavisinde hem de tekrarlamasının önlenmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bilişsel tedavilerde amaç rahatsız edici düşüncelerin oluşturduğu sorumluluk algısını azaltmaktır. Bilişsel hataların belirlenmesinden sonra yeterince işlevsel olmayan bu düşüncelerin daha gerçekçi ve işlevsel olanları ile yer değiştirmesi, böylelikle yüksek sorumluluk algısının azaltılması sağlanır. Diğer yandan, hastaların takıntıya neden olan kaygı verici düşünceleri sönme, sistematik duyarsızlaştırma, taşırma, gevşeme vb. çeşitli terapötik tekniklerle giderilmekte ve böylelikle birey takıntılı davranışlardan kurtulmaktadır. Sonuç olarak, takıntılı düşünce ve davranışların günlük yaşamsal işlevlerimizi yerine getirmemizi zorlaştırması, kısıtlaması, bozması, yani takıntının bu derece şiddetli ve yoğun olması halinde bireylerin bir psikoloğa ya da psikiyatriste başvurmasını önermekteyiz” dedi.

TAKINTI İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARIDoç. Dr. Pervin Nedim Bal, takıntı hastalığının bazen ilaç ve psikoterapi ile bazen de sadece psikoterapi ile tedavi edilmekte olduğunu ifade etti. Bal, “Bilişsel davranışçı terapiler, hastalığın hem tedavisinde hem de tekrarlamasının önlenmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bilişsel tedavilerde amaç rahatsız edici düşüncelerin oluşturduğu sorumluluk algısını azaltmaktır. Bilişsel hataların belirlenmesinden sonra yeterince işlevsel olmayan bu düşüncelerin daha gerçekçi ve işlevsel olanları ile yer değiştirmesi, böylelikle yüksek sorumluluk algısının azaltılması sağlanır. Diğer yandan, hastaların takıntıya neden olan kaygı verici düşünceleri sönme, sistematik duyarsızlaştırma, taşırma, gevşeme vb. çeşitli terapötik tekniklerle giderilmekte ve böylelikle birey takıntılı davranışlardan kurtulmaktadır. Sonuç olarak, takıntılı düşünce ve davranışların günlük yaşamsal işlevlerimizi yerine getirmemizi zorlaştırması, kısıtlaması, bozması, yani takıntının bu derece şiddetli ve yoğun olması halinde bireylerin bir psikoloğa ya da psikiyatriste başvurmasını önermekteyiz” dedi.

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23