Kabe - Mekke Canlı Yayın

Hac ve haccın manası nedir?

İslam dininin temel ibadetlerinin 5 tanesinden biri olan hac ibadeti Müslümanlar için oldukça önem arz etmektedir. Hac adaylarının merak ettiği hac vazifesi nedir? Hz. İbrahim (as.) ile başlayan davet üzerine hac Müslümanlar için kutsal bir öneme sahiptir. İşte İslam dininin temel esaslarından birini teşkil eden hac ile ilgili merak edilen önemli detaylar...

Hac, İslâmın 5 temel esasından biridir. Hem beden, hem de mal ile yapılan bir ibadet olan hac ibadeti nedir? "Hac nedir" sorusuna ait merak edilen detayları yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Hac nedir?

İslam Dininin temel ibadetlerinden birisi olan ve sözlükte “gitmek, yönelmek, ziyaret etmek” manalarına gelen hac, imkanı olan her müslümanın, belirli bir zaman içinde Kabe’yi, Arafat ve Mina’yı ziyaret ederek belli bazı dînî görevleri yerine getirmek suretiyle yaptığı ibadeti ifade eder. Hac ibadetini yaparken çeşitli zaman ve mekanlarda icra edilen uygulamalara “menâsik” (tekili, mensek) denir. Kutsal mekan kavramı ve bu yerleri ziyaret, insanlık tarihi boyunca bütün din ve inanç sistemlerinde görülmüştür.

Zamanında ve usûlüne uygun olarak Kâbe'yi ziyaret eden kimseye 'Hacı' denir. Çoğulu Hüccac'tır.

Hac yapmak, namaz kılmak ve oruç tutmak gibi farzdır, yani Allah'ın emridir. Kuran-ı Kerîm'de şöyle buyurulmuştur:

"Yoluna güç yetirenlerin o evi (Kâbe'yi) ziyaret etmeleri Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkar ederse bilmelidir ki Allah bütün insanlardan müstağnidir." (Âli İmrân, 97.)

Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:

"İslâm beş temel üzerine kurulmuştur: Allah'tan başka tanrı olmadığına, Muhammed (s.a.s.)'in Allah'ın Peygamberi olduğuna şahitlik etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek, haccetmek ve Ramazan orucunu tutmaktır."( Buharî, İman, 2; Müslim, İman, 5.)

Hac, Peygamberimizin Mekke'den Medine'ye hicret etmesinden 9 yıl sonra farz kılınmıştır. Bu yıl Peygamberimiz Hz. Ebu Bekir'i 'Hac Emiri' tayin etmiş, kendileri de bir yıl sonra yani hicretin onuncu yılı da haccetmişlerdir. Bu, Peygamberimizin ilk haccı olduğu gibi buna "Veda Haccı" denir. Çünkü Peygamber Efendimiz bundan sonra -vefat ettikleri için- haccetmemiştir.

Hz.İbrahim (as.) ile başlayan davet

İslâmî bazı kaynaklara göre Hac ibadeti Hz.Âdem’e kadar uzatılsa da, Kur’ân-ı Kerim’in bildirdiğine göre, daha önce tahrip olmuş Kabe’nin eski temelleri Hz.İbrahim ve oğlu Hz.İsmail tarafından bulunarak Kutsal Mabed yeniden inşa edilmiş, Hac suresinin 27-29. ayetlerine göre de insanları hac yapmak üzere Mekke’ye ilk davet eden peygamber Hz.İbrahim olmuştur. Bu tarihten itibaren diğer peygamberler ve inananlar da Kabe’yi ziyaret etmişlerdir.

Haccın manası nedir?

Hac, baştan sona temsilî hareketlerden meydana gelmiş bir ibadettir. Hac boyunca hacılar, adına ihram denilen kefene benzer dikişsiz bir elbise ile örtünürler. Bu hareket insanın ölmesini ve dünya ile alâkasını kesmesini temsil eder.

