CHP’nin Türkiye’yi şikayet etmesi genetik!..

08 Ağustos 2017 Salı

2003’te,

Ak Parti’nin iktidarda henüz birinci yılını tamamlamadığı günlerde…

Almanya’dan gelen bir heyet meclis’te “ İnsan Hakları Komisyonu”nu ziyaret etmişti.

Komisyon üyesi olan AKP Diyarbakır Milletvekili Cavit Torun da görüşmeler sırasında;

Pazar gününün tatil olmasını ‘‘İsevi bir yaklaşım’’ olarak eleştirmiş ve heyetten;

‘‘Türkiye'ye ifade, din ve inanç özgürlüğü konusunda Avrupa’nın biraz baskı yapması’’ talebinde bulunmuştu.

Belli ki Torun, halkı Müslüman olan Türkiye’de “Cuma”nın “tatil” olmasını istiyordu.

Torun’un “iyi niyetle” sarf ettiği bu sözler, o sırada görüşmede hazır bulunan Başkanlık Divanı üyelerinden CHP'li Şerif Ertuğrul ve Özlem Çerçioğlu’nu çok öfkelendirmişti.

Şu sıralar Aydın Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini yürüten Çerçioğlu, Ak Partili Torun’u;

 ‘‘Türkiye'yi küçültücü ifadelerinizi kınıyorum’’ diyerek, haşlamıştı.

CHP'li diğer üye Şerif Ertuğrul da;

‘‘Nasıl böyle konuşursunuz? Siz burada Türkiye'yi yabancı bir ülkeye şikâyet ediyorsunuz” diyerek, sert bir şekilde eleştirmişti.

Bir daha vekillik yüzü göremeyen Cahit Torun da bu açıklamasıyla, Türkiye’yi güya Avrupa’ya şikayet eden ilk Ak Partili olmuştu.

*

Ak Parti’ye atfedilen diğer bir “şikayet” hadisesi ise;

dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın “Google”dan topladığı asılsız iftiralarla ve gazete kupürleriyle hazırladığı iddianame nedeniyle açtığı “kapatma davası” sonrası…

Ak Partili yöneticilerin;

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nden “kapatma davasına karşı bildiri talep etmesi”ydi.

Suçsuz yere partileri kapatılmakla karşı karşıya gelen Ak Partililerin, AKPM’den böyle bir bildiri talep etmelerini CHP çok ağır ifadelerle eleştirmiş…

Ak Parti’yi ülkeyi  “jurnallemek”  ve “gammazlamak”la suçlamışlardı.

*

Evet..

15 yıllık iktidarında “şikayet” dahi sayılamayacak hepi topu iki “hak arama” girişimde bulunan Ak Parti’de vaziyetler böyle.

Peki ya Ak Parti’ye “gammazcı” ve “jurnalci” diyen ana muhalefet partisi CHP’de durumlar nasıl?

Dilerseniz CHP’ye abanmadan önce geçmişe ait bir anekdot aktarayım.

Star gazetesinin geçtiğimiz yıl, yani 19 Nisan 2016 tarihli nüshasında yayınladığı, gazeteci Yalçın Özer'in;

1991 yılında dağılmadan önceki adı Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) olan bugünkü Rusya’nın başkenti Moskova’ya düzenlenen resmi bir ziyarette, yayınlanmaması koşuluyla yaptığı bir röportajda merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın, CHP’nin Avrupa ile ilişkisinden bahsederken;

“CHP’yi biraz sıkıştırırsan Avrupalı dostlarına Türk devletini şikâyet ederler. Nasıl ederler? Ya el altından ya da CHP’nin beslemesi ulusalcı gazetecilerle kamuoyu oluşturarak...” dediğini aktarmıştı.

 Aradan geçen 26 yılın ardından anlaşılıyor ki, CHP’de değişen pek bir şey yokmuş. “Eksi tas eski hamam” yani.

