Cihat; “nefsi terbiye” derken, CHP’ye taviz vermek!

10 Eylül 2017 Pazar

Yıl 1952.

Demokrat Parti Çorum İl Kongresi’nde;

“-İlk ve Ortaokullarda Kur’an okutturulmasının temini,

-Mahkemelerde Kur’an üzerine el basarak yemin edilmesi,

-Gazetelere mayolu kadın resimlerinin konulmasının yasak edilmesi,

-İmansızlık timsali olan dansın ve balolara gitmenin men’i,

-Güzellik kraliçeliği rezilliği ve müsabakasının önlenmesi,

-Komünist Yahudi emperyalizmasının tuzağı olan Mason Cemiyetlerinin lağvedilmesi.

*

Demokrat Parti Ankara İl Kongresi’nde ise;

“-Kadın memurların tasfiye edilmesi,

-Ömer Bilen’in Hacı Bayram’daki vaazlarının Radyo ile neşredilmesi,

-Okullarda din derslerinin ehil kimselere verilmesi,

-Ayasofya camisinin ibadete açılması” kararları alınmış,

Fakat alınan bu kararlardan hiçbiri hayata geçirilememişti.

*

Her şeye rağmen, iktidarının henüz ikinci yılında bu kadar cesur ve isabetli kararlar alabilen bir partinin “Genel Başkan”ı olan Adnan Menderes’i bir kez daha rahmetle anıyorum.

Mekanı cennet olsun!..

*

Ayrıca,

Menderes önderliğindeki DP’nin, il kongrelerinde aldığı bu cesur kararları gördükçe, doğrusu kendi kendime;

“Nasıl olmuş da, 10 yıl boyunca iktidarda kalabilmiş?” sorusunu da sormadan edemiyorum.

Zira dün 94’ncü yaşına giren CHP, bugün sergilediği çamur siyasetinin kat be kat tehlikelisini Menderes karşısında sergiliyordu.

Bu sebepledir ki,

on yıllık iktidarı boyunca DP, yukarıda saydığım 10 maddeden hiçbirini hayata geçiremedi.

*

Esasında aradan geçen 55 yılın ardından değişen pek bir şey olmadı.

O gün muhalefette olan CHP, bugün yine muhalefette..

Değişen tek şey;

Menderes’in “tek parti” iktidarı yerine, Ak Parti’nin “tek parti” iktidarı geldi.

Tabi bir de;

DP’nin hayalini kurduğu on maddeden ilki olan;

“İlk ve Ortaokullarda Kur’an okutturulması” kararı, bugün “seçmeli” de olsa ilköğretim okullarında hayata geçirilebildi.

*

Atalarımız,

“Yiğidi öldür, hakkını ver” derler..

Allah biliyor ya,

Ak Partililer de güzel hizmetlere tevessül ediyorlar ama…

Gel gör ki;

CHP ve avanesi yüzünden bir türlü hayata geçiremiyorlar.

*

Örneğin,

Milli Eğitim Bakanlığı bu yıl “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” dersinin müfredatına “cihat” kavramını ilave edecekti..

Bu ilave, öyle DP iktidarının kongrelerde aldığı kararlar gibi “radikal(!)” bir şey de değildi.

Yalnızca,

6. sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin “Hz. Muhammed’in Hayatı” ünitesiyle..

9. sınıfların “İslam dininde temel ibadetler” ünitesine, “nefsi terbiye” anlamına gelen “cihat” kavramı hakkında temel bilgiler eklenecekti.

Eklettirmediler!..

Görün bakın seneye de eklettirmeyecekler!…

Ekletecek olsalar, 55 yıldır bu ilave yapılmış olurdu.

*

Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı (TTKB) Alpaslan Durmuş;

Patronu, siyah poşet içinde satılan “muzır neşriyat”tan para cezası alan bir gazeteye açıklamalarda bulunup;

”Cihat”ın seneye okutulacağını söylemiş ve “Cihadı kitaptan çıkarmayacağız” demiş..

Oysa bir şeyi “çıkarmak” için önce o kavramı kitaplara sokması gerektiğini Alpaslan Durmuş da biliyor ama naspın?

Bir şeyler söylemesi gerekiyordu, o da söyledi.

*

Beni asıl rahatsız eden;

“İcra makamı”ndakiler bu tür açıklamalar yaptıkça, “istemezükçüler”in mahut açıklamalara bir yerleri ile gülüyor oluşları.

Mesela!

Aynı gazetenin “medya maymunu” lakaplı yazarı, dün, bakanlığın “cihat”ı kastederek yaptığı;

“Bazı hukuki gerekçelerle bu yıla yetişmedi” açıklamasını..

“Hiçbir şey anlamadım. Cihat’la ilgili ne hukuki gerekçe olabilir ki..” diyerek “Ti”ye almış..

Ee!..

Adamların en iyi bildiği taktik bu…

İktidar bir karar aldığında önce “ciddi” olup olmadığını test ediyorlar, sonra da “laiklik” bahanesiyle karşı atağa geçiyorlar..

Olur da,

“Sayın yetkililerimiz” bunların “höt” demelerinden tırsıp geri adım atarsa,

onlara yalnızca bir yerleri ile gülmek kalıyor…

Onlar da gülüyorlar!

 

***

Merhum Mehmet Akif’in de dediği gibi;

“tarihin yeniden tekerrür etmesini” istemiyorsak, geçmişten ibret almamız şart!..

Eğer Demokrat Parti, yukarıda listelediğim kararlardan yalnızca birkaçını uygulamaya sokabilseydi, belki de o şeamet başına gelmeyecekti.

Fakat onlar aldıkları kararların arkasında duramadılar.

Adnan Menderes “Başbakan”lığındaki DP iktidara geldiğinde, CHP’liler; Müslümanlara yaptıkları tarifsiz zulümlerin hesabının sorulacağından korkup, sinmişler, “çıt”larını dahi çıkaramaz hale gelmişlerdi.

Fakat DP’liler;

Yalpalamaya, aldıkları kararların arkasında duramamaya başlayınca…

Fırsatı ganimet bilen CHP’liler, yeniden palazlandı ve Menderes’i idama götürecek sürecin fitilini ateşlediler.

Böylece;

DP iktidardan, Menderes ve arkadaşları ise canından oldu.

*

Sözün özü:

Eğer yöneticiler,

“Milletin menfaatine olacak bir karar almışlarsa, her ne pahasına olursa olsun o kararı uygulamalı…”

Ya da;

Aldıkları kararları uygulamaya güçleri yetmeyecekse;

en azından gündeme getirip de kendilerini, bu müptezel “Kindar Fosiller” karşısında küçük düşürmemeliler…

Zira “küçük düştükleri” ile kalıp kalmayacakları bile meçhul.

Çünkü ben, Kılıçdaroğlu’nun;

“Analarının sütünden emdiği sütü, memelerinden emdiği sütü burunlarından getiren partidir'” derken, neyi kastettiğini..

Bu yaptığının “gaf”la asla izah edilemeyeceğini düşünenlerdenim!

Bilmem anlatabildim mi?

  • Gazel.Gazel.2 ay önce
    Allah bildiği gibi yapsın sizi pis çapulcular.yaşasın kafirler için cehennem.