ABD başkanlık seçimi

21 Kasım 2016 Pazartesi

Amerika keşfedilince, dünyanın merkezi, Ortadoğu’dan Avrupa’ya kaydı. ABD’de bol bakir topraklar ele geçirildi. Bir de ABD’de para olarak kullanılmayan bol miktarda altın stokları vardı. Haçlı Seferleri ile Batı İslâm uygarlığını almaya başlamıştı. İki uygarlığın sentezinde Yahudi tüccarları büyük rol oynadılar, sonra sermayeleri ile dünyaya hâkim oldular. Önce İspanya’yı, sonra Fransa’yı, sonra İngiltere’yi merkez yaptılar. İngiltere’yi Güneş batmayan ülke hâline getirdiler. İkinci Cihan Savaşı’ndan sonra merkezi ABD’ye taşıdılar. Yahudiler ikiye ayrıldılar; ABD Yahudileri Rockefeller etrafında kümelendiler, Avrasya Yahudileri Rothschildler etrafında kümelendiler. Avrupa Yahudileri ekonomi ile ve Filistin’de kurulacak devletle dünyayı yönetmek istiyorlardı. Amerika Yahudileri ise İsrail’i büyütmek istemiyor, dünyayı dolarla elde ettikleri güç ile yönetmek istiyorlardı. Amerika Yahudileri Cumhuriyetçileri, Avrupa Yahudileri Demokratları destekliyordu. Rockefeller dolara, Rothschildler de üretime dayanmıştı ve barış içinde ABD hâkimiyetleri sürüp gidiyordu. 

Erbakan’ın uyarıları önce İranlıları, sonra Sovyetleri, sonra Avrupa’yı, sonunda ABD halkını uyandırdı ve Sermaye’nin sömürüsüne dur dendi. Devletler artık Sermaye’yi dinlemiyor. İhtilalle getirdikleri askerler bağımsız hareket ediyor, seçilen iktidarlar da karşı çıkıyorlardı. Sermaye’nin örgütleri olan Masonlar da zengin olmuş, bağımsız hareket etmeye başlamışlardı. Rockefeller ile Rothschildler arasında bundan sonra gerilme meydana geldi. Rockefeller, çıkaracağı savaş ve fitnelerle dünyayı yönetmek istiyor, Rothschildler ise ekonomik krizlere taraftar olmuyordu. Halk Clinton ve Obama’yı seçerek 16 sene Demokratların yanında yer aldı. Bu arada devlet başkanları bağımsız hareket etmeye başladılar. Amerikan seçimlerine Sermaye hâkim olamaz oldu. Cumhuriyetçiler de Obama ile anlaştılar. 

ABD’de gösterilen iki aday da artık Sermaye’nin seçtiği kimse değildi. Bayan Clinton’ın Sermaye’ye geçmişinden dolayı büyük kini vardı. Trump da Yahudi değil Avrupalı soydan geliyordu, Alman asıllı idi. Ne var ki ABD halkına kendi adaylarını kabul ettiremedikleri için Sermaye iki adayın da yanında yer aldı. Rothschildler daha çok Clinton’ı destekledi. Sermaye Türkiye’deki 15 Temmuz mağlubiyetinden sonra ABD’de de mağlup oldu. 

Trump’ın seçim konuşmalarındaki sözlerini Sermaye’nin nasıl çarpıttığını bilmiyoruz. Ama seçimden sonraki konuşması ile belki tarihin en etkin konuşmasını yaptı. Önce, “Ben bütün Amerikalıların başkanıyım” dedi. Rakibi Bayan Clinton’dan saygıyla bahsetti ve teşekkür etti. Böylece Demokratlar ile Cumhuriyetçilerin Sermaye’ye karşı birleştiklerini ilan ediyordu. ABD halkı artık partilerini buna zorluyordu. ABD Sermaye’yi yendi demektir. Mahir Kaynak, öyle zannediyorum ki, devlet Sermaye’yi yenecek demişti. Biz ise, Kur’an’a ve tarihe dayanarak Sermaye’nin yenileceğini her vesile ile açıkladık. Bir olma zamanıdır. Trump, “Demokratların yardımına ihtiyacım var” demiştir. Evet, büyük savaş veriyordu. ABD’yi Sermaye’nin esaretinden kurtaracak, ABD de yeni rejime başlayacaktı. Bunun için tüm Amerika halkından destek istemiştir. Benim için Amerika önceliklidir diyor. Dünyaya hükmeden Sermaye’nin jandarmalığından vazgeçme anlamına gelen bu ifade ile gerçeği görmüştür. ABD bundan sonra üçüncü binyılda varlığını sürdürecekse, dünyaya saldırarak değil, sömürerek değil, dünyayla anlaşarak ve hizmet ederek varlığını sürdürecektir. 

