THY- Euroleague

Prut Savaşı nasıl gerçekleşti?

Kırım Hanı’nın toplar gelmeden taarruza geçilmemesi yönündeki uyarısını dinlemeyen yeniçeriler hücuma geçtiler. Düşman siperlerine varılıp, bayrak dahi dikildi. Ancak Rus top ve tüfek atışları karşısında açıktan, yalınkılıç saldırma bir sonuç vermedi.

Bunun üzerine Osmanlı kuvvetleri de siperler kazdılar. Petro günlüğünde Osmanlılar’ın, Rus ordusunun en zayıf ve tahkimatsız olan batı kanadından saldırsalar başarılı olacaklarını, ancak bunu yapmadıklarını belirtir. Savaş iki tarafın karşılıklı top atışlarıyla devam etti.

Osmanlı ordusunda bulunan İsveçli General Ponyatovski, sadrazama hücum edilmemesini, Ruslar’ın fazla yiyeceği olmadığı için açlıktan teslim olana kadar beklenilmesini tavsiye etmişti.

Onun bu tavsiyesine uyulmayarak cepheden Rus ordusuna saldırıldı. Ancak yapılan saldırılarda bir başarı sağlanamadığı gibi 7000 asker de şehid düştü. Rus kaynakları Osmanlılar’ın son saldırısı sırasında yeniçerilerin perişan bir halde geri çekildiklerini, Rus ordusunun süvari gücünün az olması sebebiyle bu durumu değerlendiremediklerini belirtir.

Petro, bu durumdan kurtulacak bir çare arıyordu. Fakat bir çıkış yolu bulamadı. Çar, İsveç Kralı Demirbaş Şarl’ın Poltova’daki mağlubiyetinden daha büyük bir felaketle karşı karşıya kaldığını söylüyordu. Sabaha doğru Ruslar son kez şanslarını denemeye karar vermişlerdi.

Ancak Osmanlı ordusuna karşı yaptıkları taarruz, yoğun tüfek ateşi karşısında başarısız oldu. Osmanlı toplarının ateşi altında bulunan Ruslar, yiyecekleri olmadığı için ağaç kabuklarını yemeye başlamışlardı. Yeniçeriler saldırmak için sabırsızlanıyorlardı. Yeniçeri Ağası Yusuf Ağa, sadrazama haber göndererek hücum için izin istedi. Bunun üzerine Baltacı Mehmed Paşa, son hücum için ordu komutanlarına ve Kırım Hanı’na emirler yazdırmaya başladı.

Ruslar bu cehennemden kurtulabilme umutlarını kaybetmişlerdi. Çar Petro, Osmanlı askerlerinin arasından geçmeye muvaffak olan bir adamıyla Moskova’ya gönderdiği mektubunda: ''Hiçbir suçum olmadığı halde, yanlış düşüncelere kapılarak ordumun dört misli bir Osmanlı ordusu tarafından sarılmış bulunuyorum. Tanrı hiç ummadığımız bir anda yardımımıza yetişmeyecek olursa, burada ya birer birer öleceğiz, ya da esir olacağız. Eğer beni Osmanlılar esir edecek olursa beni artık çarınız, senyörünüz olarak saymayın. Hatta benim el yazım olduğunu anlarsanız bile emirlerime uymayın. Kendim gelinceye kadar bekleyin. Eğer öldüğümü duyarsanız içinizden en liyakatlisini seçin'' diyordu.