Kadınlar ve erkekler üzerine

14 Kasım 2017 Salı

Aile kurumunun sağlıklı işlemesinde “denge” sözcüğü en sihirli sözcüktür sanırım.

Kadın ve erkek arasında kurulacak denge, aileyi dengeli tutacaktır.

Daha önce de yazdığım gibi, Allah isteseydi sadece erkekleri yaratabilirdi…

Ya da sadece kadınları…

Hz. İsa gibi, hepimiz tek kişiden dünyaya gelebilirdik…

Ama öyle yapmadı: Bir erkek ve bir kadın yarattı önce…

Erkeğe “Âdem” dedi, kadına “Havva”…

Her erkekte biraz Âdem, her kadında biraz Havva var!

“Doğru aile” olup “doğru insan” (çocuk) yetiştirmenin yolu, bu ikilinin imtizacından (uyum içinde yaşamalarından) geçer…

Birinden birinin görevi aksatması demek, ailenin yalpaya düşmesi ve tabii çocuğun eksik yetişmesi demektir.

Anne görevini aksatırsa, çocuk duygusallığı, şefkati, derin sevmeyi, benimsemeyi, sahiplenmeyi; baba aksatırsa görevini, çocuk mantıklı olmayı, kararlı olmayı, sabırlı olmayı, gerektiği zaman kendini ortaya atmayı, hedefine ulaşma konusunda risk almayı öğrenemez.

Bildiğim, tanıdığı çoğu kadınlar Allah’ın kendilerine yüklediği sorumluluğu “saçlarını süpürge” etme pahasına taşımaya çalışıyor, ellerinden geleni yapıyorlar.

Ama erkeklerimiz için aynı hükmü vermek oldukça zordur. Erkekler “Eve ekmek getiriyorum” tafrası içinde aile içi görevlerini bir hayli aksatıyorlar. Bir bakıma “eve ekmek getirme”yi “bahane” olarak kullanıyorlar.

Bu bahanenin geçerli olmadığını peşinen söylemek isterim.

Zaten biz erkekler hep çok meşgulüz… Her zaman işimiz başımızdan aşkındır… Hiçbir zaman vaktimiz yoktur… 

Daima büyük işlerle, büyük meselelerle, büyük problemlerle uğraştığımızı düşünüyor, kadınlarımızın boğuştuğu problemleri küçümsüyoruz...

“Büyük mesele” saydığımız meseleler gerçekten “büyük”tür, ancak bizim müdahalelerimizle düzelmeyeceği için “boş gevezelik” şeklinde kalmaktadır…

Bu da kadınlarımızı delirtmeye yetiyor…

Öyle ya, erkeğinin, hiç olmazsa evde, kendisiyle ve çocuklarıyla meşgul olmasını bekleyen kadın, onun kimi zaman hükümet kurup yıkma, kimi zaman Amerikan ekonomisi üstüne ahkâm kesme, kimi zaman Rusya Federasyonu’nun ateş gücünü tartışma ve futbol maçı izlerken çığlık çığlığa vermekle meşgul olmasını nasıl hazmetsin? 

Amerika’nın Irak’tan ne zaman çıkacağı, Filistin’in ne zaman doğru düzgün bir devlet olacağı, terörün ne zaman biteceği konularında “derin analiz”ler yapmasını izleme işkencesi de işin cabası!

“Erkek” olarak kendimize “dünyayı kurtarmak” gibi büyük bir misyon biçtik! Bu durumda kendimizi, kendi hane halkımızı, özetle kendi ailemizi kurtarmak, gözümüze küçük görünüyor. 

Hâlbuki en önemli misyonumuz budur, bu olmalıdır. Amerikan ekonomisi, Rus politikaları, ya da Türk siyasası üstüne yaptığımız gevezelikleri ne ahirete götürebiliriz, ne de aile saadetimize katkıda bulunacak hale getirebiliriz. Yine her şey bildiğine gider.