Kâbe'yi her dönüş bir merhale ve menzil aşarak 7 kat göklerin üstüne çıkmak, iç dünyamızda 7 basamaklı olan nefsin en aşağı tabakasından en üst basamağına yükselmek, insanî hayatın gayesine varmak, ruhanî hayata kavuşmak mânalarını da ifade eder.

Hac nasıl yapılır?

Hac, Müslümanlar için İslam dinine ait 5 farzdan biridir. Her Müslümanın hali, vakti müsait olduğunda hacca gitmesi emredilmektedir. Dolayısıyla dinlerinin temel vazifelerinden birini gerçekleştirmek üzere hacca ilk kez giden hacı adayları "hac nasıl yapılır" sorunun cevabını merak eder. İşte "hac nasıl yapılır" sorusunun merak edilen yanıtı ve detayları...

Hacca gitmek isteyen kimse, bu kutsal görev için helal kazanç temin eder. Yola çıkmadan önce varsa borçlarını öder, hak sahipleri ile helalleşir. Günahlarının bağışlanması için tövbe edip Allah’tan af diler. Kazaya kalmış ibadetleri varsa mümkün olduğu kadar kaza eder. Yola çıkacağı zaman evinde iki rekât namaz kılar. Aile fertleri, dostları ve yakınları ile helallasip veda ederek yola çıkar. Yolculukta ve hac ibadeti esnasında başkalarını incitecek kötü söz ve davranışlardan sakınır.

İhrama nasıl girilir?

İhrama girme yeri olan « Mikat » sınırına gelmeden önce tırnaklar kesilir, gerekli vücut temizliği yapılır ve mümkünse gusledilir, değilse abdest alınır. Erkekler giydikleri bütün elbiselerini çıkararak « Izar » ve « Rida » denilen iki parça örtüye sarılırlar. İhramlı oldukları sürece ayak ve başlarını açık bulundururlar. Kadınlar ihrama girerken elbiselerini çıkarmazlar.

Bundan sonra « Mikat » sınırında « İhramın sünneti » niyetiyle iki rekât namaz kılınır ve hacca niyet edilerek telbiye getirilir. Böylece ihrama girilmiş olur. İhram devam ettiği sürece ihramlıya yasak olan şeylerden sakınmak gerekir.

Mekke'ye vardıktan sonra hac

Mekke’ye varılınca gusül yapılır veya abdest alınır. Sonra haremi şerife gidilerek Kabenin etrafında kudüm tavafı yapılır ve ardından iki rekât tavaf namazı kılındıktan sonra Safa ile Merve arasında usulüne uygun olarak sa’y yapılır. Hacı adayı bundan sonra ihramlı olarak Mekke’de kalır. Burada kaldığı süre içinde mümkünse namazları Harem-i Şerif’te kılmak, fırsat buldukça nafile tavaf etmek çok sevaplıdır.

Terviye günü, yani Arefe’den bir gün önce Arafat'a çıkılır. Arefe günü güneş batıncaya kadar Arafat’ta kalınır. İbadet ve dua ile vakitler değerlendirilir… Burada öğle ile ikindi namazları cemaatle öğle vaktinde birlikte kılınır. Buna « Cem’i Takdim » denilir. Öğleden sonra vakfe yapılır. Güneş battıktan sonra aksam namazı kılınmadan « Müzdelife » ye hareket edilir. Müzdelifede akşam ve yatsı namazları cemaatle yatsı vaktinde birlikte kılınır. Buna « Cem-i Tehir » denilir. Geceyi Müzdelifede geçiren hacı adayları şeytan taşlamak için kullanılacak taşları burada toplar.

Bayramın birinci günü hacda neler yapılır?

Bayram sabahı, sabah namazı erken kılınarak, « Müzdelife Vakfesi » yapılır. Hava aydınlandıktan sonra Mina‘ya hareket edilir.

* Akabe Cemresine yedi taş atılır.

* Saçlar tras edilerek ihramdan çıkılır. (Ifrad haccı yapanlara kurban kesmek vacib olmadığından, bunlar Akabe Cemresine taş attıktan sonra traş olup ihramdan çıkarlar. Temettü veya Kiran haccı yapanlar Akabe Cemresi’ne taş atıp kurban kestikten sonra traş olur ve ihramdan çıkarlar).

