Dinden yüz çevirenler!

15 Aralık 2017 Cuma

İbnu Mes’ud şöyle demiştir: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) va’z etmek üzere aramızda doğruldu ve dedi ki:

“Ey insanlar! Sizler (kıyamet günü) Allah’ın yanında yalınayak, çıplak ve kabuklu olarak toplanacaksınız. [Sonra şu ayeti okudu:] 

“İlk yaratışa nasıl başladı isek,  üzerimizde hak bir vaad olarak yine onu iade edeceğiz...” (Enbiya 104). 

Haberiniz olsun! Kıyamet günü mahlukattan ilk giydirilecek İbrahim aleyhisselam’dır. 

Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazı kimseler getirilir ve sol tarafa alınırlar. Bunun üzerine ben:

“Ey Rabbim! Bunlar ashabımdır!” derim. Bana:

“Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptılar” denilir. Ben salih kul (İsa)’nın dediği gibi diyeceğim:

“Ben içlerinde bulunduğum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. 

Fakat vakta ki sen beni (içlerinden) aldın, üstlerinde nigehban yalnız sen oldun. (Zaten) sen (her zaman) her şeye hakkıyla şahidsin. 

Eğer kendilerine azab edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır. 

Eğer onları affedersen mutlak galib ve yegâne hüküm ve hikmet sahibi olan da hakikaten sensin sen”(Maide 117-118).]

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) devamla dedi ki:

“Bunun üzerine bana: “Onlar, sen aralarından ayrıldığın günden beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!” denilecek.

“Ben: “Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!” derim.” [Buhârî, Rikak 45, Enbiya 8, 44, Tefsir, Maide 14, 15, Tefsir, Enbiya 2; Müslim, Cennet 57, (2860); Tirmizî, Kıyamet 4, (3329); Nesâî, Cenaiz 118, (4, 114).][114]

Bunlar Kimlerdir?

1- Bunlar münafık ve mürtedlerdir. Abdest uzuvlarında ve alınlarında beyazlıkla diriltilirler. Aleyhissalâtu vesselâm bunlara bu alâmetleri sebebiyle nida eder. Ancak:

“Bunlar vaadine mazhar olanlardan değiller!” denilir. Bunlar senden sonra dini değiştirdiler. Yani izhar ettikleri İslam üzere ölmediler.”

2- “Bunlar, tevhid üzerine ölen büyük günah sahipleri ve kişiyi dinden çıkarmayan bid’atlara düşen ehl-i bid’attır” denmiştir. 

Bunların alınlarında ve abdest uzuvlarında nur olması da mümkündür. Bunlar, Resulullah zamanında  veya ondan sonra da yaşamış olabilirler. Bunları hususi alâmetleriyle tanımış olacaktır. 

İbnu Abdilberr der ki: 

“Dinde bid’at çıkaranların hepsi havuz’dan kovulacaktır; Haricîler, Rafizîler ve diğer ehl-i heva.” Devamla “Zalimlerin, haksızlıküa ileri gidenlerin, hakkı gizleyenlerin ve kebair işleyerek asi olanların” da bu hükme girdiklerini, bu sayılanların hepsinin, sadedinde olduğumuz hadiste haber verilen azaba maruz kalacaklarından korkulduğunu belirtir. (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme Ve Şerhi, c.14, s.359-361)

Şu ilâhî mesaj hepimiz için çok önemli bir îkazdır:

“Şüphesiz ki, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra, arkalarına dönenleri, şeytan sürüklemiş ve kendilerine ümit vermiştir.

Bunun sebebi; onların, Allah’ın indirdiğinden hoşlanmayanlara: Bazı hususlarda size itaat edeceğiz, demeleridir. Oysa Allah, onların gizlediklerini biliyor. 

Ya melekler onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nasıl olacak!

Bunun sebebi, onların Allah’ı gazaplandıran şeylerin ardınca gitmeleri ve O’nu razı edecek şeylerden hoşlanmamalarıdır. 

Bu yüzden Allah onların işlerini boşa çıkarmıştır.”(Muhammed, 25-28)

Elmalılı tefsirindeki şu satırlar, İslam’a göre düzenlenmiş bir toplumda yaşamaktan mahrum olan müslümanların karşı karşıya kaldıkları riski ortaya koyması açısından hayatî bir önem taşımaktadır:

“İnanç bakımından.. Allah’ı birleyen bir mümin bu iman ve inancını amel açısından da böyle tatbik edebilirse, inanç ve amel bakımından tam mümin, kâmil bir Müslüman olur…

Bu inancını amellerinde tatbik etmezse, o zaman da inanç bakımından mümin olmakla beraber, amel bakımından bir müşrik durumunda bulunur ve fasık olur. Ve bundan dolayıdır ki, zorunlu da olsa müşriklerin uyruğu altında kalıp hükümlerine ve amellerine uyup ve iştirak etmek mecburiyetinde bulunanlar inanç veya amelle ilgili şirke sürüklenmekten uzak kalamazlar. 

Kalp ve inanç itibariyle karşı olmakla beraber, amel bakımından muvafakatı AMELÎ ŞİRK’i, kalben rıza göstermek ise İTİKÂDÎ ŞİRK’i gerektireceğinden yukarıda ‘Eğer onlara itaat ederseniz muhakkak müşrik olursunuz’ (En’âm, 6/121) buyurulmuştu.” 

(Elmalılı M.Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Azim Dağıtım, c.3, s.522, En’âm,136)

Dinlerine ters düşen bir hayatı benimseyenleri bekleyen sonuç ise şudur:

“Allah’ın huzuruna çıkarılacakları uyarısını asılsız sayanlar ve doğru yolda yaşamamış olanlar hüsrana uğramış olacaklar. “ -10 Yunus, 45-

İşte bu manzaranın ışığı altında ortaya çıkıyor ki, bütün güçlerini ve enerjilerini bu kısacık yolculuğa harcayanlar, Allah’ın huzuruna çıkarılmayı yalanlayanlar, ahirete önem vermeyip bu kısacık yolculuğa, dahası bir çırpıda başlayıp-biten hayata gömülenler, Allah’ın huzuruna çıkarılmaya ve O’nu razı etmeye hazırlanmayanlar, sürekli olan ahiret yurdunda uzun süre yaşamaları için bir çalışma yapmayanlar, kesin biçimde hüsrana uğrayacaklardır:

Allah ile karşılaşacaklarını yalanlayanlar, gerçekten hüsrana uğramışlardır, onlar doğru yolu bulamamışlardır.” (Seyyid Kutup, Fi Zılalail Kur’an)

 

YORUM YAZ

  • Âciz KulÂciz Kul4 ay önce
    Dinimize uymayanlar elbette nâdim olurlar...