*

Geçmişten bir “şikayet” örneği verecek olursak;

CHP’nin eski liderlerinden Bülent Ecevit’in, Alman Der Spiegel’e “bir kadın muhabirinin iç çamaşırında” şikayet mektubu gönderdiği ve “Devletin hariçteki nüfuzunu kıracak şekilde, dahili vaziyet hakkında yabancı bir memlekette asılsız neşriyat yaptırmaktan” beş yıl hapis istemiyle yargılandığı bilinen bir gerçektir ve gazetelere yansımıştır.

*

Bülent Ecevit’in DSP’sinde kendine yer bulamayan fakat yıllar sonra “kasket”ini devralan Kemal Kılıçdaroğlu ise,

“Türkiye’yi yabancılara şikâyet” etme hususunda açık ara ilerde.

Kemal Bey önceki gün Alman “Focus dergisi”ne röportaj verip "Türkiye'de can ve mal güvenliği yok" diyerek  “şikayet rekoru”nu güncelledi ve Avrupalıların kaşıdığı “Türkiye'ye gitmeyin” kampanyasına da çanak tuttu.

Güya Türkiye’de insanlar “tişört” veya “fıkra” yüzünden tutuklanabiliyormuş.

"Erdoğan'ın bu yönde talimatı var”mış.

Kılıçdaroğlu, Alman dostlarına müjde vermeyi de ihmal etmemiş. "2019'da kesinlikle Erdoğan'dan kendilerini ve Türkiye'yi kurtaracakmış.”

 Muhabirin,

 "Bunu nasıl yapacaksınız?” sorusunu;

"Demokrasiden yana olan bütün güçleri bir araya getirip Erdoğan'ı indireceğiz” diye yanıtlamış.

Son olarak Ankara’dan İstanbul’a yürürken kol kola girdiği HDP’liler ve FETÖ’cüler “Demokrasiden yana olan güçler”miş.

İnsanoğlu ne acayip…

Her gün yeni bir şey öğreniyor!..

Oysa biz onları “terörden yana” sanıyorduk.

*

Nereden tutsanız elinizde kalan ve her yerinden rezillik akan bu ifadeler yoğun eleştiri alınca,

“CHP Basın Birimi” röportajı anında yalanladı.

“Tekzip gönderip, gerekli süreçlerin başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyur”dular.

*

Oysa,

Kemal Bey’in mahut hezeyanlarını alelacele yalanlama cihetine giden CHP Basın Birimi;

kasetin tozuyla daha göreve gelir gelmez, Türkiye’yi ve iktidarı başta İsrail olmak üzere, Belçika, Almanya, İngiltere’ye ve ABD’ye şikâyet eden Kılıçdaroğlu’nun önceki hezeyanlarını hiç yalanlamadı.

*

Mesela;  

Göreve gelir gelmez İsrail’in TV2 Kanalı’na konuşan ve Mavi Marmara baskınında asıl sorumlunun Türkiye olduğunu belirterek, “Ben olsam bu gemiyi göndermezdim. İsrail ile ilişkilerin bozulmasına izin vermezdim” diyen Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri hakkında “CHP Basın Birimi” ne düşünüyor, bilmiyoruz?

*

Ya da,

İlk görüşmesini, Hamas’ı terörist olarak gören, İsrail’e destek veren ve Ermeni tezlerini savunan Amerikan Türk Konseyi Başkanı ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Armitage ile yapmasını nasıl yorumlamıştı “CHP Basın Birimi?”

*

Aklıma gelmişken;

12 Eylül 2010 referandumu sonrasında Belçika ve Almanya’ya giderek;

“Recep Bey’in boyunu da, kilosunu da orada anlatacağım” demişti, Kılıçdaroğlu.

Acaba nasıl anlattı?

*

Washington Post’a yazdığı makale ile hükümeti, ABD yönetimine şikâyet etmesini.