* Vakit ve imkân bulunursa aynı gün Mekke’ye gidilerek farz olan ziyaret tavafı yapılır.

Bayramın ikinci günü hac

Küçük, orta ve akabe cemrelerine yedişer taş atılır. Bayramın birinci günü ziyaret tavafını yapamayanlar ikinci günde yaparlar.

Bayramın üçüncü günü hac

Yine Küçük, orta ve akabe cemrelerine yedişer taş atılır. Ayni gün Mina’dan Mekke’ye dönülünce veda tavafı yapılarak hac vazifesi tamamlanmış olur.

Uygulamasını anlattığımız Ifrad haccıdır. Temettü ve Kiran haclarının yapılısında bazı farklılıklar vardır.

Temettü Haccı nedir?

Temettü haccı yapacak olan kimse Mikat sınırında umre için ihrama girer. Mekke’ye gelince usulüne uygun olarak umreyi yaptıktan sonra tras olur ve ihramdan çıkar. Terviye gününe kadar. (Yani Arefe gününden bir gün önce) Mekke’de ihramsız olarak bekler. Terviye günü Mekke’de hac için yeniden ihrama girer ve yukarıda anlatıldığı gibi hac vazifelerini yapar.

Ancak ifrad haccından farklı olarak:

1. Bayramın birinci günü Cemre Akabesine taş attıktan sonra kurban keser, ondan sonra traş olur ve ihramdan çıkar.

2. Ziyaret tavafından sonra haccın sa’yını yapar.

Kiran Haccı nedir?

Kiran haccı yapacak olan mikat sınırında hem hac, hem de umreye ikisine birden niyet ederek her ikisi için de bir ihrama girer. Mekke’ye varınca önce umre yapar, umreyi tamamladıktan sonra haccın kudüm tavafını, peşinden de haccın sa’yını yapar. Fakat ihramdan çıkmaz. İhramlı olarak bekleyip terviye günü gelince Arafat’a çıkarak tarif edildiği gibi hac vazifelerini yerine getirir. Kiran haccında da ifrad haccından farklı olarak: Bayramın birinci günü Cemre Akabesine tas attıktan sonra kurban keser, ondan sonra tras olur ve ihramdan çıkar.

Tavaf nedir? Tavaf nasıl yapılır?

Milyonlarca hacı adayı hacca gitmek için sabırsızlanıyor. Hacca özellikle ilk defa gidecek hacı adayları hac ile ilgili detayları merak ediyor. Tavaf ne demektir? Kelime anlamı bir şeyin etrafında dönmek olan tavaf bir hac terimi olarak neyi ifade eder? Tavaf nasıl yapılır? Tavafın çeşitleri var mıdır? Kaç çeşit tavaf vardır? İşte tavaf ile ilgili merak edilen tüm detaylar...

Tavaf nedir?

Bir hac terimi olarak tavaf, Hacer-i Esved’in hizasından başlanarak ve Kâ’be sola alınarak etrafında yedi defa dönmek demektir. Bu dönüşlerin her birine şavt denir. Tavafın, Kâ’be’nin etrafında yapılması gerektiği şu âyet-i kerimeden anlaşılmaktadır: “Ve Beyt-i Atîk’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.” (Hac, 22/29)

Hükmü itibarıyla farz, vacip, sünnet ve nafile olmak üzere dört çeşit; yapılışı itibarıyla “kudüm”, “ziyaret”, “veda”, “umre”, “nezir”, “nafile” ve “tahiyye” olmak üzere yedi çeşit tavaf vardır. Hükümleri ve isimleri farklı olsa da bu tavafların hepsinin yapılışları, farzları (şartları ve rükünleri), vacipleri ve sünnetleri aynıdır.

Tavaf nasıl yapılır? Kaç çeşit tavaf vardır?

Kudüm tavafı nedir?

