THY - Konya

Erdoğan’a tuzak mı?

27 Ocak 2018 Cumartesi

Türkiye’nin Afrin harekatı ses getirmeye başladı. Bu hareket öylesine etkili olmuş ki ABD’li dostlarımız bile dillerinin altındaki baklayı çıkarmak zorunda kaldılar. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Heather Nauert, Türkiye’nin Afrin operasyonuyla ilgili açıklama yaparken, “Türkiye’nin PKK konusundaki meşru güvenlik kaygılarını anlıyoruz ve bunu saygıyla karşılıyoruz. Türkleri ve herkesi diğer gruplara değil DEAŞ ile savaşmaya odaklanmaya teşvik ediyoruz. Türkiye gözünü DEAŞ’tan ayırdı, PKK’nın peşine düştü” diye konuştu. 

 ABD Dışişleri Bakanı Sözcüsü ilk defa PYD yerine PKK ifadesi kullandı. Açık bir şekilde bunu düzeltme gereği de görmedi. Net bir şekilde PKK ifadesini de kullandı. Zaten Türkiye olarak uzun süredir hem Avrupa Birliği’ne hem Amerika’ya PKK eşittir PYD diyorduk. Kendileri bu gerçeği bir türlü kabul etmiyorlardı. Ve aslında ABD’nin Suriye’de PYD SDG adı altında PKK’yı silahlandırdığını söylüyorduk. Dışişleri Sözcüsü de dün bunu itiraf etmiş oldu. Ülkemize ve Sayın Erdoğan’a o kadar kızıyorlar ki bu gerçeği örtme gereği bile duymuyorlar.

ABD’li sözcü Erdoğan ve Trump görüşmesine ilişkin yaptıkları yazılı açıklamanın arkasında olduklarını söyledi. Burada en can alıcı cümle Cumhurbaşkanımızın ya da Ak Partililerin konuşmalarının ABD’yi rahatsız etmiş olması. Sözcü ifadesinde Trump’ın sert ve açık bir biçimde bu konudan rahatsızlık duyduğunu Erdoğan’a ilettiğini söylüyor. Belli ki ABD tarafında bir kızgınlık var. Bu konuda dikkatli olmak gerekir.

ABD’nin Ortadoğu’da etnik ve mezhep temelinde bir bölüme hedeflediği malum. Bu konuda uzun zamandır bir proje uyguluyor. Önce Irak sonra Suriye’yi istikrarsızlaştırdılar. Şimdi ise hedef Türkiye. Amaçları İsrail’in güvenliğini sağlamak ve enerji koridorunu kontrol altında tutmak. O nedenle bu bölgede bir iç savaş çıkarma peşindeler. Bu coğrafyada Körfez harbinden beri bir çatışma var. Neredeyse her gün bir bomba patlıyor. Bölgedeki ülkelerde kan ve gözyaşı hakim. ABD ve Batılılar bu bölgede petrolü kullanmak için her yolu deniyorlar. Bu hain planları Türkiye bozuyor. En azından çaba sarf ediyor.

 Bölgede tek istikrarlı ülke Türkiye kaldı. Ak Parti hükümetleri ve Recep Tayyip Erdoğan ülkemize istikrar ve huzur getirdi. Ülke olarak ekonomik olarak büyüdük. Milli sanayi ve üretime geçtik. Kendi silahımızı kendimiz yapıyoruz. Bugün hain terör örgütüne karşı Afrin’de kendi silahlarımızı kullanıyoruz. ABD ve Batılı dostlarımız bu durumdan rahatsızlık duyuyorlar. Bu çerçevede Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı hedef tahtasına oturttular. Erdoğan giderse huzur ve istikra bozulur diyorlar. Cumhurbaşkanımızı ABD ile çatıştırmak, Trump’la karşı karşıya getirmek istiyorlar.

 Hedef ABD’nin tepesi atsın hükümeti devirsin. Elbette ABD’nin bu gücü yok. Ancak biz de temkinli olmak durumundayız. Erdoğan’ın bir sözü var . Dik duracağız ancak dikleşmeyeceğiz diye. Muhalefet partileri, bazı sivil toplum örgütleri, Cumhurbaşkanı adayı olmak isteyenler, ABD ve Batılıları Erdoğan aleyhine kışkırtıyorlar. Hedef Erdoğan ve ABD’yi karşı karşıya getirmek. Bu konularda hassas olmak gerekir. ABD’ye teslim olmak asla mümkün değil. Eski Türkiye son buldu. Artık kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye var. Ancak yine de uyanık olmak gerekir. Cumhurbaşkanımız bu gerçeği görmüş olmalı. Dün yapılan AK Parti İl Başkanları toplantısında daha düşük bir ton tercih etti. Gerçekleri daha yumuşak bir üslupla söyledi. Bence doğrusunu yaptı.

 

YORUM YAZ