Kemal Bey’in atleti…

24 Ağustos 2017 Perşembe

Enis Berberoğlu’nun “casusluk”tan tutuklanmasının ardından başlattığı sözde “adalet yürüyüşü” sırasında, kızı Zeynep Kılıçdaroğlu ile birlikte yemek yerken “atletli” fotoğraf çektiren Kemal Kılıçdaroğlu;

“cerahat medyası” tarafından “Vatandaş Kemal”, “Aile Babası Kılıçdaroğlu”, “Beyaz Atletli Genel Başkan” manşetleriyle kutsansa da,

fotoğrafın “kurgu” olduğu gün gibi ortada.

*

Ayrıca birlikte yemek yediği kızı Zeynep Kılıçdaroğlu’nun

Ataşehir ilçesinde bulunan Buz Residence’tan “kendi birikimleri” ile lüks daire satın aldığı ortaya çıktığında, Kılıçdaroğlu’nun;

“Kızım işe otobüsle gidiyor” şeklinde savunmasını da hatırlayınca…

Kemal Beyin oynadığı “atlet skeci” daha da tahammül edilemez bir hal alıyor.

*

Benim anlamakta zorlandığım husus, CHP’lilerin, beyaz atlet giyenleri;

“Göbeğini kaşıyan, don paça soyunmuş, kalın-kısa bacaklı, uzun kollu ve kıllarla kaplı, mangalın ateşini yelleyen adamlar” olarak gördükleri sır değilken,

Kemal Kılıçdaroğlu’nu o şekilde fotoğraf çektirmeye kimin, nasıl ikna ettiği?

*

Çok değil daha bir yıl önce CHP’li bir yazar, Tesettürlü eşleriyle tatil köyünde dolaşan Müslümanları;

“atletli, şortlu ve parmak-arası terliklik giyen adamlar” diyerek aşağılıyordu.

Bir yılın ardından bu sefer Kılıçdaroğlu atletli fotoğraf çektiriyor ve bu eylemiyle de aynı isimler tarafından göklere çıkarılıyordu.

Tüm bu olup bitenlere baktığımızda, Kılıçdaroğlu’na “çarkçı” diyenlere hak vermemek elde değil..

*

Kılıçdaroğlu’nun atletli fotoğrafı gazetelere yansıdığında, ben, vefat eden bir yakınımın cenaze merasimiyle meşgul olduğum için, kimin tam olarak ne söylediğini takip etme imkânı bulamadım. Yalnızca, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Kılıçdaroğlu’nu eleştirirken sorduğu;

“Atatürk’ü atletle yemek yerken gördün mü?” sorusu ve “Bu benim vatandaşıma hakarettir” şeklindeki sert sözleri dikkatimi çekti.

Çünkü ben,

Atatürk olmasa da, atletle yemek yiyen bir cumhurbaşkanı görmüştüm.

Evet, evet…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olmasına ihtimal vermediği manzara birkaç yıl önce yaşanmıştı.

Bundan 10 yıl kadar önce…

Normalde 16 Mayıs 2007’de görevi devredip, Çankaya Köşkü’nü boşaltması gerekirken, “367 garabeti” sayesinde 100 günden fazla bir süre daha işgal ettiği “Cumhurbaşkanlığı” makamını 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e devreden Ulusalcı-Kemalist tayfanın cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer;

Gölbaşı Hacılar Köyü’ndeki evine taşındığı ilk gün, Show Tv kameralarına “beyaz atlet”iyle yakalanmıştı.

Sırtı kameralara dönük olan ve üzerine atlet giydiği görüntülerden net bir şekilde anlaşılan 10. Cumhurbaşkanı Sezer, oturduğu masada belli ki bir şeyler yiyordu.

Show Tv’nin; "Bu haber kimsede yok" anonsuyla yayınladığı mahut görüntüler; “27 Nisan e-Bildirisi”yle Çankaya Köşkü’ne başörtülü bir “First Lady”nin çıkmasına engel olamayan azgın azınlığa bir gün içinde vurulmuş ikinci tokat olmuş, onları daha da kudurtmuştu.

