THY - İmaj

57. Alay destanı


  • Balkan Savaşı’nın çıkmasıyla birlikte 2. Taburu başka birliklere dağıtılmış, Alay komutanı Albay Sami, 1. Tabur komutanı Binbaşı İsmail Hakkı, 3. Tabur komutanı Yüzbaşı Mustafa Nuri olmak üzere olmak üzere 35 subay ve 2223 erle 19. Tümen bünyesinde Lokarca bölgesinde Sırplarla savaşmıştır. Alay bu savaşa 35 subay, 2223 erle katılmış ve 17 şehit vermiştir.

  • Balkan Savaşından sonra Türk ordusunda yeni düzenlemeler yapmak gereği doğmuş; 57. Alay, 9. Kolordu bünyesindeki 19. Tümen ile yeni görev yerine gitmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine de önce 19. Piyade Tümeni bünyesinde yeniden teşkilatlandırılmıştır.

  • Yine 3 taburlu, 49 subay, 3638 erin Alay komutanı Hüseyin Avni, 1. Tabur komutanı Yüzbaşı Zeki, 2. Tabur komutanı Binbaşı Murat, 3. Tabur komutanı Binbaşı Ali Hayri, Tümen komutanı da Yarbay Mustafa Kemal’dir. Alay komutanı Hüseyin Avni 2 Şubat 1915’te Tekirdağ’a gelerek göreve başlamıştır.

  • 57. Alay, daha muharebenin başında Çanakkale’nin geçilmez olduğunu tüm dünyaya göstermiş, İtilaf Devletlerinin çıkarma yaptığı önemli bir bölge olan Arıburnu’nda çelik bir duvar gibi dimdik durmuştur.

  • Çanakkale Muharebeleri öncesi 57. Piyade Alayı, 5. Ordu 3. Kolordu 19. Piyade Tümeni kuruluşunda yer almakta olup, komutanı Binbaşı Hüseyin Avni Bey’dir. Üç piyade taburu ve bir ağır mitralyöz bölüğünden teşkil edilmiştir. Yine Çanakkale Muharebeleri öncesi 57. Piyade Alayının kuvveti; 49 subay, 3638 erbaş ve er, 377 hayvan, 2288 tüfek ve dört ağır makineli tüfekten ibarettir.

  • 57. Alaya 22 Şubat 1915 tarihinde törenle sancak verildi. 23 Şubatta Halep vapuru ile Tekirdağ’dan hareket eden Alay 25 Şubatta Eceabat’a (Maydos) gelmiştir.[37] 19. Piyade Tümeni Karargâhı ile birlikte 26 Mart 1915’te Bigalı Köyü’ne intikal etmiştir. Bu tarihten 24 Nisan 1915 tarihine kadar bizzat Yarbay Mustafa Kemal ve Binbaşı Hüseyin Avni Bey tarafından sürekli eğitime tabi tutulan 57. Alay Bigalı Köyü ve Turşun bölgesinde tatbikatlar yapmıştır. Bigalı Köyünde eğitim ve tatbikatlarını yürüttüğü sırada 57. Alay’ın birkaç kez 5. Ordu tarafından yeri değiştirilmek istenmişse de Mustafa Kemal çıkarmanın yapılacağını tahmin ettiği bölgeye en yakın noktalardan biri olmasından ötürü Bigalı köyünde kalmak yönünde ısrarcı olmuş ve bunda da başarılı olmuştur.

  • İtilaf kuvvetlerinin çıkarma yaptıkları Arıburnu ve Seddülbahir bölgesinin savunma sorumluluğu 9. Tümene verilmişti. Bigalı’da bulunan 19. Tümen, 9 Tümen bölgesinde bulunmakla beraber 5. Ordu emrindeydi.

  • Mustafa Kemal 25 Nisan 1915 günü gerek 27. Alay gerekse 57. Alay’ın yaptığı muharebeleri değerlendirdikten sonra elde edilen başarıyı şöyle yorumlamaktadır: Bu öyle alelade bir taarruz değil, herkesin muvaffak olmak veya ölmek azmiyle harekete geçtiği ve çok istekli olduğu bir taarruzdur. Hatta ben komutanlara şifahen verdiğim emirlere şunu ilave etmişimdir. “Size ben taarruzu emretmiyorum ölmeyi emrediyorum, biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir.”