*

*

Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), İslam Konseyi, Sosyalist Enternasyonal, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü başkan ve yöneticileri ile Türkiye’deki büyükelçilikler ve yabancı gazetecilere bir mektup göndermesini…

*

İngiltere’nin başkenti Londra’da Avam Kamarası’nda düzenlenen Türkiye’nin İşçi Partili Dostları grubunun 4’üncü kuruluş yıldönümü resepsiyonuna katılmasını.

*

ABD’li Yahudi spekülatör George Soros’un fonladığı TESEV’in 183 no’lu kurucu üyesi olmasını.

*

“CHP Basın Birimi” sana soruyorum;

“Tüm bunlar hakkında tek satır kelam etmeyen sen..

Bir tek Focus dergisinde yazılanları yalanlamak sana da saçma gelmedi mi?

*

Bak aklıma ne geldi?

“17-25 Aralık FETÖ Kumpası”ndan yalnızca birkaç gün önce Kemal Kılıçdaroğlu, Amerika’ya gitmiş;

Biri Türki-Amerikan Birliği (Turkic American Assembly-TAA) , diğeri Fethullah Gülen’in onursal başkanlığının yaptığı ve FETÖ’nün ABD’deki en eski kuruluşlarından biri olan “Rumi Forum”un düzenlediği iki toplantıya katılmış ve FETÖ’nün adamlarından plaket almıştı.

Kılıçdaroğlu’nun mahut ziyareti ile ilgili,

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, mecliste düzenlediği basın toplantısında,

“Amerika’daki toplantıda Fethullah Gülen’in F’si gündeme gelmedi” demişti.

CHP Basın Birimi, bu konu hakkında sessiz kaldın diye,

Loğoğlu’nun saçmalıklarına inanmamızı beklemiyorsun değil mi?

  • ErsanErsan3 ay önce
    Zamaninda abdullah gul ve bircok akp li bu ulkeyi avrupa insan haklari mahkemesine sikayet etmislerdi hatirlatirim size
  • hasanhasan3 ay önce
    Baykal da vaktiyle isviçrede şikayet etmişti.Ya Gülsüm Bilgehan Toker in ermenikarar tasarısı nı ayakta alkışlaması ne demeli
  • MiLLETMiLLET3 ay önce
    ATALARİMİZ NE DEMİS HİRSİZ İÇERDEN OLURSA KAPİ KİLİT TUTMAZ OGUL BU VATANİN DÜŞMANİ CHP VE SİYONİTLERDİR ONLARADA BU FİRSATİ VEREN YİNE CHP VE ONLARİN UŞAKLARİDİR
  • Ali Ali 3 ay önce
    AİHM mahkeme değil mi?Gül'ün eşine başörtülü diye okuma şansı tanımayanların hiç günahı yok mu?
  • Fatih EMLİKFatih EMLİK3 ay önce
    Millette kendileri Allaha şikâyet eder.Elinede balyozu alı hazır bekler.ne zaman kaşınsa indirip nakavt der.bu uzunca zamandır bööle.
  • Hak yoluHak yolu3 ay önce
    Abdullah Gül de etmişti AİHM ye. Hatırla....
  • Nahit sazoğlu Nahit sazoğlu 3 ay önce
    Kahrolsunsiyonizminuşaklarıveülkemizdeki isbirlikcilerizavallıveacizpiyonlari
  • BayramBayram3 ay önce
    CHP bin eksik ve yanlışlarını yazarken şikayetlerini ele alırken akp nin kileri söylemeyi unuttunuz sanırım vicdan birazcık vicdan
  • FaikFaik3 ay önce
    Hep beraber özgür bir türkiye kimseye el açmayan bir türkiye kimsenin emir veremediği bir türkiye için biz milyonlarca vatan sever bu yolculuğa umutla bakıyoruz bu CHP PKK FETÖ labut larını devire devire yürüyoruz hedefe.