THY- Euroleague

II. Bayezid döneminin siyasal olayları nelerdir?

Cem Sultan hadisesi ve Fatih dönemindeki bitmek bilmeyen fetih hareketleri nedeniyle Bayezid devrinde gaza faaliyetlerine bir süreliğine ara verilmişti. Bu yıllarda daha ziyade akıncılar gönderilerek Dalmaçya ve Tuna kıyıları yağmalandı. 1483 yılında Hersek tam olarak Osmanlı hakimiyetine geçti.

Fatih döneminde Osmanlı hakimiyetine giren Kırım Hanlığı ile kara bağlantısı yoktu. Bunun sağlanması için Boğdan’ın elinde bulunan Kili ve Akkirman’ın alınması gerekiyordu. Fatih döneminde buna teşebbüs edilmiş, ancak Stefan Çel Mare karşısında başarılı olunamamıştı. Çel Mare’nin Osmanlı topraklarına saldırıları üzerine harekete geçildi. Macaristan iç meseleler ile ilgilendiği için Stefan Çel Mare’ye yardım edecek durumda değildi.

Edirne’den yola çıkan Osmanlı ordusu 1484 yazında Kuzeybatı Karadeniz’in iki önemli kilit noktasını, Kili ve Akkirman’ı ele geçirdi. Bunun üzerine Stefan Çel Mare Osmanlı hakimiyetini tanıdı. Boğdan ve Macaristan, Karadeniz üzerindeki ticaret imkanlarını kaybettiler. Kırım’la kara bağlantısı kuruldu. Bu sefer ile Boğdan ve Eflak üzerinde Osmanlı hakimiyeti kuvvetlendi.

Çel Mare daha sonra ayaklandıysa da başarılı olamadı. 1503 yılında yapılan antlaşmayla Macaristan ile Lehistan Osmanlı fetihlerini tanıdılar ve iki voyvodalık kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu’na tabi oldular. Fatih’in son yıllarında gerginleşen Osmanlı-Memlük ilişkileri II. Bayezid zamanında daha da kötüleşti. Memlükler, Dulkadir Beyliği’ne müdahale edince, Alaüddevle Bey Osmanlılar’dan yardım istedi.

Osmanlı kuvvetleri Memlük topraklarına girince iki devlet arasında 1485’ten 1491’e kadar 6 yıl sürecek bir savaş çıktı. Yapılan savaşlarda Osmanlı ordusu Memlükler karşısında zor duruma düştü. İlk savaşları Memlükler kazandı. Ancak iki devlet de bu savaşlarda asıl ordularını kullanmamışlardı. Memlükler üstünlük elde etmelerine rağmen kendi iç meseleleri ve maddi durumlarındaki olumsuzluklar yüzünden başarılarını devam ettiremediler.

Suriye’de bir salgın hastalığın ortaya çıkması ve kıtlık yaşanması üzerine iki devlet arasında Mayıs 1491'de antlaşma yapıldı. Cem Sultan olayını kullanan Venedik, 1482’de yaptığı bir antlaşma ile Osmanlılar’a vergi ödemeyi bırakmış ve ticari imtiyazlarını artırmıştı. Ancak Mora ve Ege’de iki devlet arasında çekişme vardı. 1490’lı yıllara gelindiğinde Anadolu’daki Türkmenler arasında devlete karşı olumsuz bir tavır oluşmuştu.

Bu durumun daha geniş kitlelere yayılmaması ve devletin birliğini toplaması için Hristiyanlar’a karşı bir savaş gerekiyordu. Cem Sultan’ın ölümünden sonra Venedik baskı altına alındı. Venedik tüccarlarının Osmanlı ülkesinden tahıl alması yasaklandı. Bazı Venedik gemileri zapt edildi. Venedik’in Dalmaçya’daki topraklarına akınlar düzenlendi.
Venedik bütün bu olanlara rağmen Osmanlılar’a karşı savaş açmamıştı. Ancak Fransa ile antlaşma yapınca Osmanlılar bunu savaş sebebi olarak kabul ettiler. Temmuz 1494'de başlayan savaşta Osmanlı donanması, kara birliklerinin desteği ile 28 Ağustos’ta İnebahtı’yı fethetti.

Mora’da daha önce fethedilemeyen Modon ve Koron alındı. Bu yerler Fatih döneminde ele geçirilemeyen kilit noktalardı. Bu kalelerin ele geçirilmesi Ege Denizi’nde tam bir hakimiyet kurma açısından önemlidir. Osmanlı kuvvetleri Hırvatistan ve Dalmaçya’ya girdi. Venedik, Osmanlılar karşısında dayanamıyordu. Papa’nın Haçlı seferi düzenleme teşebbüsleri de fazla başarılı olamadı. Milano ve Napoli gibi İtalya şehir devletleri, Osmanlılar’dan aldıkları ticaret imtiyazları yüzünden tarafsız kalmışlardı.

Lehistan ve Boğdan’la yapılan antlaşmalarla bu iki devletin de tarafsızlığı sağlandı. Papanın çabalarıyla kurulan Haçlı donanması 1501 yılında Ege’ye geldi. Donanma Venedik, Papalık, İspanya ve Fransa gemilerinden oluşuyordu. Osmanlılar denizlerde yeterince güçlenemedikleri için bu donanmayı engelleyemediler. Midilli düşman kuvvetleri tarafından geri alındı. Ancak bir fırtınanın donanmayı dağıtması ve Haçlı kuvvetleri arasındaki anlaşmazlıklar yüzünden Osmanlılar açısından tehlike büyümedi.

Ekonomik açıdan iyice zor duruma düşen Venedik’in barış istemesi üzerine, Lehistan’ın aracılığıyla iki devlet arasında 1502’de antlaşma imzalandı. II. Bayezid döneminde İspanya’daki Müslümanlar iyice zor duruma düşmüştü. Aragon ve Kastilya baskısı yüzünden İspanya’daki son Müslüman toprağı Gırnata düşmek üzereyken Cem meselesi ve Osmanlılar’ın deniz gücünün zayıflığı yüzünden Endülüs’ten gelen yardım isteklerine olumlu cevap verilememişti.

1492 yılında Gırnata’nın düşmesi üzerine yardım istekleri iyice arttı. Fakat bu isteklere sadece Akdeniz ve Afrika’da faaliyet gösteren Türk korsanları ile cevap verilebildi. II. Bayezid devrinde büyük fetihlerin yapılmaması bir eksiklik olarak görülür. Fatih ve Yavuz gibi iki büyük fütuhatçının arasında kalan hükümdarlık dönemine de bu yüzden fazla olumlu bakılmaz. Ancak Fatih’ten sonra fazla fütuhat yapılmaması devletin sağlamlaşması açısından olumlu olmuştur. Bu dönemde daha önce fethedilen yerlerde Osmanlı düzeni oturtulmuş, Osmanlı devlet teşkilatı ve askeri yapısı da gelişmiştir.