Terör nasıl sonlandırılacak? Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na arz olunur;

12 Eylül 2016 Pazartesi

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geçici olarak getirilmişti. Deniz Baykal gidecek, sonra Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkanlığı Kemal Derviş’e devredecekti... 

Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekledi, Sermaye’nin dediği olmadı... 

15 Temmuz darbe girişiminden sonra Kılıçdaroğlu CHP’nin saygın başkanı oldu. Saldırının nereden geldiğini iyi kavramamız gerekir. 

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ikinci bir hamle daha yaptı; ‘Terörü bütün siyasiler olarak birleşerek sonuçlandırmalıyız’ dedi. [“Yenikapı Mitingi’ne sadece TBMM’de grubu olan partiler değil, bütün partiler davet edilmeliydi. Saadet Partisi de, Büyük Birlik Partisi de davet edilmeliydi. Ortak paydamız Türkiye ve darbeye karşıtlığıdır. Onların çağrılmaması ile bazı partiler birlikte bazıları ayrı gibi bir durum ortaya çıkıyor.” Kemal Kılıçdaroğlu] 

Sermaye’nin istediği şuydu: Kemal Kılıçdaroğlu kendisine yapılan suikast teşebbüsünden korksun ve yine saldırıya geçsin istedi. Korkmadı, cepheyi daha da sıkılaştırdı. Bütün Türk halkı onun bu davranışını takdir ve tebrik etmelidir.  Kendisine geçmiş olsun demeliyiz... Bu arada şehitlerimize dua ediyoruz…

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na; 

BU VESİLE İLE TERÖRÜN NASIL SONLANDIRILACAĞI HUSUSUNDA GÖRÜŞLERİMİZİ İKİ MAKALEMDE ARZ EDİYORUM.

İnsanlar başlangıçta sorunlarını din ile çözdüler, inanç ile çözdüler. Bundan beş bin sene öncesinde din yerini siyasete bıraktı; artık sorunları inanç değil siyaset çözüyordu. Beş yüz sene öncesinde de sorunları çözme işi ekonomiye bırakıldı. Artık ne inanç ne de siyaset çözüyordu; sorunları altın çözmeye başladı, dolar çözmeye başladı. Bugün artık sorunları ne din, ne siyaset, ne de ekonomi çözüyor, çözebiliyor; terör ve diğer sorunlar sürüp gidiyor...

Peki, bundan sonra sorunları kim çözecek?

BUNDAN SONRA SORUNLARI “İLİM” ÇÖZECEKTİR. Uygarlaşma gereği bu böyledir. 

İLİM, SORUNLARI NASIL ÇÖZER?

1- İlmin birinci kuralı olarak; araştırmaya başladığınızda peşin hükümlü olmayacaksınız. Bildiklerinize ve kanaatlerinize delil aramayacak, ilmî araştırmalarınız sonucunda bulduğunuz delillere dayanarak sorunları çözmeye çalışacaksınız. Taraf olmayacaksınız, eski bildiklerinizi unutacaksınız.

2- İlmin ikinci kuralı her söze kulak vermedir. Herkesi dinleyeceksiniz. Görüşleri öğreneceksiniz. Söyleyene değil, söylenene bakacaksınız. Hoşunuza gitsin gitmesin, söyledikleri doğru olsun olmasın, söyleyen kim olursa olsun, ayırım yapmadan her söze kulak vereceksiniz ve en sonunda sözlerin en iyisine tabi olacaksınız.

3- İlmin üçüncü kuralı vardır; söylenenleri aklınızla değerlendireceksiniz. Allah sizi akıl sahibi insan olarak yaratmış, doğruyu yanlıştan ayırma melekesini vermiş; bu melekeyi kullanarak doğruları yanlışlardan ayıracaksınız. Böylece çözümü bulmuş olursunuz.