“Sezer'in iç çamaşırı ile gizlice çekilmesinden” yalnız Kemalist tayfa değil,RTÜK de rahatsız olmuş, Show Tv’ye;

"Özel hayatın gizliliğine saygılı olunması" şeklindeki yayın ilkesinin ihlal ettiği gerekçesiyle “uyarı cezası” vermiş, kanaldan bir de savunma yapmasını istemişti.

Öyle ya!..

Sezer;

Kırmızı ışıkta durup, marketten alışverişini yapan, Çankaya’da oğluna yaptığı düğünde kullandığı elektriğin parasını cebinden ödeyen bir cumhurbaşkanıydı.

Böyle birinin, hem de gizlice “iç çamaşırlı” bir şekilde çekilmesi kesinlikle “haneye tecavüz(!)”dü. Bu nedenle Show Tv cezalandırılmalıydı.

Cezalandırıldı da…

*

İnsan, tüm bu olup biten iki yüzlülüklere, oynana oyunlara baktığında şaşırmadan edemiyor.

Çok değil daha dün, 10. Cumhurbaşkanı Sezer’in atletli hali basına yansıdı diye ortalığı “haneye tecavüz” nidalarıyla ayağa kaldıranlar, televizyon kanallarına ceza yağdıranlar…

Şimdilerde kalkmış, Kılıçdaroğlu’n “atlet” giydirerek, “Vatandaş Kemal” diye millete kakalamaya çalışıyor..

Sahi siz milletin bu numaraları yutacağını mı sanıyorsunuz?

Ben, sanmıyorum yutabileceğini…

***

“CHP'de “atlet”in yeri..”

CHP milletvekili Mustafa Balbay;

“Çetin Emeç katledildiğinde atletiyle çekilmiş fotoğrafları yayınlandı”ğı gerekçesiyle sürekli olarak atlet giyer ve aynanın karşısına geçerek, atletinde bir çizik veya yırtık olup-olmadığını kontrol eder, bu durumu da;

“Ben saldırıya (ölmeye) uğramaya hazırım” diye ifade edermiş.

Balbay’dan sonra Kılıçdaroğlu’nu da “atletli” olarak gördüğümde, aklıma gelen ilk şey, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın;

“Biz bu yola kefenimizi giyerek çıktık” sözü oldu.

Zira

Balbay ve Kılıçdaroğlu’nun atletsiz dolaşmadıklarına bakılırsa, CHP’lilerin;

“Biz bu yola atletimizi giyerek çıktık” demeleri kuvvetle muhtemel!..

***

Teşekkürler Reşadiye Ses Turizm!..

Geçtiğimiz Pazar günü vefat eden bir yakınımın cenazesine katılmak için memleketim olan Tokat’a giderken ilk kez REŞADİYE SES TURİZM adlı şehirlerarası yolcu taşıma şirketiyle yolculuk yaptım. Akşam ve yatsı namazları molalara denk geldiği için sıkıntı yaşamadım. Fakat sonuncusu olduğunu tahmin ettiğim molayı saat gece 3.30’da verdiklerini gördüğümde, sabah namazını kaçıracağım endişesine kapıldım. Bu yüzden abdest tazeleyerek namazımı otobüsün içinde kılmaya karar vermiştim. Bu düşünceyle yolculuk devam ederken birden bire otobüsün içinde, bir telefondan geldiğini tahmin ettiğim ezan sesi duyuldu. Hemen akabinde ise muavinin bana bütün dünyaları bağışlayan o “namaz molası”  anonsunu duydum. Tosya’da olduğunu tahmin ettiğim, yol kenarındaki küçük bir cami önüne otobüs park ettiğinde aynı şirketin bir otobüsü de namaz molası vermiş, yolcular namazlarını eda ediyordu.

Bunun tesadüf olmadığını, Ramazan ayında da benzer şekilde iftar ve namaz molaları verdiklerini öğrendiğimde, REŞADİYE SES TURİZM’e tüm Müslümanlar adına “TEŞEKKÜR” etme ihtiyacı hissettim. Teşekkür ederim REŞADİYE SES TURİZM. Allah, sayınızı artırsın…

Not:

Namazlarını kaçırmamaya özen gösteren Tokatlı kardeşlerimize duyurulur!..

  • AhmetAhmet2 ay önce
    Otobüste namaz kılmak ? Peki kıble?