Dünya medyası Ankara’da buluştu

23 Eylül 2017 Cumartesi

Anadolu Yayıncılar Derneğimiz tarafından organize edilen, ilki Konya-Karaman’da gerçekleştirilen Uluslararası Medya Kurultayı, 20 – 21 Eylül tarihleri arasında bu sene Ankara’da yapıldı. 

Yer olarak ise Türk tarihi ve Türkiye demokrasisi adına önemli bir yere sahip olan, bir dönem acıların yaşandığı Ulucanlar Cezaevi Müzesi’ni seçtik. Kurultayda yer alan medya çalıştayı burada bulunan mahkûmlar yemekhanesi toplantı salonunda yapıldı. Kurultaya yerli ve yabancı 200 civarında gazeteci katıldı. 

Açılış konuşmasını dernek başkanı olarak ben yaptım. Yerel medyanın sorunlarını ifade ettim. Ancak bana göre daha önemli olan bir konuya da değindim. Yerel medya milli ve yerlidir diyerek şunları söyledim: 

“Yerel medyadan darbeci olmaz. Yerel medyadan ara rejimci olmaz. Yerel medyadan mandacı olmaz. Yerel medya sakız orucu bozar mı diye magazin yapmaz” dedim.

Ayrıca yerel medyanın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a 17-25 Aralık FETÖ darbesi ve 15 Temmuz askeri kalkışmaya karşı destek olduğunu belirttim. Etkinliğimize katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ  medyamızın dünü ve bugününe ilişkin oldukça nitelikli bir konuşma yaptı. 

Ve şunları söyledi: “Artık Türkiye’de demokrasimizi baltalama dönemi tarihe kavuşmuştur, Türkiye’de darbeler, darbeciler dönemi kapanmıştır. Bundan sonra Türkiye’de demokrasiyi askıya almak, hukuk devletini yok etmek, darbe yapmak isteyenler, TRT’yi veya Ankara’daki birkaç yeri ele geçirmekle bu işi başaramayacaklarını öğrendiler. 

80 milyon Türk milletinin her bir ferdini tek tek ele geçirmeden Türkiye’de hiçbir darbe bundan sonra başarılı olamaz” dedi. Konuşmasının sonunda Anadolu medyasının sorunlarına değinerek bu sorunların giderilmesi noktasında çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Programa ulusal ve yerel gazetecilerin yanı sıra yabancı gazetecilerde katıldı. Açılış konuşmalarından sonra 5 başlıkta ayrı ayrı oturum düzenlendi. 

15 Temmuz Darbesi ve Türkiye Medyası Oturum Başkanlığını Hürriyet gazetesinden Hande Fırat yaptı. Konuşmacılar: Melik Yiğitel (Kanal 24) Şebnem Bursalı (ATV) Mustafa Kartoğlu (Star Gazetesi). Ortadoğu’nun Geleceği ve Türkiye Oturum Başkanlığını Türkiye gazetesinden Rahim Er yaptı. Konuşmacılar: Dr. Muzaffer Arslan (Ortadoğu uzmanı) Mahmut Gök (Al Raid TV Libya) Yusuf Ziya Cömert (Karar gazetesi). 

Batı Medyası - Basın Özgürlüğü ve Türkiye Oturum Başkanlığını Kanal 7’den Mehmet Acet yaptı. Konuşmacılar: Dr. Shahid Qureshi (THE London Post gazetesi İngiltere) Fatih Atik (A Haber) Seyhan Yakupi (Devlet Radyosu Makedonya). 

Avrasya’nın Geleceği ve Türkiye Oturum Başkanlığını Akşam Gazetesinden Emin Pazarcı yaptı. Konuşmacılar: Agil Alasger (Gazeteci Azerbaycan) Bülent Aydemir (Haber Türk) Anastasya Lebedova ( Sputnik News Agency Rusya). 

Yerel Medya ve Demokrasi Oturum Başkanlığını Konya Kon TV’den Nurettin Bay yaptı. Konuşmacılar: Hasan Yavuz Bakır (Karadeniz Çay Tv) İbrahim Toru (Şanlıurfa  Kanal Urfa) Zeki Akbıyık (Elazığ Kanal Fırat) Doğan Deniz  (Ordu Altaş TV). Medya Çalıştayı sonrası Katılımcılar Hacı Bayram-ı  Veli Türbesi ziyaretinde bulundu.

Kurultayın ikinci günü program TBMM gezisi ile başladı. Katılımcı yabancı basın mensuplarına 15 Temmuz tarihinde yapılan hain darbe girişimi sırasında bombalanan yerler gösterildi. Yabancı basın mensupları TBMM’de Genel kurul salonunda fotoğraf çekildi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini’de ziyaret eden katılımcı basın mensupları 15 Temmuz Darbesinde bombalanan yerleri gezdi. 

 

  • İhsan Hocaİhsan Hoca1 ay önce
    Yardımcı Doçentliğin Kaldırılması Konusu ile ilgili son sözlerimiz şunlardır:1.) Mağdur Yardımcı Doçentlerin, hak iadesi beklentisine dönük hayalleri tükenmek üzeredir.2.) Dağ fare doğuracak gibi görünüyor.3.) Alanını bilmeyen, yerli-milli olmayan, tek marifeti yabancı dilden 65 puan almış olmak olan, elifi görüp mertek sanan, bir biçimde Doçent ve Profesör olmuş olanların; “…az olsun, öz olsun, bizim olsun…” biçimindeki dayatmaları sonuç verecek gibi görünüyor.4.) Yabancı Dilin şahı değil şahbazı sayılan bazı kıskanç ve yeteneksiz Doçent ve Profesörler bilmelidirler ki; Türkiye’de yabancı dilden 65 puan almış olan bir tosunun bile Doçent ve Profesör olmak için önünde hiçbir engel yoktur.5.) Bizim İngilizceden 65 puanımız yok ama nice 65 puanı olan, cim karnında bir nokta olan cahil Doçent ve Profesörü cebimizden çıkarırız.6.) İngilizceden 65 puanımız olmadığı için Doçent ve Profesör olmadan emekli olma mağduriyetimizi engellemediği için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’A çok kırgınız; bu mağduriyetimizi çözse çözse Sayın Cumhurbaşkanımız çözer diyorduk; ama o da olmadı ve kendisine çok gönül kırgınlığımız vardır. Saygılarımla…