thy öğretmenler günü

Osmanlı İmparatorluğu’nun ikiye ayrılması nasıl önlendi?

Timur’un Anadolu’yu istilasıyla karışan Osmanlı Devleti, Çelebi Mehmed’in çabalarıyla ile bir nebze kendisini toparlamıştı. Ancak onun 1421’deki ölümüyle Osmanlı yeniden bir kargaşaya gömüldü ve bölünmenin eşiğine geldi. Hem Osmanlı tahtı için başka rakipler çıktı, hem de Karaman, Candar, Germiyan, Saruhan, Menteşe gibi beylikler ayaklanarak Osmanlı topraklarını işgal ettiler.

Bizans da saltanat değişikliğinin ilk günlerindeki kargaşadan istifade ederek, II. Murad’dan bir menfaat koparmaya çalıştı. Ancak bunda başarılı olamayınca II. Murad’ın amcası Mustafa Çelebi’yi, İzmiroğlu Cüneyd Bey ile birlikte Gelibolu’da karaya çıkardı.

Mustafa Çelebi, Yıldırım Bayezid’in gerçek oğlu olmasına rağmen Osmanlı tarihleri, onun taht üzerindeki meşruiyetini gölgelemek için “Düzmece” olarak zikretmişlerdir. Tarihi takvimlerde ise kroniklerde “Düzmece” olarak bahsedilen Mustafa Çelebi’nin Yıldırım’ın oğlu olduğu belirtilmiştir. Gelibolu’ya çıkan Mustafa Çelebi’ye geçtiği yerlerin halkı itaat etti. Kısa sürede Rumeli’deki halkın yanısıra askerler de, onun padişahlığını tanıdılar. Rumeli’nin kısa sürede Mustafa Çelebi’ye iltihakının sebebi II. Murad’ın henüz çok genç yaşta olmasıydı. Mustafa Çelebi’nin, Rumeli’de hakimiyet kurduğu Bursa’da duyulunca Veziriazam Bayezid Paşa ona karşı gönderildi.

Ancak Edirne yakınlarında Sazlıdere denilen bataklık arazide iki taraf karşılaştığında, veziriazamın yanındaki kuvvetler Mustafa Çelebi’ye katıldılar. Bu olay sonrasında Rumeli’nin önde gelen beyleri de gelerek onun etrafında toplandılar. Edirne ve Serez’de Mustafa Çelebi adına para bastırıldı. Osmanlı İmparatorluğu Fetret Devri’ndeki gibi Anadolu ve Rumeli olmak üzere ikiye bölünmüştü.

Rumeli’de durumunu sağlamlaştıran Mustafa Çelebi, Cüneyd Bey’in de teşvikleriyle Anadolu’ya geçerek, Bursa’ya doğru ilerledi. Ulubat suyu kenarlarında iki ordu karşılaştı. Mustafa Çelebi’nin kuvvetleri daha fazla olduğu için II. Murad’ın veziri Hacı İvaz Paşa savaş hileleri ile karşı tarafın ordusunu dağıtmaya çalıştı. Rumeli’nin önde gelen akıncı beylerinden Mihaloğlu Mehmed Bey, gece yarısı Mustafa Çelebi’nin yanında yer alan Rumeli beyleri ile görüşerek onları II. Murad’ın yanına çekti.

Hacı İvaz Paşa, Cüneyd Bey’i de kandırarak Mustafa Çelebi’den ayırdı. Yanındaki askerlerinin çoğu ayrılan Mustafa Çelebi, Gelibolu’ya geçtiyse de Cenevizlilerden gemi temin eden II. Murad’ın kuvvetleri onun peşini bırakmadı.

Mustafa Çelebi Kızılcaağaç Yenicesi’nde yakalandıktan sonra Edirne’ye getirildi ve burada kale burçlarına asıldı. Ancak bazı kaynaklar onun Eflak’a kaçtığını, daha sonra Selanik’e geri dönerek 1430’a kadar mücadeleye devam ettiğini belirtirler.

Mustafa Çelebi’den sonra başka şehzâdelerin faaliyetleri varsa da, onun kadar etkili olamadı. I. Murad’ın oğlu Savcı Bey’in oğlu Davud, Balkanlar’da Haçlılarla beraber Osmanlılar’a karşı hareket etmiş, Bizans’ın himayesindeki Cafer ve İsmail isimli iki şehzade de II. Murad’a karşı çeşitli faaliyetlerde bulunmuştur. Ayrıca Bizans’ın elinde bulunan Şehzade Orhan da İstanbul fethedilene kadar Osmanlı tahtı için bir tehlike olarak kalmıştır.

Mustafa Çelebi kargaşasının sona ermesiyle Osmanlı İmparatorluğu ikiye ayrılmanın eşiğinden dönmüştü. II. Murad bu hadiseyi ortaya çıkaran Bizans’tan intikam almak için harekete geçerek İstanbul’u kuşattı. Şehrin muhasarası sürerken Bizanslılar, Osmanlılar’ın dikkatini başka yere çekmek için sultanın Hamidili sancakbeyi olan kardeşi Mustafa Çelebi’yi saltanat için teşvik ettiler. Karaman ve Germiyan beylerinin de desteklediği Mustafa Çelebi, İznik’i ele geçirdi.

Bu hadise üzerine muhasarayı kaldıran II. Murad, onun üzerine yürüdü ve şehzadenin lalası Şarabdar İlyas’ı Anadolu beylerbeyliğini vereceği vaadiyle kendi yanına çekerek Mustafa Çelebi’yi ele geçirip, öldürttü. II. Murad daha sonraki seferleriyle Anadolu’daki beylikleri itaat altına aldı; Germiyanoğlu Beyliği’ni ise son beyinin ölümü üzerine, savaşa gerek kalmadan ülkesine kattı.