Nizamülmülk ve eğitim

19 Haziran 2017 Pazartesi

Selçukluların büyük sultanı Alp Arslan, 1072 yılında, hunharca bir suikast neticesi öldürülünce, on yedi-on sekiz yaşlarında olan oğlu Melikşah, Selçuklu tahtına oturdu. 

Babası gibi yürekli, azimli ve kararlıydı. Nizamülmülk gibi iman ve bilgi deryası bir vezirin elinde yetişmişti. Babasının şefkati ile kahramanlığını, hocası Nizamülmülk’ün sevgisi ve sabrıyla bütünlemişti. 

Bunlara kendi ideallerini, azmini ekleyince ortaya mükemmel bir idareci çıkmıştı.

Selçuklu Devleti, en güçlü dönemini yaşıyordu. Sınırları Hindistan içlerine kadar genişlemiş, dönemin en büyük, en güçlü, en mamur, en medenî devleti hâline gelmişti. 

Melikşah, bütün bunları dosdoğru bir “Hoca” sayesinde başardı.

“Hoca”nın gerçek adı Ebu Ali el-Hasan et-Tusi’dir, Selçuklu’yu derinden inşa eden meşhur “Nizamiye Medreseleri”ni kurduktan sonra (ki, “Hüccetül İslam” olarak anılan Gazali, Bağdat’taki Medresenin başında idi), Abbasi Halifesi Kâim bi Emrillah tarafından, “Memlekete Nizam veren” anlamında “Nizamülmülk” unvanı, verilmiştir.

Sultan Alp Arslan’a vezir olduğu 1064’ten, Hasan Sabbah’ın beyni yıkanmış Haşhaşiler’i tarafından şehit edildiği 14 Ekim 1092 senesine kadar aralıksız 29 sene Büyük Selçuklu Devleti’ne, tam bir dirâyet ve sadakatle hizmet etmiştir. En büyük hizmeti ise, eğitilmiş insan yetiştirmesidir.

Günlerden bir gün, Selçuklu Devleti’nin bütçesi görüşülüyordu. Sultan Melikşah “Her kurum kendi bütçesini yapsın” demişti.

Çalışmalar başladı. Gelirler toplandı, giderler hesaplandı. Nihayet bütçeler Sultan Melikşah’a arz edildi. Melikşah, hepsini tek tek inceledikten sonra:

“Görüyoruz ki bütçemizde yoksullara, muhtaçlara, yetimlere, dervişlere, ilim tahsil edenlere, sanatkârlara pek bir şey ayırmamışsınız. Bu saydıklarımız için bütçeye üç yüz bin altın konsun” dedi, “yetimlere, gariplere, sanatkârlara, âlimlere bakmayan devlet batar!”.

Bu emri duyunca, zamanın Harbiye Nazırı (Savunma Bakanı), söz aldı:

“Bu miktar ordunun bütçesine eklenirse, Bizans’ın surlarını dahi aşarız!”

Sultan Melikşah gayet sakindi, hattâ gülümsüyordu: “Yanlışın var!” diye cevap verdi, “Biz şimdiye kadar âlimleri, fakirleri, dervişleri, yetimleri, muhtaçları gözetmeseydik, ordumuz değil yeni beldeler fethetmek, payitahtımızı bile korumaktan âciz kalırdı.”

Hepsini tek tek süzdükten sonra, devam etti: “Biz memleketleri, kılıçtan evvel, yoksul takımı ve derviş-molla kısmının dualarıyla fethederiz. ‘Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz olurdu?’ buyuran Cenab-ı Hakk’a yemin ederim ki, bütçemizde yapılan en hayırlı harcama budur.”

Nizamülmülk’e döndü: “Sen de konuş Vezirim!”

Baba yadigârı şanlı vezir hayran hayran Melikşah’a bakıyordu: “Ey Cihan Sultanı!” dedi, “askerlerinizin okları bir milden öteye geçmezken, benim Nizamiye Medreseleri’nde yetişen mânevi ordunun duaları Arş’a ulaşıyor. Selçuklu Devleti ikisinin sayesinde gelişecek.” 

Sözün burasında tarihten günümüze gelip, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın sanatçılara ve sporculara verdiği iftarda yaptığı konuşmadan yorumsuz birkaç paragraf aktaralım.

“Teessürle belirtmem gerekir ki, Türkiye’nin gücü ve kapasitesiyle kültür, sanat ve spor alanında bulunduğumuz yer uyumlu değildir… 

“İrfandan yoksun bir kültür, sanat ve ahlâktan yoksun bir sporla hiçbir yere varamayız. Bu yaklaşımla bırakınız dünya çapında isimlere ve eserlere sahip olmayı, milletimizin asgari beklentilerini dahi karşılayamayız.”

Bu durumda bendenize söyleyecek iki cümle kalıyor: “Bunları başkalarına bırakmayın Sayın Cumhurbaşkanım, bizzat ilgilenin! Bu ülkenin Nizamülmülk’ü siz olun!” 

 

  • ÖZPINARÖZPINAR2 ay önce
    İnsanı yaşat ki devlet yaşasın insalık yaşasın..Önce gönülleri feth etmeyi düşünen sonra kültürünü, sanatini, geleneğini yükseltmeyi düsunen bir ecdadin torunu ve neferleriyiz...ELHAMHULİLLAH..
  • Levent 15Levent 152 ay önce
    Ben şimdi bir şeyi anlamadım. Allah' ın sevgili kulu diye düşündüğümüz birilerinden " dua " isteyebilir miyiz? Isteyemez miyiz? Evliyâdan dua istemek sakıncalı ise, eşimizden, çocuğumuzdan bir bardak çay istemek sakıncalı değil mi?Şehitlerimizin ölmedigini Rabbimiz söylüyor.Onlardan dua , himmet istesek yanlış olur mu?
  • HikmetHikmet2 ay önce
    Öğretim sistemimizde vatanseverlik anlayışı ön plana çıkarılmalı. Öğrenci mezun olunca herşeyden önce vatanının geleceği için çalışacağını düşünmeli. Ancak ilk önce bu öğretmen kalitesini nasıl arttıracağız
  • MehmethanMehmethan2 ay önce
    Eğitim keşke devlet tekelinden çıkarıldığı,devlet deneylerin ,hariçten desteklerin ve argeye yönelterek kâfi gelir
  • KaktusKaktus2 ay önce
    SubhanAllah! Yine tarihin derinliklerinden suzulup; kalplere akan bir yazi. Ya' Ustad; Allah u Teala ilminizi daim ve yuksek eylesin; yazilarinizla su naciz gonulleri feth edip; guzel hayirli gunleri mujdeliyorsunuz ya; Yuce Rabbimiz de sizi cennetin mucevharati ile mujdelesin inshAllah; Amin Ya'Rabb!
  • mehmetmehmet2 ay önce
    Çok güzel bi yazı fakat unutmayalim Erdoganda bir insan hangi birine yetişsin ülkenin sorunu bitmiyoki Allah c.baskanımıza sabır versin bu memleketin insaniyla uģraşmak kolay degil
  • Emine Emine 2 ay önce
    Gercekten eğitim ve gençlikkonusundahiçbirgelişmeyok.Gönüllükişilerinyaptıklarıkırık dökük. .sistemli ve çoğunluğuharekete geçirecek bir çalışmaşart. Beklerken nesilleri kaybediyoruz

Yavuz Bahadıroğlu


Son Yazılar