Fethullah Gülen Hocamız neden taşlanıyor?


Yaratıcımız, yaşatıcımız ve yöneticimiz Allah (c.c) biz kullarına sayısız nimetler ihsan ediyor. Bu nimetlerinin başında Allah’a (c.c) kul, Eşsiz Önderimiz ve Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (a.s) Efendimize ümmet olma makamıdır. Eşsiz önderimizin izinden giden, gerçek varisleri olan âlimlerimiz de bizlere verilen nimetlerin büyüklerindendir. Peygamberlerden sonra insanları nefis ve şeytanın tuzaklarından kurtarmak için çilenin, sıkıntının en büyüğünü onlar yaşadılar. İhanete uğradılar. İftiraya uğradılar. Yurtlarından çıkarıldılar. Zindanlarda Medrese-I Yusufiye’nin talebesi oldular. Darağaçlarında şehadet şerbetini içtiler. Ama susmadılar. Susturulamadılar.
Asr-ı Saadet’teki yıldızlarla başlayan bu onurlu duruş ve davet hareketi kıyamete kadar gecenin yıldızlarının omuzlarında devam edecek. Şehitlerin kanlarından üstün olan kalemleriyle ve sohbetleriyle hep insanlığa nur ve ışık olacaklar. İşte günümüz insanlığının, Şeytan ve yandaşlarının tuzaklarından kurtuluşuna sohbetleriyle rehber olan muhterem âlimlerimizden biri de şüphesiz Fethullah Gülen hocaefendidir. 1968 yılında İzmir’in Kestane Pazarında başlayan sohbet halkalarıyla ilim halkasını oluşturmayı başarmış örnek bir şahsiyet. Oluşturduğu bu gönül, sevgi ve merhamet fedaileriyle Asr-ı Saadet’in davet ve tebliğ ruhunu dünya çapında yeniden canlandırmayı başaran, birçok ilim ehline; “bakın, çalışınca oluyor” gerçeğini eserleriyle ispat etmiş örnek bir şahsiyet.
Böyle muhlis, mümtaz ve muterem ilim ehli bir insan bazı çevrelerce neden taşlanıyor? Bu çevrelerden ateistlerin, Ergenekon çetelerinin ve uşaklarının, Apo ve PKK çevrelerinin taşlamasını anladık. Çünkü meyveli ağaçları haramzadeler hep taşlarlar. Ama helal lokmayla büyüyen kardeşlerimizin hocamızı taşlamalarındaki sebebi anlamakta güçlük çekmekteyiz. Ömürlerini İslam Davasına adamış Fethullah Gülen gibi şahsiyetlerin Doğu Perinçek, Apo ve benzerleri gibi yeterince düşmanı varken Müslümana nasıl sıra gelebilir ki?
“Karanlık!” isimli gazeteye ve “Uluyan TV”ye dayanılarak söylenen iddiaları, atılan iftiraları ve kendisine haya, edep ve ahlaka sığmayan hakaretleri yazarak bu nezih sütunları kirletmek istemiyorum.
Allah’ımıza, Peygamberimize ve Yüce İslam Dinimize ve müntesipleri bizlere yıllarca hakaret eden, alay eden ve zulmeden bu gazetelerin, radyo, televizyon fitnevizyon kanallarının ve çetelerinin Fethullah Hocaefendiyi ve bizleri methetmelerini mi bekliyorduk? O zaman imanımızdan ve duruşumuzdan şüphe etmemiz gerekmez mi?
Ne olur birbirimizle uğraşmasak! Ne olurdu kardeşlerimizin hizmetteki başarılarını kıskanmasak? Ne olurdu kendimizin uzanamadığı hizmet ve hedeflere murdar demesek!
Yalan ve iftiralarla uğraşanların hayallerinin bile yetişemediği hizmet kervanı arabasının tekerleklerine çomak sokmasak! Ne olur kulluğumuzun gereği işlediğimiz ve işledikleri, günah ve hata dikenlerine bakarak Güllerin solmasına sebep olmasak!
Rahmani çizgideki cemaat ve sivil toplum örgütlerinin çok oluşu bir fitne değil rahmet sebebidir. Bu tarikat, cemaat ve toplum örgütlerinin hepsi İslam okyanusuna su taşıyan nehirler gibi olmalıdır. Hiç birisi ana nehire giden İslam Hayat Suyunu kesen veya kirleten olmamalıdır.
Aziz Mahmud Hüdai Vakfı gibi bu ilim ve hizmet kervanına dâhil olan nice tebrik edilecek örnek vakıflarımız, Muhterem kanaat Önderleri ve Gönül Doktorlarımız var. Halkımızın inanç değerlerine bağlı, alnı secdede Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımız var. Artık tam yüz yıldır dışlanan, horlanan ve ezilen müminler Musa’sız ve Asa’sız değil elhamdülillah.
Şeytan ve yandaşlarını öfkesinden çatlatacak bu nimetlere bizi kavuşturan Allah’ımıza şükür ve hamd makamında olmalıyız. Hırs, haset, yalan ve iftira çukurunda değil… “Yarattığı şeylerin kötülüğünden, bastıran kapkara karanlığın şerrinden düğümlere üfleyen falcı ve büyücülerin kötülüğünden (karanlık işlere düşkün tüm insanların) şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.! (Felak S.1-5)”
“Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden evvel iman etmiş kardeşlerimizi bağışla. Ey Rabbimiz! Mümin kardeşlerimize karşı kalbimizde zerre nokta kadar kin, hased ve düşmanlık bırakma. (Haşır S.10)” dualarıyla, Rabbimden birlik ve beraberliğimizi daim eylemesini, ahirete kadar sürecek bir kardeşlik iklimini bizlere lutfetmesini temenni ediyorum.
Selam sevgi ve dualarımla…





YORUMLAR
600

Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

turbobitturbobit premiumletitbitletitbit premium