Yeni Akit - M&S Asistans

Afrin’e aslanlar gibi girer çıkarız!

19 Ocak 2018 Cuma

Böyle zamanlarda herkes “uzman” kesilir: Bilen de konuşur, bilmeyen de; kafalar iyice karışır! Öyle bir süreci yaşıyoruz…

Bir kesim muhalif, “Türkiye Afrin’e giremez” derken, başka bir kısım muhalif, “Girse de çıkamaz” diyor…

“Amerika-Avrupa müdahale eder” diyenler de var: Ağzı olan konuşuyor. Televizyonlara gevezelik lâzım!

Tarihi biraz bilen biri olarak ben de birazcık “gevezelik” hakkımı kullanayım isterseniz…

Türkiye istediği an Afrin’e girer.İstediği zaman da çıkar: Amerika’nın, Avrupa’nın kılı bile kıpırdamaz. Sadece homurdanırlar.

İki sebepten dolayı:

Bu topraklar onlara çok uzak;

Türkiye ile savaşmaktan korkarlar.

Uzaktan uzağa lâf üretirler ve iş orada kalır. Ayrıca çok istemelerine rağmen Türkiye’yi istikrarsızlaştıramazlar da…

Neden derseniz, Türkiye’yi karıştırıp istikrarsızlaştırmanın envaı çeşit yolunu denediler, işi darbe tezgâhlamaya kadar dahi götürdüler, ama başaramadılar.

Çünkü Türkiye’yi Recep Tayyip Erdoğan yönetiyor…

Bir kere, cesur: Tehditler, aba altından sopa göstermeler vız geliyor!.. (onun cesaretinin binde biri keşke öteki yöneticilerimizde de olsaydı)…

İkincisi, kararlı: “Kırmızıçizgi”yi çekiyor ve arkasında duruyor…

Üçüncüsü, fevkalâde gözü kara: Ölümden dahi korkmuyor! (15 Temmuz’daki duruşuyla tüm dünyaya bunu ispatladı).

Vatanını çok seviyor: Uğruna kendisini, ailesini ve her şeyini feda edecek kadar…

Amerika ve Avrupa’yı son derece iyi tanıyor. “Müttefikler”inin el altından tuzak kurduklarını tarihi tecrübeleriyle biliyor…

Nihayet, 15 Temmuz gecesi salâ ile bombardıman uçağı indirip tankları yürekleriyle durduran milletine ve darbecileri ayıklamak suretiyle tazelenerek yeniden iç dinamiklerini kuran ordusuna güveniyor.

Bence de bugün güvenilecek bir ordu yapımız var…

Bu ordu Dandanakan’dan, Malazgirt’ten geliyor…

Niğbolu’dan, Kosova’dan, Varna’dan geliyor…

Preveze’den, Sina’dan, Çanakkale’den, Sakarya’dan, hatta Kore’den geliyor.

Öte yandan; Batılı “dost”larımız da bu ordunun suratlarına aşkettiği “Osmanlı tokadı”nın sızısını hâlâ hatırlıyorlar…

Zira her gelişlerinde o tokadı yediler!

Bize “Hasta Adam” dedikleri en bitik dönemimizde bile bu ordunun Çanakkale sırtlarında nasıl savaştığını, ikiyüz elli bin şehit vererek “Çanakkale geçilmez” mührünü tarihin alnına nasıl çaktığını çok iyi biliyorlar…

O zaman, “Ölmeyi ‘nimet’ sayan bir orduyu yenmek mümkün değil” demişlerdi…

“Biz Çanakkale’de Allah’la savaştık ve yenildik” şeklinde bir mazerete sığınmışlardı…

“Türkler askerlerine ‘Mehmetçik’, ordularına ‘Peygamber Ordusu’ diyorlar; askerler Peygamberlerini düşmandan korur gibi savaşıyorlar” diyerek, “Bu ordu yenilmez” demeye getirmişlerdi.

Ordumuz hâlâ “Peygamber Ocağı!..”

Askerimiz hâlâ “Mehmetçik!..”

Anneler-babalar hâlâ, bayrağa sarılı tabuttan gencecik oğullarını alıp peygamberimizin kucağına verir gibi kara toprağa verdikten sonra, kameralara dönüp, “Vatan sağolsun!” diyorlar.

Afrin’e istediğimiz zaman gireriz…

Çıkmamız gerektiği zaman da çıkarız. Bu kadar! 

 

YORUM YAZ