THY - TR Çıkışlı DAB

Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü nasıl gizlendi?

Zigetvar tamamen düşmek üzereyken Kanuni Sultan Süleyman vefat etti. Kanuni'nin ölüm haberi ordu içinde moralsizliğe neden olabileceği için Veziriazam Sokollu Mehmed Paşa, padişahın ölümünden haberdar olanlara bunun bir sır olarak saklanmasını ve gerekenlerin yapıldıktan sonra padişahın yattığı yerin altına gömülmesini emretti.

Kanunî’nin cesedi, iç organları çıkarıldıktan sonra, misk ve anber kokuları sürülerek tahtın altına geçici olarak defnedildi. Bir adam da padişahın yatağına hasta gibi yatırıldı. Kanuni Sultan Süleyman öldüğünde 71 yaşındaydı. Tahta çıkalı 46 yıl olmuştu. En uzun süreyle hükümdarlık yapmış Osmanlı padişahıydı. Hükümdarlığı savaş meydanlarından geçmişti. Çoğu Avrupa’da olmak üzere 13 sefere çıkmış ve bu seferlerde toplam 10 yıl İstanbul’dan ayrı kalmıştı. Veziriazam Sokollu Mehmed Paşa, böylece durumu askerden gizlemişti. Ancak kalenin bir an önce ele geçmesi lazımdı.

Ordu komutanlarına, ''Çok şükür padişahın sağlığı düzelmek üzeredir fakat kalenin fethinin gecikmesinden dolayı huzursuzluk duymaktadır. Padişahımızın emri Zigetvar’ın bugün fethedilmesidir'' yönünde bir emir gönderdi. Veziriazamın teşvikleriyle son hücum hazırlıkları yapıldı. Zigetvar Kalesi Komutanı Nicolas Zriny hiçbir savunma imkanı kalmadığı halde direnmeye devam ediyordu. İç kalenin surları yandığı için son bir gayretle huruç (dışarı yararak çıkma) hareketi denedi.

600 adamıyla birlikte süratle kaleden çıktı. Bu hareketi intihardan farksızdı. Kale kapısından çıkar çıkmaz göğsüne iki kurşun, başına da bir ok isabet etti. Ağır yaralı bir şekilde ele geçirilen Nicolas Zriny, yeniçeri ağasına götürüldü. Orada bir topun üzerinde başı kesilerek idam edildi. Huruç hareketini püskürten Osmanlı askerleri kısa sürede Zigetvar’ın direnen son noktası olan iç kaleyi de ele geçirdiler. Böylece 7 Eylül’de Zigetvar tamamen fethedilmişti.

Veziriazam, bu arada kalenin fethi bahanesiyle Kütahya Sancakbeyi ve tahtın tek varisi olan Şehzade Selim’e babasının öldüğünü bildiren bir mektup göndererek, onu orduya çağırdı. Veziriazam padişahın ölümünü saklamaya devam etti. Haberin asker arasında olumsuz bir etki yapacağından korkuyordu. Kalenin fethinden sonra veziriazam günlük rutin işlere devam etti. Başarı gösterenlere hilat giydirdi, tayinler yaptı. Düşman öldüren askerleri defterlere kaydettirdi.

Durumu vezirlerden bile saklayan Sokollu, ordu içerisine adam sokarak askerin düşüncelerini sürekli olarak takip etti. Askerlerin içerisinde padişahın hiç gözükmemesi üzerine dedikodu artmıştı. Söylentiler artınca tellallar çıkaran veziriazam, Kanuni’nin Cuma Namazı’nı kalede kılacağını ilan etti.

Daha sonra da padişahın ayağının incinmesinden dolayı Cuma Namazı’na gelemeyeceğini duyurarak durumu idare etmeye devam etti. Çeşitli numaralarla 22 gün geçiren veziriazam askerin padişahın gelip bahşiş vermesini istemesi üzerine, Kanuni’nin başkanlığında Divan toplantısı yapılacağı haberini askere ilan etti. Padişahın ölümü askere haber verilmediği gibi vezirlere de haber verilmemişti ancak devlet ileri gelenleri durumu anlamışlardı.

Divan toplantısından önce mırıldanan vezirleri ziyaret eden veziriazamın adamları, onları düşman içerisinde bulunulmasından dolayı askerin padişahın hayatta olduğuna inandırılması gerektiğine ikna ettiler. 9 Ekim 1566 tarihinde Divan toplandı. Divan’a gelen Yeniçeri Ağası Ali Ağa, veziriazamdan aldığı talimat uyarınca dışarı çıktığında yeniçerilere hitaben padişahın, ''Berhüdar olup yüzleri ak olsun, gazaları mübarek olsun, yoldaşlığı tamam edip kaleyi iyi bir duruma getirsinler. Bütün bahşiş ve zamları verilsin'' dediğini nakletti. Ardından da padişahtan hemen yerine getirilmesi gereken bir emir almış gibi atına binip, kaleye gitti. Bu haber üzerine padişahın otağı önünde toplanan asker dağıldı. Durum yine idare edilmişti.