Buraya kadar söylediklerimde Batılılarla aynı görüşteyiz, Grekler’den beri gelen aynı anlayıştır. Bundan sonrasında Batılılardan şu hususta ayrılıyoruz. Eski Yunanlılar çözümü kesin kabul ediyorlardı. Değişik akıllar değişik çözümler getirince çözüm ilmî değildi, uygulamaya gerek yoktu. Bugünkü Batılılar ise ekseriyetin kabul ettiğini doğru saydılar. Bu ise gerçeğe uymayan bir kabuldür; çünkü yanlışlar binlercedir, doğru olan ise tektir.

KUR’AN bunu şöyle çözmüştür. Herkesin kendi içtihadı kendisini bağlar ve henüz ittifak/icma olmadığı için ilmen doğrudur diyemeyiz. Ama amelen herkes için kendi içtihadı kendisi için doğrudur. Hatalı olma ihtimali de olsa herkes kendi içtihadı ile amel etmelidir. Başkasının içtihadı ile amel edemez. Ekseriyet kararını Kur’an şiddetle reddeder.

4- İlmin dördüncü kuralı ise uygulamadır. Herkes içtihadı ile amel edecektir. Eğer sonuç elde edilmişse içtihat doğrudur. Eğer sonuç beklendiği gibi olmamışsa, o zaman içtihatta hata vardır. Yeniden her söze kulak vererek, yoksa eski sözler üzerinde düşünerek içtihat yapacak ve uygulayacak. Demek ki din, siyaset ve ekonomiden sonra, ilim sorunları çözme görevini devralmıştır ve sorunları işte böyle çözmektedir.

Biz 1967 yılında kurduğumuz Akevler (Kredi ve Yardımlaşma) Kooperatifi’nde, müsbet ilmin meşalesinde Kur’an’a kulak verdik ve sorunları çözmeye çalıştık. Bizim dediklerimizi yapacaksınız demiyoruz, bizim ne söylediğimize de kulak vereceksiniz. Akevler size görüşlerini arz eder. Müzakereye davet eder. Size öğretmek için değil, kendisinin görüşlerini arz ederken, sizin görüşlerinizi de öğrenmek için davet eder.

Saygılarımızla arz olunur.

 

  • HaticeHatice1 yıl önce
    Kk hic bir zaman bu vatanin birligini algilayamadi konusmalari 15 temmuzda yasadigimiz isgal duygusunu o vatan sevgisini hala o yillar once rus yazarlarin kitaplarini okumus akli sira felsefi konusmalar yapiyor hak dan hukukdan bahsediyor kendi teskilatlarinda hak hukuk yok biz bu vatanin ikinci kurtulusunu hatta kemalizm olmadan allahu ekberle yasadik sabahlara kadar dualar ettik kk ise sabahi bekledi neticeden sonra konustu o yuzden bazi yazilariniz bana hayal gibi geliyor
  • yıldızteşkilatıyıldızteşkilatı1 yıl önce
    sayınSüleymankaragüllesizinsöylediğinizbufikirlerisskgibibirkurumudahiyönetemeyiptrilyonlarcazararettiren birkişininuygulamasıçokzorprojeliderlerdevamlıçarkederlerbunlarkonjektüreldirlerkasetkomplosuylaliderolunmazolsada bukadarolur
  • Hakan TasoHakan Taso1 yıl önce
    ek olarak belirteyim ki: teror bu ulkede biterse ancak ve ancak BASKOMUTAN tarafindan biter. kilisdaroglu vasifsiz haliyle bir sey beceremez gibi geliyor bana. muhalefetin vasifsizligi ortada, ben iyi goruyorsunuzdur Suleyman bey.
  • kuran okuyunkuran okuyun1 yıl önce
    siz bunlari yaziyorsunuz fakat Suleyman bey. isin ACI tarafi ne biliyor musunuz? bunlar size bana ve azinlik bir kesime ulasiyor. bu kesim ise zaten ALLAH yolunun en yuce oldugunun bilincinde. simdi kilisdaroglu bu yaziyi okuyacak ve diyecek ki ISLAMIYETTEN KURANDAN BAHSETMIS FAKAT NEDEN KURAN'DAN BAHSETMEMIS! cunku bunlarin dar dunyasi bu kadar. anlamiyorlar ki biz begeniriz begenmeyiz o ayri nutuk da okuruz begenmemek ne haddimize kuran da...