THY - Orta Avrupa Eylül

Cerablus’ta İslam’ın Hâkim Olması ve Kudüs

27 Aralık 2017 Çarşamba

Gaziantep sınırında Cerablus diye bir şehir vardır. Fırat Kalkanı Harekâtı ile bu topraklar Suriye Rejimi, DAEŞ, PKK ve PYD'den temizlendi. Şimdi sükûnet ve barış hâkim. Yani İslam hâkim. Zira İslam’ın kelime manası barış, huzur, sükûnet ve esenliktir.

Savaştan dolayı kaçan halk yavaş yavaş geri dönüyor. Ameliyatların yapıldığı hastaneler inşa edilmiş ve özgür Suriye Ordusundan seçilmiş mücahitlerden meydana gelmiş bir polis teşkilatı kurulmuş durumda.

İslam hükümleri yerel kanunlar ve Türkiye Cumhuriyeti hukuk kuralları ile idare ediliyor.  Osmanlı sistemi 100 yıl aradan sonra yeniden kurulmuş diyebiliriz.

ABD, Suriye’ye 4 bin tır silah taşımış; bölgeyi yeniden kan gölüne döndürme telaşı içinde bulunmaktadır. Buna mukabil Türkiye, geri kalan bölgeler hariç, sadece Cerablus'a, 12 bin tır insani yardım taşıyarak aradaki farkı çok güzel ortaya koymaktadır. Suriye'de Türkiye ve ABD kıyaslaması yaparken akılda bulundurulması gereken en önemli konuların başında bu husus vardır.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT); ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in Başkenti olarak tanımasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gayretleri ile İstanbul’da toplandı ve tarihe bir not düşüldü.

Kudüs “İslam’ınkırmızıçizgisidir” ve “Doğu Kudüs Filistin’in Başkentidir”.Öncesindeki fotoğrafa bakıldığında; Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve skandal Kudüs kararını veren ABD Başkanı Donald Trump, Uluslararası Radikal Düşünceyle Mücadele Merkezi açılışında dünya küresine birlikte ellerini koymuştu. Bu fotoğraf dünya kamuoyunda ses getirmiş yeni planların yapıldığını göstermişti. İslam düşmanlığı için Siyonist ritüelleri ile ortaya çıkarak dünya ülkelerine gözdağı vermekten çekinmiyorlardı. Aslında kendileri büyük bir utanç içinde bulunması gerekiyordu.

Karşılığı çabuk geldi. İİT Olağanüstü Zirvesi'ne 48 ülkeden katılım olurken, Afganistan, Azerbaycan, Brunei, Endonezya, Filistin, Gine, İran, Katar, Kuveyt, Komorlar, Lübnan, Sudan, Ürdün ve Yemen Cumhurbaşkanı, Devlet Başkanı ya da Kral, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı, Cibuti, Kazakistan Meclis Başkanı, Pakistan ve Malezya Başbakan, Özbekistan Senato Başkanı, Umman Sultan'ın özel temsilcisi düzeyinde katılım sağlıyordu. Bazı İslam ülkeleri çekinmiş olsa da çoğunluk en yüksek katılımla gövde gösterisi yapmıştı.

Tarihi zirvenin dikkat çeken isimlerinden bir tanesi de Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro idi. “Soydaşlarım Filistinliler için içim yanıyor” diyerek insanlığın ölmediği yerler olduğunu gösteriyordu.

Sonuç bildirisi de yayınlanmış ve Doğu Kudüs Filistin’in Başkentidir kararı ile duyurulmuştu. Arkasından BM Güvenlik Konseyinde ABD’nin vetosu ile birlikte BM genel Kurulu devreye sokulacak bu sayede “dünya beşten büyüktür” mesajı verilecekti.

Kriz fotoğrafında yer alan Faşist Sisi, İstanbul’da düzenlenen Kudüs Zirvesinin bir sonuç doğurmayacağını dergilerinde kapak yaparak Filistin’in egemenlik hakkını da yok saymaya devam ediyordu. ABD ve İsrail’in desteği ile darbe yaparak yönetimi ele geçiren Sisi; elbette İslami bir duruş sergileyemezdi. Beklenen sonunun çok çabuk geleceğini müjdeliyordu aslında.

ABD’nin baskısı ile Katar’a ekonomik yaptırımlar konusunda epeyce ortalığı karıştıran Suud Ailesi ise 300 milyar dolarlık ABD malı silah almaya zorlandı. ABD hedeflediği parayı alınca Katar baskısı yavaşça kaldırıldı. Bu arada bu baskının etkisi ile Katar’da 10 Milyar dolarlık silah almak zorunda kaldı. ABD, eşkıya sistemi ile ticaret yaparak “Yeni Dünya Düzeni” hakkında içyüzünü gösteriyordu.

Osmanlı’nın Filistin’i kaybedişinin 100. Yıl dönümünde Kudüs İsrail’e hediye edilmeye çalışılmasına karşılık Yeni Osmanlılar; karşılarına geçerek İslam İşbirliği Teşkilatı ile bunu önlemeye çalışıyordu. İşte son dönemin kısa bir özeti budur.

İşte tarihçi Joseph Von Hammergözüyle İslam’ın özellikleri yeniden ortaya çıkmıştır. Sadelik içinde görkemi, sükûnet içinde ihtişamı, tahakküm kabul etmeyen bir yüreklilik, alabildiğine geniş bir İslam aşkı, sonsuz bir teşebbüs kabiliyeti, bölgelere uymaktan çok bölgeleri kendine uydurma zevki ve alışkanlığı İslam toplumunun asırlar dolduran tarihinde açıkça görülmektedir. İşte İslam; 100 yıllık uykusundan sonra Kudüs ve Cerablus’ta yeniden uyanıyor ve bütün dünyaya bu mesajı veriyor. Gerçekten de bu bölgeCerablus’un komşu şehri El Bab ile İslam’ın kapısı olmaktadır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “van minut “ dediğinde dünya şaşkın bakışlarla O’nu izliyor, “Dünya 5’ten büyüktür” dediğinde aynı bakışlarla izleniyor. İslam düşmanlarını ise bir korku sarmakta elleri ayağına dolanmaktadır.ABD çok kızar ve ekonomik ambargo koyar, hatta biz İsrail ile baş edemeyiz diyecek kadar korkan zavallılar, buna uygun şekilde kurgulanmışlardı. Fakat şimdi ezberleri bozulmuş şaşkın bir vaziyete düşmüşlerdir, vesselam…

YORUM YAZ