“Kudüm”, sözlükte bir yere gelmek veya varmak anlamına gelir. Bir hac terimi olarak, “ifrad haccı” yapanların Mekke’ye vardıklarında yaptıkları ilk tavaftır. Bu tavafın yapılması sünnettir. İfrad haccı niyetiyle ihrama giren ancak Mekke’ye uğramadan doğrudan Arafat’a çıkan kimseler ile Arafat vakfesinden önce âdetleri kesilmeyen kadınların kudüm tavafı yapmaları gerekmez.

Ziyaret tavafı nedir?

Ziyaret veya diğer adıyla ifâza tavafı, haccın rüknüdür. “Ve Beyt-i Atîk’i (Kâbe’yi) tavaf etsinler.” (Hac, 22/29) âyetinde kastedilenin, bu tavaf olduğu hususunda fakihler arasında görüş birliği vardır. Ayette geçen “Tavaf etsinler.” emri genel bir ifade olduğu için, Mekkeli olan ve olmayan her hacı adayının mutlaka bu tavafı yapması gerekir. Ziyaret tavafının geçerli olması için;

1) Arafat vakfesinin yapılmış olması,

2) Belirli vaktinde yapılması şarttır.

Ziyaret tavafının vakti, kurban bayramının ilk günü; Hanefî mezhebine göre, fecr-i sâdığın doğması ile, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre gece yarısından sonra, Mâlikî mezhebine göre ise güneşin doğması ile başlar. Ancak bu tavafın bayramın birinci günü Akabe cemresi taşlanıp, kurban kesip, tıraş olduktan sonra yapılması daha faziletlidir. Cumhura göre, ziyaret tavafının son vakti için bir sınırlama yoktur. Ömrün sonuna kadar yapılabilir Ancak tavaf etmeden memleketine dönen kişi, sonradan geri döner ve tavafını yaparsa ziyaret tavafı farzı yerine gelmiş olur ve bu gecikmeden dolayı da herhangi bir ceza gerekmez (Mâverdî, el-Hâvî, IV, 192; Kâsânî, Bedâi‘, II, 132; İbn Kudâme, el-Muğnî, V, 345; Aliyyü’l-kârî, Fethu bâbi’l-‘inâye, I, 665). Fakat ziyaret tavafını yapıncaya kadar cinsel ilişki yasağı devam eder.

Veda tavafı nedir?

Âfâkî (mîkât sınırları dışından gelen) hacıların Mekke’den ayrılmadan yapmaları gereken son tavaftır. Buna sader (ayrılma) tavafı da denir. Veda tavafı, haccın aslî vaciplerinden biridir. Hz. Peygamber (s.a.s.), “Sizden biri son olarak Kâbe’yi ziyaret etmeden ayrılmasın.” (Müslim, Hac, 379) buyurmuştur. Âdetli olup, âdeti bitmeden Mekke’den ayrılmak zorunda olan veya lohusa olan kadınlar veda tavafı yapmazlar ve kendilerine bir şey gerekmez (Serahsî, el-Mebsût, III, 195; İbn Nüceym, el-Bahr, II, 377).

Umre tavafı nedir?

Umre tavafı bütün mezheplere göre umrenin farzlarından biridir. Umre tavafının vakti, umre ihramına girilmesinden sonra başlar. Son vakti için bir sınır yoktur. Umre ihramında iken herhangi bir vakitte yapılabilir.

e) Nezir (Adak) Tavafı: Kâbe’yi tavaf etmeyi adayan kimsenin bu adağını yerine getirmesi vaciptir. Nezredilen tavaf belli bir zaman ile kayıtlanmış ise bu kayda uyulması gerekir.

Nafile tavaf nedir?

Mekke’de bulunulan süre içinde farz ve vacip tavaflar dışında yapılan tavaflara nafile (tatavvu) tavaf denir.

