Haluk Pekşen o iftirayı “Grup Başkanvekiliği” için mi attı?

15 Ekim 2017 Pazar

CHP’de şu sıralar en “popüler” isim; "darbeyi AKP yaptı" diyen Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen.

Pekşen’in hezeyanı o kadar dikkat çekti, ben bile “Kimdir bu Haluk Pekşen?” sorusunu kendime soramadan edemedim..

Aradığım sorunun cevabını da arşivlerde fazlasıyla buldum.

Meğer Haluk Pekşen neymiş de bizim haberimiz yokmuş?!..

*

CHP’li Pekşen, Ankara Barosunun “ince” işlerde en “mahir” ve “aranan” avukatlarından biriymiş!…

Yıllarca kamu kurumlarının, bürokratların, siyasilerin ve Balyoz davası sanıklarının avukatlığını yapmış.

“Haluk Pekşen” ismi gazetelerde ilk kez;

Halkbank eski Genel Müdürü Yenal Ansen’in,

“ödenmeyeceğini bildiği halde” Garibaldi firmasına 1996 ile 1999 yılları arasında toplam 14 milyon 250 bin dolar kredi vererek “görevi kötüye kullanmakla suçlandığı” davadan, ceza almadan kurtulmasını sağladığında yer almış.

(Yenal Ansen’in, "Sabah-ATV”nin eski sahibi Dinç Bilgin’e verilen 30 milyon dolarlık kredi ile ilgili “zimmetle” suçlandığı davada avukatlığını yine Pekşen üstlenmiş.)

*

İTO eski Başkanı Murat Yalçıntaş’ın bir dönem tutuklu kaldığı soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan CNR Holding’in sahibi Ceyda Erem,  Ankara Adliyesi’ne, avukat Haluk Pekşen’le gitmiş.

***

Bilindiği gibi halk arasında parasal mevzulara “ince mesele” derler. Genelde usulsüz kredilerle ve batırılan paralarla ilgili davalara baktığı için, yazının başında Pekşen’den;

“İnce işlerin avukatıymış” diye bahsettiğimi sanmış olabilirsiniz.

Eğer öyle sandıysanız, yanıldınız.

Zira Pekşen,

CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin de avukatıymış.

Muharrem İnce’yi, “taciz”le suçlandığı o meşhur davadan kurtaran da Haluk Pekşen’miş.

*

Hatırlanacağı üzere;

Bülent Arınç’ın, "550 vekil arasında tek o'nun taciz dosyası var" dediği Muharrem İnce, “F.B.” isimli CHP üyesi bir bayana;

“Yalova’dan geliyorum. Abazayım. Koru Zambak Apartmanı 1 Numaraya gel” yazılı bir mesaj göndermekle suçlanmıştı.

O dönem kısa süreliğine de olsa infiale neden olan mahut dava;

adı son olarak “FETÖ itirafçısı”na çıkan Savcı Ferhat Sarıkaya’nın verdiği “takipsizlik” kararıyla adeta unutturulmak istenmişti. FETÖ’cü savcı Sarıkaya neden böyle bir karar verdi, doğrusu çok merak ediyorum!..

*

Ayrıca;

“CHP, taciz, İklim Bayraktar Kaleli ve avukat Haluk Pekşen” kelimelerinin birlikte gündeme geldiği bir dava daha var ama sanırım ondan bahsetmeye ne benim ne de sizin mideniz elvermez..

Bu yüzden içinde “Haluk Pekşen” geçen davalardan bahsetmeyi burada nihayete erdirmek isabetli olacaktır diye düşünüyorum…

 

*

Şimdiye kadar hep “avukat”lıktaki “maharet”(!)inden bahsettiğimiz CHP Trabzon milletvekiliHaluk Pekşen’in şahsıyla ilgili ilk olumsuz iddia ise, Hürriyet yazarı Yalçın Bayer tarafından 01 Şubat 2007’deki köşesinde ortaya atılmış.

