THY - Orta Avrupa Eylül

İlahi aşk nedir?

İlahi aşk kavramı daha çok tasavvufi bir kavram olarak karşımıza çıkar. İlahi aşk dinde sevginin dünyaya ait varlıklardan, sevginin asıl kaynağı olan ilahi güce yöneltilmesidir.

Aşk bir varlığa duyulan aşırı sevgiyi ifade eder. İlahi aşk kavramı ise dünyevi şeylere duyulan sevginin, sevginin asıl kaynağı olarak görülen ve sevgiyi yaratan ilahi varlığa yöneltilmesine denilir. İlahi aşk beşeri sevginin çok daha ötesinde bir anlam taşır. İlahi aşkı bulma isteği genelde bilinçli olmamakla birlikte kişinin bulunmuş olduğu şartlar insanı bu aşkı aramaya yöneltebilir. Tasavvufi gelenekte ilahi aşk Allah’a duyulan muhabbeti ifade eder. Sadece Allah sevilir, diğer tüm varlıklar Allah’a duyulan sevgiden payını alır. Dünyevi aşk fani olanı sevmek fani olana gönül vermektedir. İlahi aşk ise aşkın hakikati olan Allah’a gönül vermek, ona bağlanmaktır.

İlahi aşkın esas kaynağı olarak tasavvufi bazı görüşlerde yer alan vahdet-i vücud düşüncesi olduğunu söyleyebiliriz. Buna göre bütün varlık alemi tek olan yüce yaratıcıda birleşir. Kâinatta var olan her şey Allah’ın tecellilerinden ibarettir. Bu görüşün mevcut olduğu vahdet-i vücud düşüncesinde ilahi aşk yaratıcı ile bütünleşmenin çabası olarak görülür.

İlahi aşk kavramı Türk edebiyatında yer alan eserlerde ve tasavvufta ana temalardan birisidir. Türk edebiyatında Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Ahmet Yesevi, Şah İsmail Hatayi, Hacı Bayram-ı Veli gibi önemli tasavvuf büyükleri eserlerinde ilahi aşk konusunu sıkça işlemeyi tercih etmişlerdir. Özellikler Yunus Emre’nin şiirleri Türk edebiyatında önemli bir yer edinmiştir.

İlahi aşk’a dair en bilinen kıssa: Leyla ile Mecnun’nun hikayesi…

İlahi aşk konusunda Türk edebiyatında en bilinen hikâye Leyla ile Mecnun’un kıssasıdır. Rivayetlere göre Mecnun, Leyla isimli bir kıza aşık olur. Ancak bir türlü sevdiğine kavuşamaz ve aşkının şiddetinden kendisini çöllere atar. Leyla’yı benzettiği, Leyla’dan gelen her şeye büyük ilgi gösterir, hayvanlar ile arkadaş olur Mecnun.

Bir gün Mecnun’un yanına bir köpek gelir. Mecnun köpeğe büyük ilgi gösterir. Bu duruma şaşıran kişiler Mecnun’a bu durumunu sorarlar, o da “Bu köpek Leyla’ın diyarından gelmiştir.” der. Yaşadığı aşk duygusu hasret ve özlemle birleşerek giderek artan Mecnun, Leyla ile buluştuğunda ise artık sevgisinin Leyla’yı da aşıp Mevla’ya ulaştığını farkeder. Böylece beşeri aşktan ilahi aşka kavuşur.