Sahabeden Abdullah b. Abbas, tâbiînden Atâ b. Ebî Rebah, Said b. Cübeyr ve Mücâhid b. Cebr’in görüşlerine göre; Mekkeli olmayanların Mekke’de bulundukları süre içinde Mescid-i Haram’da nafile namaz kılmaktan çok, nafile tavaf yapmaları daha faziletlidir. Mekkeli olmayanların Mekke’de bulundukları sürece nafile umre yerine nafile tavaf yapmayı tercih etmeleri uygun olur (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 516, 517).

Tahiyyetü’l-mescid tavafı nedir?

Kudüm, ziyaret, umre, veda ve nezir tavafı yapmak durumunda olmayan kimselerin Mescid-i Haram’a her gittiklerinde, mescidi selamlama olarak “Tahiyyetü’l-mescid tavafı” yapmaları müstehaptır. Yukarıda sayılan tavaflardan birinin yapılması hâlinde bu tavaf, “Tahiyyetü’l-mescid tavafı” yerine de geçer (İbnü’l-Hümâm, Feth, II, 454).

Hacerü'l-esved

İslam dininde kutsal sayılan, cennetten geldiğine inanılan ve ana parçası Kabe'de yer alan ''Hacerü'l-esved'' ne demektir? Hacerü'l-esved nedir? Hac ibadetinde önemli bir yere sahip olan ve hac adaylarının ziyaret etmeyi merakla beklediği Hacerü'l-esved nedir? Hacerü'l-esved'in manası nedir? İşte kutsal taş Hacerü'l-esved ile ilgili merak edilen ayrıntılar...

Hacerü'l-esved nedir?

Kâbe'nin güney doğu köşesinde yerden bir buçuk metre yüksekliğinde, yumurta biçiminde hafif kırmızı ve san damarcıkları bulunan otuz santimetre büyüklüğünde oldukça parlak siyah bir taştır. Bir saygınlık ve kutsiyeti olan ve hac sırasında Hz. Peygamber'in izinden giderek sünneti gereğince "öpülmek" suretiyle hürmet edilen Hacerü'l-esved taşı, câhiliye Arapları arasında da kutsal sayılıyordu. Bu yüzden Hz. İbrahim'den sonra geçen yüzyıllar boyunca gelip, geçen bütün kuşaklar bu taşı özenle korudu.

Hacer'ül-esved'in manası nedir?

Hacer’ül Evsed’i değerli kılan, hac menasikinden olması ve Resulullah’ın onu öpmesi nedeniyledir. Tavaf esnasında, öpülür. Bu mümkün olmazsa eli dokunmakla uzakta ise selamlanır.

Hacerü'l- esved taşının tarihi

Hz. İbrahim(a.s) ve oğlu İsmail(a.s) tarafından inşa edilen Kâbe’nin tarihiyle paralellik gösterir. Allah(c.c), Hz. İbrahim’e insanların ibadet edecekleri bir mescit yapmalarını emrettiğinde, Hz. İbrahim ve oğlu İsmail Kâbe’nin temellerini attılar.(Bakara,127) tarihi kaynaklar Hacerül Esved’in de buraya, Hz.İbrahim tarafından konulduğunu belirtirler. Taş’ın nereden ve nasıl geldiği konusunda değişik inançlar ve anlatımlar mevcuttur. Mekke yakınında bulunan Ebu Kubeys dağından geldiğine dair inanç’ı ile beraber, Nesai,bir hadis-i şerifte: Hz. Peygamberin ‘Hacerül- Esved cennettendir’ diye nakletmiştir.

Hacerü'l- esved taşı nasıl korundu?

Kâbe, Hz.ibrahim ve oğlu İsmail’den sonra birçok milletlerin eline geçti. Ve çok kere tahrip edildi. Defalarca inşa edildi. Çok defasında Hacerül Esved de bu olumsuz durumdan etkilendi. Hz.İsmail’den sonra Cürhimilerin eline geçti. Ve bir süre sonra onların elinde bakımsızlıktan harabe haline geldi. Daha sonra meydana gelen ve tarihe’Seylü’l farre’adıyla geçmiş olan bir sel felaketiyle duvarları tamamen yıkılan Kâbe’den geriye boş bir arazi kaldı. Bu dönemde Hacerül Esved’in nasıl korunduğu ise bilinmiyor.

