THY- Noukşot

III. Mehmed, nasıl sefere çıktı?

Osmanlı-Avusturya savaşları devam ederken 1595 yılında III. Murad’ın ölümü üzerine yerine oğlu III. Mehmed tahta geçti. Sultan Mehmed, ilk olarak Ferhad Paşa’yı Eflak seferine gönderdi. Fakat Ferhad Paşa’nın başarısız olması üzerine aynı göreve Sinan Paşa’yı getirdi.

Sinan Paşa, Eflak’ın büyük kısmını ele geçirdi. Sefer dönüşünde, Koca Sinan Paşa 27 Ekim 1595’te Yerköyü mevkiinde büyük bir taktik hatası yaptı. Osmanlı birlikleri, köprüden geçişleri sırasında elde ettikleri ganimetlerden Sinan Paşa’nın emriyle devletin payı alındığı için ordu yavaş ilerlemiş, Eflak birlikleri Osmanlı ordusunun hazırlıksız ve dağınık halini fırsat bilip saldırınca büyük bir facia yaşanmıştı.

Bu saldırıda özellikle akıncı birlikleri yok olduğu için Akıncı Ocağı ortadan kalkmıştı. Asi Eflaklıların başarıları, Boğdan Prensi’ni de isyana teşvik etti. Ancak Boğdan isyanı fazla büyümeden önlendi.

Leh Kralı Sigismund, Tatarlar’ın girmemesi için Boğdan’ı işgal ettiyse de, Osmanlılar’la anlaşarak çekildi ve Boğdan’a Osmanlı taraftarı bir voyvoda tayin edildi. Osmanlılar’ın, Eflak’ta başarısız olduğunu duyan Avusturyalılar’ı da büyük bir cesaret sarmıştı. Avusturya ordusu komutanı Prens Mansfeld, 80 bin kişilik ordusuyla Sinan Paşa’nın oğlu Mehmed Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunu yenerek Estergon Kalesi’ni ele geçirdi.

Tahta çıkar çıkmaz yenilgi haberiyle karşılaşan genç padişahın morali bozuldu. Veziriazam Sinan Paşa, son derece üzgün olduğunu gördüğü padişaha, büyük dedesi Kanuni Sultan Süleyman gibi yeniçerilerin başında sefere çıkması gerektiği, aksi halde zaferin gelmeyeceğini söyledi. III. Mehmed, hem babasının hem de kendisinin hocası olan
Hoca Saadeddin Efendi’nin de teşvikiyle Avusturya üzerine sefere çıkma kararı aldı. Kanuni’den sonra II. Selim ve daha sonra III. Murad sefere çıkmamışlardı.

Sultan tam sefere çıkmaya karar vermişti ki, Veziriazam Sinan Paşa aniden öldü. Bu ani ölüm, sefer hazırlıklarını yavaşlattığı gibi padişahın sefere çıkması ihtimalini bile ortadan kaldırmıştı. Zira Sinan Paşa’nın yerine sadarete getirilen Damad İbrahim Paşa, padişahın sefere çıkmasına karşı çıkıyor ve bunun çok sakıncalı olacağını söylüyordu.

Bu gelişmeler üzerine yeniçeriler, ''Padişahımız niçin bizimle sefere çıkmaz, Sultan Süleyman hem yaşlı hem de hasta olduğu halde sefere çıkmıştı'' diye tepki gösterince III. Mehmed sefere çıkmaya karar verdi. Sultan Mehmed’in bizzat sefere çıkması asker arasında da büyük bir memnuniyete sebep oldu.

Sultan, 25 Haziran 1596 tarihinde İstanbul’dan hareket etti. Ordu, 27 Ağustos’ta Salankamen’e gelince, seferin yönünün ne tarafa olacağı konusu görüşüldü. Ciğalazâde Sinan Paşa, Komaron Kalesi’nin alınması halinde Tuna bölgesinin rahatlıkla kontrol edilebileceğini söyledi.

Ancak devlet adamları, Komaron’un küçük bir kale olduğunu, bizzat sefere çıkmış bir padişah için böyle bir kalenin alınmasının şeref teşkil etmeyeceğini söyleyerek Ciğalazade’ye karşı çıktılar. Bunun üzerine, Kanuni Sultan Süleyman döneminde de kuşatılan ancak alınamayan Eğri Kalesi üzerine yürümeye karar verildi. 12 Ekim’de Eğri fethedildi. Eğri’de bir süre konaklandı ve Avusturya ordusu hakkında bilgi almak için Hadım Cafer Paşa komutasında öncü kuvvetler, Haçova’ya gönderildi. Kalabalık Avusturya ordusuyla karşılaşan Hadım Cafer Paşa, hemen ordugaha haber göndererek yardım istedi. Eğri’nin fethinin verdiği moralle kendinden çok emin olan Sultan III. Mehmed, veziriazamın da etkisinde kalarak, Cafer Paşa’yı korkaklıkla suçlayıp azarladı ve Rumeli Beylerbeyi’ni yardıma gönderdi.

100 bin kişilik düşman karşısında Hadım Cafer Paşa’nın 15 bin kişilik birliğinin hiçbir şansı yoktu. Cafer Paşa, çevresindeki askerlerin öldürülmesine rağmen cepheyi terketmedi. Ancak Osmanlı birliklerinin gitgide erimesi ve askerlerin bir kısmının kaçması üzerine, tecrübeli komutanlar paşayı zorla savaş meydanından kaçırdılar.