  • 57. Alay ve 25 Nisan
    Yabancı kaynaklardan ve Anzakların anılarından yapılan aktarmalarla nasıl başladığı ve ilk günleri açıklanan Arıburnu’ndaki Anzak kolordusunun 25 Nisanda yaptığı çıkarmanın temel amacı önce, Kabatepe ile Küçük Arıburnu arasındaki kumsallık bölgeye çıkmaktı. İlk aşamada Conkbayırı-Kocaçimentepe çizgisi denetim altına alınıp, oradan Maltepe bölgesi ele geçirilecek, böylece kuzeydeki Türk kuvvetlerinin güneyde Seddülbahir bölgesindeki Türk birliklerine yardımı engellenmiş olacaktı.

  • 25 Nisan sabahı saat beşten sonra amansız bir şekilde İtilaf donanmasının bombardımanı başlamıştı. Kabatepe yönünden yapılan yoğun ateş nedeniyle yarımadanın batı yamaçları ve tepeleri hallaç pamuğu gibi atılıyordu. Bir süre sonra da çıkarma başladı. Maltepe’deki 77. Alay ve 9. Tümen’den alınan raporlar üzerine Yarbay Mustafa Kemal tümenini alarma geçirdi.

  • İlk önce süvari bölüğünü keşif için bölgenin kilit noktası ve çıkarmanın hedefi olan Kocaçimen’e yollar ve düşmanla karşılaşırsa sonuna dek mukavemet edilmesini ister. O esnada 27. Alay komutanı Yarbay Şefik Bey topçu bataryasını beklemeden harekete geçmiş, Kocadere mevkiinde bir keşifte bulunduktan sonra hücum kararını bildirmişti. Kendisi on dakika kadar önce cephaneye gitmek üzere karargâhından ayrılmıştı. O sırada 27. Alay mıntıkasına bir topçu kafilesinin geldiği görüldü. Bu düşmanın karaya ilk çıkışı esnasında Kanlısırt’ta, topların üçünü kaybeden Yüzbaşı Sabit kumandasındaki dağ bataryasından arta kalan tek topçulardı.

  • 27. Alay komutanı Şefik Bey topçu subayının gösterdiği yöne baktığında, düşman hattının gerisinde bırakmak zorunda kaldıkları üç topu gördü. Bu toprakların etrafında Anzak askerleri gayet rahat bir şekilde dolaşmaktaydı. Derhal eldeki dağ topu hazırlandı ve düşmanın eline geçen üç topun olduğu yer bombalanmaya başlandı. 27. Alay ateş üstünlüğünü ilerleyen Anzaklara karşı ele geçirmişti. İki tabur asker de kendilerine hedef olarak gösterilen yerlerde yürüyüşe geçmişlerdi.

  • Çamburnu’na gelmesi beklenen bataryadan henüz haber alınamamıştı. Nitekim bu batarya çatışma başladıktan ancak üç saat sonra yetişebilecek ve 2. Taburun hücumuna yukarıda adı geçen tek top ne yazık ki yetersiz bir destek sağlamaya çalışacaktı.

  • Üç Alaylı 9. Tümen çok geniş bir bölgeye yayılmıştı. Çıkarmanın hızla devam edeceği ve yoğun bir şekilde asker çıkarılacağı göz önünde bulundurulursa, bu çıkarmaya uzun süre da 27. Alayın karşı koyması zorlaşacaktı. 19. Tümen de ordunun yedeği konumundaydı. Saat 7 olmuş ve ordu komutanlığından 19. Tümen Komutanı'na harekete geçmesi için hiçbir emir gelmemişti. Eğer harekât hızla devam edip yarımadanın kuzeyindeki tepe silsilesi Conkbayırı ve Kocaçimen Tepe düşman eline geçerse, İtilaf Devletleri kısa sürede amacına ulaşabilir, bundan sonra 19. Tümenin buna karşı koyması çok zor olabilirdi.

  • 19. Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal şöyle bir plan yapmıştı; yalnız bir alay kuvvetiyle Kocaçimen Tepe’ye yetişmek ve tümenin öbür iki alayını da her an harekete geçebilecek şekilde hazırlatmak. Yarbay Mustafa Kemal harekete geçmeden önce Gelibolu’daki 3. Kolordu komutanlığına saat 7.00’de bir rapor yazarak düşmanın karaya çıktığını, bu nedenle 57. Alayı o mıntıkaya hareket ettirdiğini bildirdi.