Bir süre sonra Amalika kabilesinin eline geçen bu bölge ve Kâbe, Amalika kabilesi döneminde tekrar ihya oldu. Kâbe duvarları daha yüksek inşa edildi. Bu durum, Hz. İbrahim’den sonra ikinci defa düzenlenmedir. Belli bir süre saygıyla Kâbe’yi muhafaza eden, Amalikalılar daha sonra burasını kendi yerleri gibi görmeye başladılar ve ziyarete gelenlere engel olmaya, para vermeyene zemzem suyu vermemeye başladılar. Kabeye saygının kalmadığı bu dönemde harabe haline Kâbe ikinci bir sel felaketiyle tekrardan yıkıldı. Bunun üzerine Amalikalı’lar terk ettiler. Tekrardan, Cürhimi’lerin geçti. Cümhimi’ler kaba ve hacılara saygısızlık yapınca Bekroğulları ve Huzaalılar savaş açtılar. Onları Mekke’den çıkardılar. Cümhimiler giderken hacerül esved’ü sakladılar. Hüzaalılar bu taşı bulup tekrar eski yerine koydular. Uzun bir aradan sonra Kâbe, Hz. İsmail’in torunlarının eline geçti. Kâbe’yi yeniden inşa etti.

Hz. peygamber zamanında, Kabe bir sel felaketiyle tamamen yıkıldı. Yeniden inşa edildi. hacerül esvedi yerine yerleştirme konusunda sorun çıktı. Hz. Peygamber’in hakemliği sayesinde kan dökülmesinin önüne geçildi. Hz. Peygamber nübüvvetle görevlendikten sonra Kâbe putlardan arındırıldı. Hz. Peygamberden sonra Yezid ile Mekkeliler arasındaki savaş da, Kâbe tahrip edildi. hacerül esved üç parçaya bölündü. Daha sonra Abdullah b. Zübeyr döneminde kırılan bu parçalar birbirine yapıştırıldı. Kâbe’ye ilk örtü bu dönemde örtüldü.

Osmanlı Dönemi'nde Hacer'ül- esvede verilen değer

Osmanlı padişahı birinci Ahmet döneminde Kâbe tamir edildi. Bir sel baskınıyla tekrar yıkıldı. Hacerül Esved’in bir parçası kırıldı. Dördüncü Murat döneminde Kâbe’nin tamir ve inşasıyla birlikte Hacerül Esved de tamir edildi. Bakırdan yapılmış olan muhafaza kabı gümüşle kaplanarak altınla yaldızlandı.

Mekke nerededir? Mekke'nin önemi nedir?

Müslümanların kıblesi olan Mekke nerededir? Mekke nerededir sorusunun yanıtını bu sayfada bulabilirsiniz. Her yıl dünyanın her yerinden milyonlarca insan tarafından ziyaret edilen Mekke'nin önemi nedir? İşte Mekke'nin önemi nedir ve Mekke nerededir sorularının yanıtları...

Mekke nerededir?

Mekke; Suudi Arabistan’da kent, Hicaz Bölgesi’nin merkezidir. İslâm dünyasının en büyük kutsal kentidir. Hicaz’ın batısında, alçak tepelerle çevrili bir vadide, Kızıl-deniz’den 80 km içeride yer alır. Cidde Limanı ile bağlantısı vardır. Kent ekonomisi ticaret ve hac turizmine dayalıdır. Hac döneminde kent nüfusu üç katına çıkar. Mekke’nin bir özelliği de Hristiyan, Musevi ve başka dinlerin üyelerinin kenti ziyaretlerinin yasak oluşudur. Kâbe ve Büyük Cami en önemli kutsal yapılardır.

