THY - TR Çıkışlı Mauritius

Osmanlı İmparatorluğu’nun XVI. yüzyıl sonlarından itibaren ''Duraklama Devri’ne'' girdiği doğru bir tespit midir?

Osmanlı tarihi ile ilgili kalıplaşmış bilgilerimizin içerisinde en zararlısı imparatorluk tarihinin çağlara taksimidir. Son derece yanlış noktalardan hareket ederek “kuruluş, yükseliş, duraklama, gerileme, çöküş” biçiminde yapılan bu dönemlendirme, Osmanlı tarihinin anlaşılmasındaki en önemli engellerden birisidir. Osmanlı tarihinin bu şekilde çağlara bölünmesinde, dönemlerin ayrılma noktalarına baktığımızda, devletin bir canlı gibi doğup, gençlik ve orta yaşlılık dönemlerinden sonra ihtiyarlayarak öldüğü şeklindeki bir noktadan hareket edildiği anlaşılmaktadır.

Yine bu taksimattaki dönemlendirmenin Osmanlı askerî gücünün gelişim ve zayıflamasına paralel olduğu açıkça görülmektedir. Askerî başarılar ve mağlubiyetler dönemlendirmede esas kriter olarak kabul edilmiş, Osmanlı tarihindeki diğer cephelere dikkat edilmemiştir. Bu şemaya göre XVI. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı tarihi devamlı bir gerilemeye şahit olmuş ve hemen hemen hiç iyi bir şey gerçekleşmemiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri gücünün yanısıra, bütün müesseseleri bozulmaya ve çürümeye yüz tutmuş gibi yorumlanmaktadır. Osmanlı tarihinin çağlara böünmesi, dolayısıyla da XVI. yüzyılın sonlarından itibaren “Duraklama Devri’ne” girdiği yanlış bir tespittir.