THY - TR Çıkışlı Mauritius

III. Selim’den neler bekleniyordu?

I. Abdülhamid’in ölümü üzerine tahta geçen III. Selim’in şehzadeliği daha önceki dönemlere göre çok farklı geçmişti. I. Abdülhamid’den önceki Osmanlı hükümdarı olan babası III. Mustafa (1757-1774) zamanında çocuk yaşta olmasına rağmen onunla birlikte devlet işlerini takip etmişti.

Onun adı da tesadüfen verilmiş bir isim değildi. İmparatorluğun iyice zayıfladığı bu yıllarda bir çıkış yolu aranıyordu. Babası Osmanlı tarihinin en büyük hükümdarlarından olan Yavuz Sultan Selim’den esinlenerek, onun gibi büyük bir cihangir olur ümidiyle oğluna Selim adını koymuştu.

Babasının 1774’te ölümü ile birlikte Şehzade Selim için sarayda kafes hayatı başladı. Ancak amcası I. Abdülhamid onu önceki Osmanlı veliahtları gibi fazla sıkmadı ve belli ölçüde serbest bıraktı. Bu sayede III. Selim, tahta geçtiğinde yapacaklarını tasarlama imkanı buldu. Ancak Sadrazam Halil Hamid Paşa’nın, I. Abdülhamid’i tahttan indirip, Şehzade Selim’i padişah yapmaya çalışması üzerine durum değişti. Bu darbe teşebbüsü üzerine sadrazamı öldürten I. Abdülhamid, şehzadeyi eskisi gibi serbest bırakmadı, ancak dünyayla irtibatını da tamamen kesmedi. Şehzade bu dönemde Fransa Kralı XVI. Louis ile mektuplaştı.

III. Selim tahta çıktığında devlet iyice kötüye gitmekteydi. Ruslar’a karşı ardı ardına alınan mağlubiyetlerle Kırım başta olmak üzere imparatorluğun önemli toprakları kaybedilmişti. I. Abdülhamid öldüğünde 1787’de Rusya ve Avusturya’ya karşı girişilen savaş Osmanlılar’ın aleyhine devam ediyordu. III. Selim tahta çıktığında bütün bu olumsuzlukları ortadan kaldırıp, eski haşmetli günleri geri getirecek bir hükümdar olarak görüldü.