Mekke'nin tarihi

İslâm dininin merkezi olan kent, gerek İslâmlık öncesinde gerekse sonrasında Arap Yarımadası’nın en önemli ticaret merkeziydi. Asya ile Afrika’yı birleştiren ünlü baharat yolunun üzerinde bulunması önemini daha da artırıyordu. İslâmlık öncesindeki putatapar Arapların Lat, Uzza ve Me-nat adlı tanrılarının heykelleri de Mekke’de bulunduğu için ticaret merkeziydi. Ayrıca yüzlerce putu barındıran Kâbe’nin de burada bulunması önemini artırıyordu. Hz. Muhammed İslâm dinini 610’da Mekke’de yaymaya başladı. 622’de Müslümanların topluca Medine’ye göç etmeleri Mekke’nin görkemli ticaretine darbe vurdu. 630′ da onbinlerce Müslümanla Mekke üzerine yürüyen Hz. Muhammed, bu kutsal kenti ele geçirdi ve kurmuş olduğu İslâm Devleti’nin sınırları içine kattı. Hz. Muhammed’in ölümünden (632) sonra gelen Dört Halife döneminde de aynı durumunu ve konumunu korudu. Emeviler (661-750) ve Abbasiler (750-1517) dönemlerinde kent yüzyıllar boyu İslâm dünyasındaki dinsel önemini sürdürdü. Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’in (1512-1520) Mısır’ı fethetmesinden sonra Mekke de Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarına katıldı (1517). Osmanlı egemenliği altında Mekke şerifleri tarafından yönetilen kent, 19. yüzyılın başlarında, Vahabilerin eline geçti. 1813’te kent yenden Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı egemenliği altındaki son Mekke Şerifi Hüseyin, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı’na girmesinden yararlanarak bağımsızlığını ilan etti (1916), ancak kısa bir süre sonra Abdülaziz İbni Suud, Mekke’yi ele geçirdi (1924). Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngilizlerin koruması altında egemenliğini sürdüren İbni Suud, 1932’de Suudi Arabistan Krallığı’nı kurdu. O tarihten bu yana Mekke, Suudi Arabistan Devleti’nin sınırları içindedir.

Mekke'nin önemi nedir?

Mekke Peygamber Efendimiz (sav)’in doğup büyüdüğü, evlendiği ve çocuklarının olduğu yerdir. Mekke bu açıdan Peygamber Efendimizin hayatında önemli bir yeri vardır. Peygamber Efendimiz (sav) 571 yılında Mekke’de doğmuş hayatının en önemli anlarını orada geçirmiştir. O çocukluğunu ve gençliğini orada geçirmiştir. 25 yaşında iken Hatice ile Mekke de evlenmiş ve çocukları Mekke’de iken dünyaya gelmiştir.

Bütün bunlar ışığında "İslam güneşinin doğduğu yer Mekke’dir" denebilir. Peygamber Efendimiz (sav) 40 yaşında iken Mekke’de Hira dağındaki Nur mağarasında iken ilk vahiy gelmiştir. Peygamberliğinin ilk yılları ve en önemli aşamaları Mekke’degeçmiştir. İslam’ı insanlara anlatırken Mekke müşriklerinin baskı ve işkencelerine burada maruz kalmıştır. Kendisine sadakatle iman eden ilk Müslümanlar bu şehirde çıkmış ve O’na destek olmuştur.

Kur'an-ı Kerim Mekke'de nazil oldu

Kur’an-ı Kerim ilk ayetleri Mekke’de inmiştir. Mekke’de inen bu ayetler genellikle inanç esaslarını içerir. Allah’ın birliği, ahiret, kıyamet, cennet ve cehennem konuları Mekki ayetlerde işlenmiştir.

Müslümanların namaz kılarken yöneldikleri Kâbe’nin Mekke’de olması bu şehri önemli kılan sebeplerden biridir.Kabe aynı zamanda İslam’ın şartlarından biri olan Hac ibadetinin yapıldığı bir yerdir. Dünyada bulunan tüm Müslümanlar her yıl hac mevsiminde ihramlarını giyerek toplu halde Kabe’yi tavaf ederek hac ibadetini yerine getirirler. Bu nedenle Mekke’nin Müslümanlar için önemi oldukça büyüktür.