ABD Başkanı daha da ileri gidiyor. Tüm dünya devletleri ile barış içinde işbirliğini arayacağım diyor. Yani dünyayı ikiye bölüp terörleri destekleyip fitne ve fesat içinde değil de, barış içinde yaklaşacağım diyor.  Bayan Clinton’ın da bundan farklı düşünmediği açıktır ama bu kadar açık ve net konuşabileceğini sanmıyorum. Cumhuriyetçiler kazandılar ama demokratikleşerek kazandılar.

Şimdi durum nedir? Sermaye boş durmayacaktır. Trump’ın ülke içi ve ülke dışı barış çağrıları yanında üçüncü binyıl sorunlarını çözme çağrısına karşı, gerek ABD’de gerekse dünyada sesler yükselecektir. Sermaye’nin hedef şaşırtma taktiği devam edecektir. ABD, Rusya, Çin ve Türkiye-İran ikilisinin yani İslâm âleminin Trump’ın bu çağrısını doğru anlayıp Sermaye’nin fitnesine karşılık birlikte durması bu durumu değiştirecektir. 

Trump’ın dindar bir aileden gelmemesi en önemli eksikliktir. Ama bunu değiştirebilir. İbrahim Milleti’nin oluşmasında büyük katkılar yapabilir. Amerikan halkına olan sempatim artmıştır. F. Gülen’i verip vermemesi önemli değildir. Bu yüzden ilişkilerimizi zedelememeliyiz. Zaten verse de Türkiye Gülen’e zulmetmez. (Not: Bu haftaki “ABD Seçimi ve Yeni Bir Dünya İçin Yapılması Gerekenler” makalemi de tavsiye ederim...) 

 

  • TANERTANER1 yıl önce
    Sayın yazar yazısında Trump içın İbrahimin Milletinin oluşmasında büyük katkılar yapabilir. diyor. Neden bu tabiri kullanmıştır.Neyi kastedmiştir. Anlayamadım. Yorumcular ve sayın yazar bu tabirini açıklarsa okur için daha anlaşılır olur. Müslüman alemi kendilerini tarif ederken İbrahimin Milleti olarak tarif etmezler.Genelde literatürde İslam alemi, müslüman alemi yani milleti özelde isemüslümanlar Muhammedin Ümmeti derler. Ayrıca yazar yazısında Avrupa ve ABD açısından yahudilerin ilişkileri katkıları ticari bağları yönünden analiz yapmıştır. Ancak OSMANLI İMPARATORLUĞU YÖNÜNDEN katkıların
  • serkan aydınserkan aydın1 yıl önce
    sulayman bey ne demek abd nın fotoyu verıp vermemesı onemlı degıldır..bal gbı onemlıdır feto denen haın cezasını cekmelı..ayrıca turkıye fetoya zulmetmez demıssınız buda cok saçma olmuş saçmalamışsınız.buna sız degıl sımdıye kadar feto tarafından mağdur olmuş mılyonlar hatta sehıt olan aıleler karar verır.feto cezasını cekmelıdır bu serıatta ıdamsa ıdam olmalıdır.sız suc karsısında verilecek olan sucun bedelı olan cezayı zulum olarak nıtelendırıyosanız eger komık duruma dusersınız ve dındar bır kısı oldugunuza suphe ıle bakarım..fetoya hala ısmı ıle hıtab etmenız son derece dusundurucu bu arda