Avukat Pekşen’in CHP’li olabileceğine ihtimal vermeyen Bayer;

“Kızılay eski Başkanı Tekin Küçükali’nin  hukuk işlerini takip ettiği için “bir yıl önce (2006) aylık 10 bin TL+KDV ile yapılan sözleşmenin ertesi yıl 57 bin TL+KDV’ye (bütün vergiler ve masraflar hariç) yeni”lendiğini köşesine taşımış..

Pekşen ise;

Neden 57 Bin TL alması gerektiğini ertesi gün, yani 2 Şubat’ta yazılı bir metinle izah etmeye çalışmış çalışmasına da…

Belli ki Yalçın Bayer’i ikna edememiş..

Bayer, köşesinde yayımladığı Haluk Pekşen’e ait açıklamanın altına imalı bir şekilde, içinde "Senden bir yoğurt olmaz" ifadesi geçen “Yoğurt” başlıklı bir yazı eklemiş.

Dedim ya!

Yalçın Bayer, Pekşen’in CHP’li olduğunu bilse öyle davranmazdı ama malum Kızılay, Cumhurbaşkanına bağlı… Cumhurbaşkanı da Ak Partili…

*

CHP Trabzon milletvekili Haluk Pekşen hakkında yeterince bilgi sahibi olduğumuza göre, şimdi de; "darbeyi AKP yaptı" demek için neden 18 ay bekledi, onu izah etmeye çalışalım:

Yukarıda belirttiğimiz gibi,

CHP’li Pekşen, netameli davaların avukatı olsa da “no name” yani “tanınmayan” biri.

Şu sıralar ise tanınmaya çok ihtiyacı var.

O da en kolay yolu;

“Ak Partiye iftira atarak gündeme gelme!” yolunu seçti.

*

Haluk Pekşen’in “tanınma” ihtiyacı ise, ismi “CHP Grup Başkanvekili” adayları arasında yer almasından kaynaklanıyor.

Bu yüzden son zamanlarda dikkat çekebilmek için bir tek “amuda kalkma”dığı kalmıştı.

Kısa süre içinde neler yaptı neler?

“Fındık için adalet” diyerek kendini yollara atmasından tutun da…

Makam aracını yola park etti diye Ortahisar Kaymakamı ile tartışmak mı dersiniz?..

HES’lerden rahatsız olmasından tutun da,

Bakan korumalarının uçaklara silahlı olarak binmesine kadar, duymadığı rahatsızlık, etmediği şikâyet kalmadı.

Tabii bu arada Sözcü yazarlarına, köşelerinde yayımlanması için defalarca mektup yazması da cabası..

Bunca atraksiyona, kendini paralamasına rağmen CHP’ye yakın gazetelerde çıkan haberler ya yok denecek kadar az ya da dikkat çekmeyecek kadar küçük.

*

Aykut Erdoğdu’nun; “bir CHP üyesinin başına silah dayadığı”nıniddia edildiği..

Mahmut Tanal ve Sezgin Tanrıkulu’nun;

Her “muhalifim” diyene ellerinde tuzluklarla koştuğu bir ortamda, Pekşen’in dikkat çekmesi zordu.

Bu konularda henüz “toy” sayılan Haluk Pekşen’de, “Grup Başkanvekiliği”ni kapmak için, CHP’nin “gedikli”lerinin üzerine çıkması gerekiyordu.

O da;

18 ay sonra bir CHP’liye yakışacak şekilde hem "onlar öngörülemeyen sonuç" diyerek 250 şehidimize, hem de "darbeyi AKP yaptı" diyerek “15 Temmuz Ruhu”na hakâret etme yoluna tevessül etti.

Böylece “avukatlık”taki maharetini siyasete taşıyarak, “Grup Başkanvekiliği”ni şimdiden garantilemiş oldu.

 

  • Oğuzsoylu Oğuzsoylu 1 ay önce
    Ali Bey o ince işlere bulaşanlar bahsettiğiniz milyonları, hani zaman zaman bizim bu sayfadada yer alan Anket pastaları olurya , onların işini gören hakim savcı ve avukat yüzdelik olarak bölüşürler, merak ettiğim bay pekşen nekadar pay aldı.