THY - TR Çıkışlı Mauritius

II. Osman Lehistan’a neden sefer düzenledi?

II. Osman, valide sultan, Darüssaade Ağası Mustafa Ağa ve hocası Ömer Efendi’nin etkisi altında kalmakla birlikte, atak bir yapıya sahipti. Babasının ölümünden sonra kendi yerine amcasının tahta çıkarılmasını hazmedememişti. Bu işe vesile olanlardan Sadaret Kaymakamı Sufi Mehmed Paşa’yı görevinden azletti.

Şeyhülislam Esad Efendi’nin ise yetkilerini azalttı. Tahta çıktığı sırada devam eden İran savaşları 1619’da yapılan antlaşma ile soan erdirildi. Ancak kuzeyde yeni bir tehdit ortaya çıkmıştı.

Lehistan sınırında bulunan Osmanlı toprakları ile Karadeniz kıyıları Kazaklar’ın tehdidi altındaydı. Kazaklar, Osmanlı topraklarına girip yağma faaliyetlerinde bulunduktan sonra Leh topraklarına sığınıyorlardı. Lehistan ise Kırım Tatarları’nın baskısı altındaydı.

Bu sırada görevden alınan Boğdan Voyvodası Gaspar’ın isyan ederek Lehistan’a sığınması ortamı iyice gerdi. Özi Beylerbeyi İskender Paşa, asi voyvodayı ele geçirmek için harekete geçtiği zaman karşısında Gaspar’ın askerleriyle birlikte Leh kuvvetlerini de buldu.

Ağustos 1620'de Yaş civarında meydana gelen savaşta Osmanlı ordusu büyük bir zafer kazandı. Leh kuvvetleri barış antlaşması imzalamak istediler. Fakat Kırım Tatarları’nın buna yanaşmaması nedeniyle savaş devam etti. Geriye kalan Leh ordusu da Turla Nehri’ni geçerken yok edildi. Bu zafer II. Osman’ın ecdadı gibi cihangir olup, şöhret kazanma arzusuna kapılmasına sebep oldu. Kazak meselesi dolayısıyla Lehistan’a bir sefer düzenlemek isteyen Veziriazam Ali Paşa da padişahı böyle bir savaşa yönlendirdi. Lehistan’a karşı bir savaşın havasına giren padişahın yanında, artık kimse sulh lafını edemiyordu. Devlet ricalinin ve İngiliz elçisinin çabaları bir sonuç vermediği gibi, Lehistan Kralı’nın gönderdiği elçi İstanbul’a dahi giremedi.

Genç Osman, Lehistan seferi sırasında kendisinden 4 ay küçük olan kardeşi Şehzade Mehmed’i öldürttü. Ancak bu iş için dönemin Şeyhülislamı Esad Efendi’den müsaade almadı. Fetvayı şeyhülislâmlıkta gözü olan Rumeli Kadıaskeri Kemaleddin Efendi verdi. Devrin kaynakları Şehzade Mehmed’in öldürülmeden önce şu bedduayı ettiğini yazarlar; ''Osman Allahdan dilerim ki ömr ü devletin berbad olup, beni ömrümden nice mahrum eyledin ise sen dahi saltanat süremeyesin.'' Nisan 1621'de İstanbul’dan yola çıkan Osmanlı ordusu, Turla Nehri’ni geçerek Hotin Kalesi önüne geldi. Yolda bir kısım yeniçerilerin firar etmesi üzerine, bahşiş verme bahanesi ile yoklama yapılarak, kaçanlar tespit edildi. Bu durum yeniçeri subayları arasında huzursuzluğa neden oldu.

Osmanlı ordusu Hotin önlerindeyken Leh ordusu da gelerek savaş düzenine geçti. Genç padişahın bütün çabalarına rağmen, askerin gayretsizliği yüzünden Leh ordusu siperlerinden sökülüp atılmadı. Bir ay kadar süren çatışmalardan bir sonuç çıkmadı. Bu arada Lehistan içlerine akına giden askerler bu ülkeye büyük zararlar verdiler. Bir netice alınamayacağı anlaşılınca, Eflak voyvodasının aracılığı ile iki devlet arasında sulh yapıldı. Asi Boğdan voyvodasının Lehlilere verdiği Hotin, Osmanlılar’a iade edildi. Lehistan, daha önce Kırım’a verdiği yıllık 40.000 altını da vermeye devam edecekti.

II. Osman’ın sefer öncesinde kurduğu hayallerin hepsi boşa çıkmıştı. Yeniçerileri büyük bir zafer kazanamamasının sorumluları olarak görüyordu. Bu savaş, padişahla yeniçerilerin arasına soğukluk girmesine sebep oldu ve bu durum gün geçtikçe daha da kötüye gitti.