Neden “Evet”

09 Nisan 2017 Pazar

16 Nisan günü yapılacak olan halk oylamasına günler kaldı. Bölge ateş çemberinden geçerken biz halk oylamasına gidiyoruz. Devletler ürkütücü bir şekilde silahlanıyor. Her ân büyük bir hesaplaşma yaşanacak gibi ortam gergin. Suriye zemininde ve bütün bölgeyi kuşatacak çok uluslu bir savaş ihtimali maalesef az değildir.

Müslüman coğrafyanın haritaları yeniden çiziliyor. Sırasıyla ülkeler bölünüyor. Sudan kanlı bir ayaklanmaya sürüklendi ve ümmetin çoğunluğu bunun farkında olmadan ikiye bölündü. Irak fiilen etnik ve mezhep ayrışmasına itildi, Suriye ve Yemen paramparça. İran’ın emperyal yayılmacılığı devam ediyor. Türkiye’yi ele geçirme çabaları üst üste geldi. En sonuncusu da 15 Temmuz darbe girişimiydi. İçeriğini anlatmaya gerek yok, herkesin malumu çünkü.

Avrupa Birliği dağılmanın eşiğinde. ABD eski gücünü kaybetmeye başladığından küresel otoritesini yeniden inşa etmek istiyor. Bunun için her türlü çılgınlığı yapabilecek bir lider seçti. Rusya, Çin gibi küresel güçler buna direniyor. Kimi alanlarda bu emperyal güçler birlikte hareket ederken kimi alanlarda da kıyasıya rekabet ediyorlar.

Şimdiye kadar diplomasıyla meselelerini çözemediler. Küresel ve bölgesel ihtilaflar diplomasıyla çözülemezse savaş kaçınılmaz olur ve sonrasında gâlip devletler iradelerini dayatırlar. Böyle bir atmosferde Türkiye’nin güçlü olmaktan başka bir alternatifi yok, zira zayıf bir Türkiye büyük bedeller ödemek zorunda kalır. Türkiye’nin büyük bedeller ödemesi sadece kendi hesabına olmaz, etkisi bölgesel olur, ümmet umutlarını yitirir. Bir yüzyılı daha kaçırmış oluruz.. 

Halk oylamasına sunulan 18 maddenin biri hariç tümü olağan değişim talepleridir. O biri de, Cumhurbaşkanlığı sistemidir. Bu da iki başlılıktan kurtulmak ve güçlü bir Türkiye için artık kaçınılmazdır. Buraya nasıl geldiğimiz de ortadadır. Başörtülü bir Cumhurbaşkanı seçtirmemeye yemin etmiş kesimlerin dayatması olmasaydı bu çift başlılık da olmazdı. 

Bir ülkede halkın seçtiği iki lider olursa o ülke yönetilemez. Bu da Türkiye’nin değişmek zorunda olan bir realitesidir. Güçlü Türkiye için bu gerekli. Bir de halkın iradesini, değerlerini hiçe sayacak başkan adaylarının önünü kapatmak için.

Kuşkusiz insanlar hürdürler ve her ferdi vahit hür iradesiyle, neyi ülke hayrına görüyorsa vicdani sorumluluğunu üstlenerek tercihini yapacaktır. Sandığa hür kanaatiyle gidip “Hayır” oyu kullanmak bir tercihse de Türkiye karşıtı güçlerin bu hür kanaati algı operasyonlarıyla yönetmeye çalışması da not edilmelidir. 

Bir taraftan Avrupa Birliği ülkeleri; başta Almanya, Hollanda, Avusturya olmak üzere sanki halk oylaması onların ülkelerinde yapılıyormuş gibi canhıraş “Hayır” kampanyaları yaparken bir diğer taraftan da PKK, DHKP-C, FETÖ gibi terör örgütleri bunun için çalışmaktadırlar. Batı bir bütün olarak pervasızca terör örgütlerini alenen desteklemekten de kaçınmamaktadır. 

