Altın para

12 Aralık 2016 Pazartesi

1960’a kadar olayları yetkililere fatura eder, onları suçlar, onlar giderse işlerin düzeleceğini sanmıştık. Herkese karşı idik. Devlete karşı idik. Mustafa Kemal’e karşı idik. CHP’ye karşı idik. Solculara karşı idik. Batıcılara karşı idik. Rusya’yı, Ermenileri, Rumları, Şiileri, Alevileri sevmezdik, Hıristiyanlara düşmandık... 

1960’da gördük ki insanlar kötü değil, düzen kötüdür. Düzenin bozuk ve kötü olmasından kötülükler olmaktadır. Bundan dolayı İzmir’de Akevler Kooperatifi’ni kurduk, kooperatif içinde iyi olmaya çalıştık. Başlangıçta bütün Müslümanlar bizi desteklediler. Beraber yola çıktık. Biraz sonra Sermaye’nin fitnesiyle hemen herkes bizden ayrıldı. Eski uykularına daldılar. Sadece Millî Görüşçüler ve Nur Risaleciler bizden ayrılıp biri siyasette, diğeri de ilimde ilerlemek istedi. Her ikisi de cari sistemde sorunlarının çözüleceğini sandı. 

Millî Görüş’ten, dolayısıyla bizden ayrılan Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Adil Düzen uygulamasından parçalar önermektedir. “Altın Para”ya geçilmesi gerektiğini, Doların boykot edilmesini söylemektedir. Bu arada; Merkez Bankası da TL karşılığı altın satın almayı kararlaştırmış bulunmaktadır. Şimdi ekonomi ilmiyle böyle bir operasyonun sonuçlarını irdeleyelim. Yine de anlamamız için düşünmeniz gerekir...

1- Banka altın satın alınca önce Türk Lirası piyasada çoğalır. Eğer işsizlik varsa azalır, yararlı olur. İşsizlik yoksa o zaman da enflasyon artar, bu da fiyat ve ücret anarşisini doğurur; zararlıdır.

2- Türkiye’de piyasadan altın çekilmiş olacağı için kıymetlenmeye başlar, dolayısıyla yurt dışından yurt içine altın girmeye başlar, bu da ihracatımızı artırır, dolayısıyla ithalatımız da artar, mübadeleden doğan ranttan yararlanırız; yararlıdır. Barış zamanı için çok yararlı olan bu durum, savaş durumlarında ekonomimiz dışa bağımlı olacağı için savaşma gücümüzün kaybolmasına sebep olur.

3- Altın dolarla değil de TL ile alınmaktadır. Dolayısıyla Dolara bu operasyondan zarar değil yarar gelir, daha da kıymetlenir. Enflasyondan dolayı halk Türk Lirası’ndan kaçar, altına da yönelmeyebilir, Dolara yönelebilir, bu da Doların değerini daha da artırabilir. Dolayısıyla halkın Dolara yönelmeyip altına yönelmesini sağlamak için tedbirler alınmalıdır.

4- Altının ne zaman ne kadar alınacağı ve piyasaya ne etki yapacağı bilinmediği için zaten belirsiz olan piyasamız daha da belirsiz hâle gelir ve sıkıntılara sebep olur. Bundan dolayıdır ki altın alışları kurala bağlanmalıdır. Her ay diyelim on ton alacağım, piyasadaki fiyatı buna göre düzmece ihalelerle değil de hazineye her getirenden gram olarak alacağım diyecektir. Fiyatı yavaş yavaş yükseltip o ay o kadar altın satın alacak miktar kadar çıkarılmalıdır. Böylece altın artışı Dolar artışından yüksek tutulursa Doları bırakıp altına kayar.

Bu operasyonla Doların, Türk Lirası cinsinden değeri yavaş yavaş düşmeye başlar ve öyle bir duruma gelir ki Doların altın karşısındaki değeri Türkiye’de sabit kalır. Bunu elde edebilmek için Altın Bono çıkarılmalı, Dolar yerine altın değil Altın Bono geçerli olmaya başlamalıdır. Devlet “Altın Bono”yu TL ile kârsız alıp satmalıdır. Böylece Altın Bono Türkiye’de altın yerine geçeceği için Dolar artık Türk piyasasına hâkim olamaz.

Alınacak başka bir tedbir de şudur. Devlet altını satın almalı ama bunu hazinede stok etmemelidir. Kuyumcuların kuracakları kooperatiflere kredi olarak vermelidir. Dolayısıyla piyasadan altın azalmadan Altın Bonosu piyasaya sürülmüş olur. “Altın Bono”yu halkımıza kabul ettirdiğimiz zaman Dolar etkisini tamamen yitirmiş olur.

“Altın Bono”nun avantajları şunlardır: 1) Alış-satış arasındaki fark ortadan kalkmış olur. Çünkü Merkez Bankası fiyatını değiştirecek ama hangi değerle almışsa o değerle o gün satacaktır. 2) “Altın Bono”yu taşımak ve muhafaza etmek daha kolaydır. Hatta hesabi olarak da her zaman havale edilebilir. 3) Altın Para küçük birimlerle bozulamaz, oysa “Altın Bono” para gibi her değeri ile bozulabilir. 4) Devlet teminat olarak “Altın Bono”yu kabul edebileceği gibi Altın Parayı faizsiz kredileşmede firmalara verebilir. Altın karşılığı olmasa bile altın değeri ile enflasyonsuz borçlu-alacaklı olma ve sipariş verme gibi kullanılır.

Sonuç: Altın Paraya geçmek için bilgi sahibi olmak, cesur olmak, ahlaklı olmak ve iyi niyet sahibi olmak gerekir. Akevler’siz böyle bir kadroyu AK Parti bulamaz. AK Parti de Akevler’i dışlarsa, AK Parti de bu işi başaramaz.