Bunu bile bile acaba neden üstümüze elzem olan işlerle uğraşmıyoruz da, üstümüze elzem olmayan işlere vakit harcıyoruz? Üstelik de bunu “erkekliğin şiarı” sayıyoruz.

Keşke futbol maçlarına ayırdığımız zaman kadarını eşimize, çocuklarımıza da ayırabilsek…

Onlara biraz daha dikkatle, biraz daha şefkatle, hamiyet ve rikkatle (incelik, yufka yüreklilik, yumuşaklık) yaklaşabilsek…

Evdeki vaktimiz bile ailemize ait değil; maalesef çoğunu televizyon kanalları kemiriyor.

O kanalda spor programı, bu kanalda yarışma, şu kanalda tartışma, haber programı, dizi derken; tek kelime konuşmadan yattığımız geceler oluyor.

Bir gün daha yaşanmadan bitiyor!

Ama konumuz bitmedi: Yarın “Erkeklere bazı tavsiyeler”de tekrar buluşalım inşallah. 

 

  • Hak yolHak yol3 gün önce
    Madem erkeklerin bu suçlarını kabul ediyorsunuz o halde neden tartışma, kavga veboşanmalarda kadını,pozitif ayrimcilik kanunlarını bu kadar suçluyorsunuz.Dünyayı kurtarmakta vazifedir ancak aile ihmal edilmemeli ve zaten dünyanın çekirdeğide aile,aileden çıkan insan değilmi
  • Hüseyin gulluHüseyin gullu3 gün önce
    Yapma hocam Kadınlara hiç birşey yok Lütfen destere gibi keser gibi değil
  • BAHADIR ALİ YAĞMURBAHADIR ALİ YAĞMUR3 gün önce
    Bir erkek olarak hocamıza katılıyorum. Tespitleri yerli yerinde olmuş.
  • İhsan Hocaİhsan Hoca3 gün önce
    “…Biz Cumhurbaşkanı ile görüştük, anlattık, inandırdık, vazgeçirdik, Yardımcı Doçentlik kalkmayacak…” dediği iddia edilen Sayın Prof. Dr. Ergün YILDIRIM size birkaç sözüm var: Eğer bir Sayın Cumhurbaşkanı sizin sözlerinizden dolayı bize zulmetmeye ikna olmuşsa, seni, beni yaratana ahd ve and olsun ki, hayatım boyunca bin oyum bile olsa, sizin sözünüzle bir yardımcı doçent olarak bana zulmetmeye ikna olmuş olan bir Sayın Cumhurbaşkanına bir tane oy bile vermem. Sayın Prof. Dr. Ergün Yıldırım, sizden de bir istirhamım var: Gelin beni ikna edin bakalım, 2019 seçimlerinde Sayın Cumhurbaşkanı için benden bir tek oy bile alabilecek misiniz? Allah şahidim olsun ki, beni ikna edip, benden bir tek oy bile alamayacaksınız. Ben, bütün bilgilerimi; adımı-soyadımı, TC numaramı, adresimi CİMER’e yazıp, bu sözlerimin aynısını oraya da yazdım. Evet, Sayın Prof. Dr. Ergün YILDIRIM, lütfen gelin beni ikna edin de görelim. Saygılarımla.
  • MumineMumine3 gün önce
    Ağzına sağlık. Çok güzel ifade etmişsinizErkeklerimızın ne kadarı aynı fikirde emin değilim .. Ama kadın soyle giyinmeli, bole konuşmalı , gulmemeli.....gibi şeyler yazsanizz , sizi yere göğe sigdiramazlardi :)
  • MİLLETMİLLET3 gün önce
    Hocam hayat bitti bitiyor ne maç nede siyaset ne tv dizileri bitiyor dediğiniz gibi mahane çok aile hayati çok ihmal ediliyor yavuz hocam ondan sonrada şikayetler başliyor ne olur doktor bana bir çare