Taraflı demokrasi ve Müslümanlar

16 Mart 2017 Perşembe

Batı, Türkiye’ye karşı daha önceden vekilleri aracılığıyla yürüttüğü vekalet savaşını artık direkt vermek zorunda kalmaktadır. Vekillerin tümü açığa çıktı çünkü. Gezi ayaklanması, 17-25 Aralık yargı darbe girişimi, PKK hendek savaşları ve 15 Temmuz askeri darbe kalkışması hep püskürtüldü. PKK, DHKP-C, FETÖ, attığı başlıklarla hükümetler yıkıp hükümetler kuran medya ve diğerleri. Deşifre olmayan kaldı mı? 

Geçen hafta Almanya’nın kontrolündeki Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun uçağının iniş iznini iptal etmesi, Rotterdam’da Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya yönelik uluslararası bütün diplomatik teamülleri hiçe sayan çirkin uygulamalar ve sonrasında yaşanan gelişmeler hep açıktan mücadele etmek zorunda kalmalarının tezahürleriydi...

Türkiye, Batı’nın dünyaya pazarladığı demokrasinin bir gereği olarak önemli bir meselesini millete sormak üzere Halk Oylaması’na götürüyor. Gayet anlaşılır ve takdire şayan bir olay. Ancak tarafsız olması gereken Avrupa Birliği ülkeleri bağımsız ve egemen Türkiye’nin iç işlerine karışıyor; halka nasıl ve neye oy vermesi gerektiğini görsel ve yazılı medya, siyasiler, kanaat önderleri aracılığıyla ve fakat emrivaki yöntemlerle dayatmaktalar. 

Halk Oylaması’nda “Hayır” çıkması için “Hayır” kampanyası düzenleyen muhalefet partilerini ve terör örgütlerini destekliyor, alenen onlara ülkelerinde propaganda yapma izinleri veriyor. Buna mukabil “Evet” kampanyası yapan iktidar partisinin Avrupa ülkelerine girişini yasaklıyor. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ana akım medyada şeytanî yollarla mütemadiyen karalanıyor. Bununla neyi hedefliyorlar acaba?

Hedeflenen, evvelemirde kararsız seçmeni etkilemek. Sonra karar almada ekonomik göstergeleri baz alan toplum kesimlerini korkutmak. Şöyle ki, onlara eğer Halk Oylaması’ndan “Evet” çıkarsa Türkiye bütün Avrupa’yı karşısında bulacak ve bu da Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyecektir. Dolayısıyla ekonomik çıkarlarına zarar gelmesini istemiyorsan “Hayır”a oy kullanacaksın mesajını vermekteler. 

Demokrasi şampiyonluğu yapan Batı’nın Müslüman ülkelere üst perdeden uygarlık dersi verdiği, ötekisini barbar olarak tanımladığı ve kendisine barbarları uygarlaştırma görevi biçtiği bir sır değildir. Ama kendi eliyle hurmadan yaptığı putunu acıkınca yiyen Arap cahiliyesi putperestleri gibi kendi eliyle yaptığı ve pazarladığı demokrasi putunu da çıkarlarına ters düştüğünde rahatça yemektedir. Demokrasinin olmazsa olmazı olan halkın iradesinin siyasete herhangi bir etki olmaksızın yansıması prensibini Müslümanlar için istemiyor. 

Batı’nın Müslümanlar ve diğer üçüncü dünya halkları için istediği demokrasi taraflıdır. Seçimler ve gerektiğinde halk oylamaları yapılsın demesine diyor. Ancak, halk özgür iradesiyle; İslâmî eğilimli partileri iktidara getirmesin. Ülkenin siyasi ve ekonomik tam bağımsızlığını hedefleyen partileri dışlasın. Batı’nın çıkarlarını öncelemeyen partilere oy vermesin. Batı’yla eşit zeminde ve koşullarda işbirliği talep eden liderleri seçmesin de diyor..

Batı’nın Müslüman halklar için istediği demokrasi; onların çizdiği sınırlar içinde kalan, değerler merkezli siyaset üretmeyen, toplumu batılılaştırma politikalarını önceleyerek yöneten, yerelle ilişki kurmadan küresel olmayı, toplumu tüketim çılgını yapmayı önceleyerek hareket eden partilerin birbiriyle yarışacağı hakikati  olmayan bir oyundur. 

Demokrasi onların istedikleri sonucu vermeyince 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi darbe dahi yaptırırlar. Sisi örneğinde olduğu gibi darbecileri Batı başkentlerinde kırmızı halılarla karşılayabilirler. Nihayetinde onlar için demokrasi, üstün Batılı beyaz ırka has bir sistemin adıdır. 

Batı’nın yaptıkları Türkiye’ye karşı bir saldırı gibi gözükse de aslında tüm Müslümanlara yönelik saldırıdır. ABD’de 6 Müslüman ülke vatandaşına giriş yasağı getirilmesi bunu anlatır. Bunun arkası da gelecektir. İslamofobi hızla kök salmaktadır. Irkçı ve İslâm karşıtı partilerin oy oranları hızla yükselmektedir. Müslüman ülkelerin de bunu anlayıp ona göre tavır geliştirmeleri şarttır. 

Mesele Türkiye değildir, mesele Türkiye’nin temsil ettiği anlamdır...

 

  • Hasan YILMAZHasan YILMAZ8 ay önce
    Biraz da dost deyip en büyük anlaşmaları yaptığınız Rusyaya bakın.Pkk yı terörist ilan etmemiş, Pyd ye de ofis açtirmış, Mümbiç te askerlrinin yakalarına Pyd arması taktırmış Rus dostlarınızı da görün.
  • imranimran8 ay önce
    Güzel...
  • Hulâsatül KelâmHulâsatül Kelâm8 ay önce
    Lâ demukresiyyete fil islâm.Et demukresiyyetü merdûdün.
  • sadâkatsadâkat8 ay önce
    3. Dünya Savaşı tarihe geçiyor kardeşler.Savaş her zaman olduğu gibi Hak batıl savaşidir.Dusmanlarimiz birlik olmuş biz neden ayriyiz.onlarındahi anladığını biz neden anlamıyoruz .gelin saflari sıklaştıralımkı hainleregün doğmasın .bu vebal hepimizin.vesselâm