Nutuk okusak, Kılıçdaroğlu’na oy verir miyiz?

23 Aralık 2017 Cumartesi

Ünlü Sosyolog Gustave Le Bone;

“Elli seneden beri binlerce nutuk dinledim, onlardan pek azı benim fikrimi değiştirdi fakat hiç birisi oyumu değiştirmedi” der.

Önceki gün Kemal Kılıçdaroğlu’nu;

“2019'da seçim hedefimiz yüzde 50+1 değil, yüzde 60" diye “nutuk” atıp, bol kepçeden sallarken görünce, kendi kendime;

“Ulan!..

Değil 50 yıldır nutuk dinlemek…

Yaklaşık bir asırdır “Nutuk” okumaya mecbur edilmiş bir milletiz.

Hamdolsun CHP hakkındaki fikirlerimiz hiç değişmedi” dedim.

Sonra da;

Girdiği her seçimi kaybeden…

Bugüne kadar yüzde 30 oy bile alamayan Kılıçdaroğlu’nun nasıl yüzde 60 oy alacağını merak etmeye başladım.

Tamam!

Kemal Bey’in “bilim”le, “sosyoloji”yle işi yok.

Bari o çok övündüğü “hesap uzmanlığı”nın hatırına, insan biraz mantıklı sallar be birader..

Yüzde 60 nire? CHP nire?

Değil nutuk atmak, Nutuk’u ezberletsen bile o oyu bizden alamazsın Kemal Kılıçdaroğlu!...

***

NECİP FAZIL “YOL GÖSTERİCİDİR!”

Adam(!)ın biri kalkmış, “NECİP FAZIL NEDİR, NE DEĞİLDİR?” dedikten sonra;

“- Büyük şairdir

- Muhaliftir

- Aksiyonerdir

- Tarihçilik yapmıştır

- Çok etkileyicidir

- Çok sürükleyicidir

- Çok hayran bırakıcıdır

(…)

Zaaflarıyla, enteresanlığıyla, artılarıyla, eksileriyle, gelgitleriyle falan…”

Diye üstadın bir sürü meziyetini saymış, ardından, Necip Fazıl’dan

“YOL GÖSTERİCİ BÜYÜK MÜRŞİT” çıkmayacağını iddia etmiş.

Belli ki,

Star gazetesi tarafından bu yıl 4.’sü düzenlenen “Necip Fazıl Ödülleri Gecesi”nde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a laf yetiştirmek istemiş.

Demek ki, bir hafta boyunca düşünüp, vardığı sonuç bu.

Şimdi kalkıp;

Necip Fazıl Kısakürek’in tüm Anadolu’yu karış karış dolaşıp, bu milletin uyanışına vesile olduğunu uzun uzadıya anlatsak da, malum şahıs için değişen bir şey olmayacak.

En iyisi laf kalabalığı yapmadan ona doğrudan Stefan Zweig’in;

“Büyüklüğü saklamak mümkün değildir. Kişi büyük bir insan olmak üzere doğarsa geçmiş ve gelecek ona teşvik ve örnek olacak sembol şahsiyetler gönderir” sözünü hatırlatalım ve soralım:

Eğer Erdoğan’ın “büyük bir lider” olduğunu kabul ediyorsan,

Necip Fazıl’ın da, Erdoğanların yetişmesi için gönderilmiş bir “sembol şahsiyet”, “Yol gösterici bir mürşit” olduğunu kabul etmen gerekmez mi?

Yoksa sen;

Erdoğan’ı da, “büyük bir lider” olarak görmüyor musun?

***

SIĞINMACILAR BİTTİ, SIRA KUŞLARA MI GELDİ?

Hatırlayın…

12 Kasım 2015’te,

Didim Tekağaç Burnu’nun güneybatısında “şişme bot”larla Yunanistan’a geçmeye çalışan bir grup sığınmacının botu, 

Yunan Sahil Güvenlik görevlileri tarafından “açevela gönderi” denilen bir alet ile “delinerek” batırılmaya çalışılmıştı.

Yunan askerlerinin, içinde bulunan bebeklerin ve annelerinin çığlıklarına aldırmadan o sivri uçlu aleti peş peşe şişme bota batırmaları, “medeni” oldukları iddia edilen Avrupalıların alınlarına sürülmüş kara bir leke olarak tarihteki yerini aldı.

*

Şişme botlarla denizleri geçip, yollarına çekilen dikenli telleri de aşıp, Avrupa’nın göbeğine,

Fransa’nın başkenti Paris'in 18. bölgesinde yer alan La Chapelle köprüsüne kadar gelebilen sığınmacıların ise;

Fransız yetkililer tarafından köprü altına yerleştirilen devasa kaya parçaları ile orada çadır kurmaları engellenmişti.

*

Örnekleri çoğaltmak mümkün fakat kucağında oğlu ile kaçmaya çalışan Suriyeli babaya çelme takıp onu yere düşüren Macar kameramanı da hatırlattıktan sonra asıl meseleye gelmek istiyorum:

54 yıldır kapısında bekletildiğimiz, “medeniyetin ve uygarlığın merkezi” olarak tanıtılan Avrupa’da gerçekleşen bir olay, onların yalnız sığınmacılara değil, hayvanlara karşı da ne kadar tahammülsüz olduklarını bir kez daha anlamama vesile oldu.

Alçak herifler!

Sığınmacılara yaptıkları zulüm yetmezmiş gibi, şimdi de kalkıp hayvanlara musallat olmuşlar.

İngiltere’nin varlıklı kentlerinden Bristol’de;

pahalı otomobillerinin üzerine s.çmasınlar diye, ağaçların dallarına ‘kuş savar dikenli teller’ yerleştirerek, kuşların buralara konmasını engellemişler. Böylece kuşların ağaçlara yuva yapmasının da önüne geçilmiş.

Tabi farkında olmadan, bu yaptıkları ile aslında  “hayvansever”likle zerrece alakalarının olmadığını da itiraf etmişler.

Bence bununla da iktifa etmeyeceklerdir.

Böyle giderse…

Avrupa’nın atası kabul edilen Erep’in, gayri meşru çocukları;

Makyajları akıp, gerçek yüzleri ortaya çıkmasın diye, korkarım yakında yağmurun yağmasını da engellemeye kalkışırlar…

  • MustafaMustafa1 ay önce
    La oglummm....sen zaten oy falan verme. Sizin Allahiniz ve peygamerinizde para. Para icin herseyinizi sattiniz.