  • 57. Alay saat 7.45’de Bigalı deresinden Kocaçimen Tepeye doğru harekete geçti. Bu güzergâhta askerin tek kol halinde yürüyebileceği patikalar mevcuttu. Sık kayalıklar ve fundalıklar yolu kesiyor bu yüzden askerin ilerlemesi zorlaşıyordu. Buna rağmen daha hızlı ilerlemeye çalışan 57. Alayın yürüyüşü gecikmeye başlamış ve saat 9.40’ı gösterirken Alay Kocaçimen Tepe yakınlarına gelebilmişti. Bu sırada askerlerin dinlenmesi için mola verildi. Bir süre sonra 27. Alayın 8. Bölüğünün 1. Takım erleri cephaneleri bittiği için geri kalan 15 kişi ile geri çekildiler.

  • Anzaklar Arıburnu’na çıkıyor ve merkezden kuzeye doğru ilerleyerek Kocaçimen Tepe’ye çıkmak istiyordu. Gerideki Düztepe, Cesarettepe ve daha gerideki Merkeztepe Anzaklar tarafından ele geçirilmişti. Ancak Conkbayırı’na olan yürüyüş henüz etkili değildi. Eğer hızlı karar verilir ve davranılırsa durumu düzeltmek mümkün görünüyordu.

  • Türk erleri kendilerini kovalayan Anzak askerleri önünden hızla Conkbayırı’na doğru tırmanmaktaydı. İşte bu esnada neferlerin önüne Alay Komutanı çıkar ve o tarihi konuşmayı yapar…Alay Komutanı onlara: “Ben size savaşmayı emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye dek geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçebilir” demiştir.

  • Kurban Bayramının İlk Günüydü
    Bütün askerler siperlerde bayramlaştı, Kuran okundu ve dehşet verici savaş başladı. 10'ar kişilik gruplar halinde düşmana saldıran 57. Alay binlerce düşman askerini geride bırakarak kaçan Anzaklara ilk derslerini vermişlerdi.

  • 57. Alay Galiçya’da
    11 Ocak 1916 tarihinde, 19. Tümen ve 20. Tümenlerle 15. Kolordu meydana getirilmiştir. 19. Tümene 19 Ocakta “hazır ol” emri verildi. Artık 19. Tümen Çanakkale’de vazifesini kahramanca yapmış ve hakkıyla yerine getirmiştir, şimdi ise sıra Galiçya’dadır. Bu harekât doğrultusunda 57. Alaya 20 Ocakta Uzunköprü yönünde ilerlemesi emri verilmiştir. Alay 7-8 Mart 1916’da Keşan’ın Çelebi köyüne vardı ve 25 Nisan 1916’da Çanakkale’deki başarılarından dolayı Padişah tarafından verilen nişanlar sancağına takıldı.

  • 14 Temmuz 1916 tarihinde Uzunköprü cihetine doğru harekete geçen Alay, 21 Temmuz günü Uzunköprü istasyonuna ulaştı. 22 Temmuz 1916’da ise tümen birlikleri ve bu arada 57. Alay da 54 subay, 2741 erle hareket edip Uzunköprü, Karaağaç, Filibe, Sofya ve Niş istikametinden Belgrat’a geldi. Burada bir süre dinlenen Alay daha sonra harekete geçerek Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun Zemlin kasabasındaki evlere yerleşmiştir.

  • 21 Ağustos 1916 tarihinde Ruslar Galiçya cephesinde taarruza geçtiler, 57. Alay Pototorya’dan Zilotalipa’ya kadar olan bölgeyi savunacaktı. 11 Eylül günü düşman 57. Alay cephesine de saldırıya geçti, savaşlar 397 rakımlı tepede cereyan ediyordu. Eylül ayı boyunca devam eden savaşlarda özellikle 5-6 Ekim taarruzlarında Rus birliklerine ağır yenilgiler tattırmışlardır.

  • 9 Aralık 1916 ve 28 Ocak 1917 tarihleri arasında Galiçya cephesinde bulunan 57. Alaya 11 Haziran 1917’de “yurda dön” emri verildi. 57. Alay Galiçya cephesine 54 subay ve 2741 erle girmiş, 685 şehit ve 975 kayıp olmak üzere 1600’ün üzerinde zayiat vermiştir.

  • Bu kahramanların anısına o günden beri Türk ordusunda 57. Alay bulunmamaktadır. 57. Alay, dünya üzerinde en çok madalya sahibi olan alay olduğu için dünyanın en kahraman alayı olarak nitelendirilmektedir.