THY - Orta Avrupa Eylül

Şehzade Selim babasını nasıl tahttan indirdi?

Trabzon Valisi Şehzade Selim, II. Bayezid’in hayatta kalan oğullarının en küçüğü olmasına rağmen en sert ve en gözü kara olanıydı. Devlet adamları arasında fazla taraftarı

olmamasına rağmen, sert tabiatı yüzünden askerler tarafından beğeniliyordu. II. Bayezid ve devlet adamlarının önemli bir kısmı ise padişahın büyük oğlu Ahmed’i tahtta görmek istiyorlardı. Ancak Şehzade Ahmed, atılgan bir yapıda olmaması ve Şahkulu isyanı sırasındaki beceriksiz davranışları yüzünden askerler arasında fazla tutulmuyordu.

Şehzade Korkud ise alim ve şair tabiatlı bir insan olmasından dolayı tahtı arzulasa da pek fazla şansa sahip değildi. Babasının ölümü halinde İstanbul’a bir an evvel gelerek tahtı ele geçirme şansına sahip olmak isteyen Şehzade Selim’in, Rumeli’de bir sancak isteği kabul edilmedi. I. Murad’ın oğlu Savcı Bey'in isyanından sonra Rumeli’de şehzadelere sancak verilmiyordu.

Bunun üzerine Trabzon’dan ayrılan Şehzade Selim, Kefe’ye geçip, burada kuvvet topladıktan sonra Rumeli’ye geldi. Baba ile oğul arasında, gidip gelen elçilere rağmen anlaşma sağlanamayınca, yaşlı padişah ordusunu toplayarak oğlunu Edirne yakınlarında karşıladı. Bu sırada araya giren Rumeli beyleri, şehzadeye Rumeli’de Semendire, Alacahisar ve İzvornik sancaklarının verilmesini sağlayınca savaş yapılmadı.

II. Bayezid, Şehzade Ahmed’i veliaht yapmayacağına dair bir ahidname de verdi. Fakat padişah bu ahidnameye rağmen Ahmed’i yerine geçirmekten vazgeçmedi ve Rumeli beylerini toplayarak, onlardan Şehzade Ahmed’in padişahlığına itiraz etmeyeceklerine dair söz aldı. Ahmed’i yerine geçirip, kendisi de saltanattan çekilmek istiyordu. Ancak yeniçeriler, II. Bayezid’in sağlığında başkasını padişah olarak görmek istemediklerini söyleyerek, bu durumu kabul etmediler. Bu gelişmeler üzerine tekrar harekete geçen Şehzade Selim, Çorlu yakınlarındaki Karışdıran ovasında babasının karşısına çıktıysa da, yapılan muharebeyi kaybederek Kefe’ye geri dönmek zorunda kaldı.

İstanbul’a çağırılan Şehzade Ahmed, Maltepe’ye kadar gelmişken, yeniçeriler ayaklanarak, taraftarlarının evlerini yağmaladılar. Saltanatın kimin olacağı artık padişahın değil askerin elindeydi. Bu sırada İstanbul’a gelen Şehzade Korkud da taht mücadelesine karıştı. Askerler ona hürmet göstermekle beraber, onun hükümdarlığını istemediklerini, tahta Selim’in geçmesine taraftar olduklarını belirttiler. Asker gün geçtikçe büyüyen Safevi tehlikesini Selim’in ortadan kaldıracağına inanıyordu. Yavuz, daha önce Trabzon valisiyken Safeviler’e karşı babasının rızasını almadan askeri harekâtta bulunmuş ve bazı başarılar kazanmıştı. Kefe’den tekrar hareket eden Şehzade Selim, Rumeli’ye geldiğinde askerler tarafından İstanbul’a davet edildi.

Yavuz’un İstanbul’a gelmesine rağmen II. Bayezid saltanattan çekilmeye hala rıza göstermiyordu. Bunun üzerine 25 Nisan 1512 tarihinde Şehzade Selim yeniçeri ve sipahilerle birlikte sarayın önüne geldi. Gürültülere dışarı çıkan padişah, askerin yerini oğluna bırakmasını istemesi üzerine tahttan çekilip, Selim’in padişahlığını kabul etti. Yavuz’un babasını devirerek tahtı ele geçirmesi, bu şekilde bir taht değişikliğinin Osmanlı tarihindeki ilk ve son örneğidir. I. Murad zamanında Savcı Bey babasına karşı ayaklandıysa da, başarılı olamamış ve sonunda yakalanarak kör edilmişti.