Önümüzdeki halk oylaması partiler arasında bir seçim değildir, bu tercih ülke ve gelecek meselesidir. Halkımızın kolektif şuuru bunu algılamakta ve değerlendirmektedir. 

İnsan ürünü hiçbir sistem hatadan münezzeh değildir. Her sistemin kendine dair müsbet ve menfi tarafları vardır. Cumhurbaşkanlığı sistemi de öyle. Ama halihazırdaki konjonktür diğer yönetim sistemleri arasından Cumhurbaşkanlığı sistemini ülkemiz ve bölgemiz adına daha sağlam bir alternatif olarak önümüze koymaktadır. Hedef güçlü Türkiye’dir.

Not: Daha önceki yazılarımdan biliyorum. Bir kesim, “Ya Hoca, bu işlere neden bulaşıyorsun? Siyaset senin neyine? diye itirazlarda bulunacaktır. Ben aktif siyasetçi değilim elbette. Ama bir mesele ülkemin geleceğini etkileyecekse herkes meseleyle ilgili yazıp çizerken köşe sahibi birisi olarak bana ne diyemem. Bildiklerimi ve kanaatlerimi paylaşmam bir görevdir. 

 

  • Deniz ÖzütDeniz Özüt7 ay önce
    Halk iki lider seçmiyor! Halk meclisi oluşturan milletvekillerini seçiyor, milletvekilleri de cumhurbaşkanını seçiyor. Halk oylaması ile yapılan son cumhurbaşkanlığı seçimi AKP icadıdır ve yanlıştır çünkü iki başlılığı bu yaratmıştır. Halk sadece meclisi seçer ve asıl yürütücü güç meclistir.
  • ömerömer7 ay önce
    Anayasa degisikliginiinsanlara anlatamiyorlar,insanlarin dini ce milli duýgularini kullanarak evet oyu istiyorlar,,, bu argumanlari artik insanlarimiz yemiyor, okuyorve sorguluyor,,
  • Hasan GÖKBULUTHasan GÖKBULUT7 ay önce
    Değerli hocam ve dostum;ülkemiz,milletimiz ve inandığımız değerlerimiz söz konusu olunca siyasi kimliğimiz olmasa da safımızı belirleme adına doğruları savunmaya devam.
  • Mahmut GürelMahmut Gürel7 ay önce
    Hedef güçlü Türkiye'nin bugünki siyaset zemini ve siyasetci profili ile olmayacağını siz de pekala anlayabiliyorsunuzdur. Evet desek de hayır desek de ülkemiz için birşey değişmeyecek.Kampanyanın çirkinliğinden bunu anlarsınız.
  • YukselYuksel7 ay önce
    Allah razı olsun.Bilgilendiricibir yazı olmuş.Bazıları da" beğenmedim " butonuna basmak için gurup kurmus galiba.Guzel yorum yapan herkese sıradan beğenmedim basmışlar.Olsun onlar da öyle eglensinler:)
  • CanCan7 ay önce
    İste bu yüzden Hayır demeliyiz.
  • savassavas7 ay önce
    birinizde cikin adam gibi milletin neden evet demesini anlatin.hepiniz bos insanlarsinizbu yuzden Hayir
  • MuammerMuammer7 ay önce
    Türkiyemizi ve dünya muslumanlarini ilgilendiren bu referanduma hiçbir aklıselim sahibi duyarsız kalamazHocamızda duygularını dile getirmiş Rabbim razı olsun
  • AdemAdem7 ay önce
    Muslumansanız şeriata geçin. Bir avuç kemalist zihniyetinin korkusundan ve onlar ne der diye oyle demoratik yol ve yöntemlerle bir ülke yönetilmez. Dinsiz laik rejimin kaldırılıp hilafete geçilmesi gayretlerine varım, diğeri ise sineklerle uğraşmaktır
  • Ahmet YücelAhmet Yücel7 ay önce
    Dış güçlerin menfaatine geliyorhayır sonucu , onun için. hayır çıksın diye çalışıyorlar. Milletimiz buna ne cevap verecek 17 Nisan sabahı görecekler.
Daha fazla yorum göster (1/10)